CHP’Lİ KARABAT: “DIŞ TİCARET AÇIĞI 91 MİLYAR DOLARI GEÇTİ”

300 milyar dolarlık ithalata karşılık, 209 milyar dolarlık ihracat yapıldığını açıklayan Karabat, dış ticaret açığının 91 milyar dolar ile tarihi zirve yaptığını vurguladı.

Karabat’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar şöyle:

1) İhracat artıyor ama ülke ekonomisine katkısı sınırlı. Çünkü sadece ucuz iş gücüne dayalı bir ihracat modeli. Yüksek katma değerli üretime bir türlü geçemediğimiz için ithalata mecbur kalıyoruz.

Verilerle anlatalım.

2) Yılın ilk 10 ayında 300 milyar dolarlık ithalat, 209 milyar dolarlık da ihracat yaptık. 91 milyar dolarlık devasa bir dış ticaret açığı var.

Tabloda da göreceğiniz üzere ithalatımızın 80’ini hammadde-ara malı oluşturuyor.

3) Sanayimiz göbeğinden ithalata bağımlı. Peki, yurtdışından gelen ara malını iyi işleyip ihraç edebiliyor muyuz, hayır.

Burada da görüldüğü gibi, yüksek teknolojili ihracat oranı sadece 3.

Lütfen verileri iyi inceleyelim, AKP’nin ülkeyi nasıl bir çıkmaza soktuğu ortada.

4) Dış ticaretimiz açısında bir diğer riskli nokta da şu. Yüksek ve orta yüksek teknolojili ithalatımızın payı yüzde 50’yi geçiyor. Üretimde ve tüketimde yüksek teknolojide yurt dışına bağımlıyız.

Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile buna dur diyoruz.

5) Kaliteli bir imalat sanayi için olmazsa olmaz 3 unsur bulunuyor. Bunlar; yatırım finansmanı, kalifiye eleman ve hedef pazar.

Avrupa başta olmak üzere büyük pazarlarda zaten varız.

Yurt dışına gitmek isteyen gençlerimizi kazanmamız lazım.

6) Gençlerimize iş yaratacak finansmanı da getireceğiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun da dediği işte tam olarak bu. Ülkenin iktisadi bağımsızlığı için yeni bir üretim modeli ortaya koyuyoruz. Büyük potansiyelimiz var ancak yukarıdaki tablolarda da görüldüğü üzere dışa bağımlıyız.

7) Güzel bir gelecek için ülkedeki kara parayı def edip, temiz sermayeyi çekeceğiz. Bu sermaye ile yatırımlar artacak, gençlerimiz hayal ettikleri işlerine kavuşacak. Katma değerli üretim yapılacak. Sayın Kılıçdaroğlu yurt dışında bu nedenle temaslarda bulunuyor.

8) Küresel yatırım fonlarını Türkiye’ye çektiğimizde sanılmasın ki neoliberal kuralları kabul edelim ve AKP gibi jeopolitik ödünler verelim. Kamu kaynaklarını, emeğimizi sömürtmeyeceğiz. Kaynaklar yandaşa ve betona değil, yüksek katma değerli üretime aktarılacak.

9) Türkiye, AKP’nin “sıcak para” masalıyla çok çekti. Ülke ekonomisi halk için küçülürken, rant sistemi büyüdü. Kara para Türkiye’ye aktı ve faizciler kazandı. Bizim getireceğimiz kaynaklarda bunlara asla izin vermeyeceğiz.

10) Dünyadaki yenilikçi kaynakları hızla kendisine çeken, refah seviyesinin arttığı, gelirin tabana yayıldığı, sosyal adaletin tüm yönleriyle tesis edildiği bir Türkiye inşa edeceğiz. Kimsenin endişesi olmasın. Güzel günler yakın.

 

 

.