Canda KALEMOĞLU
Köşe Yazarı
Canda KALEMOĞLU
 

ERMENİ MESELESİ: TEHCİR Mİ? SOYKIRIM MI?

        Ermeni meselesi birkaç gündür gündemi meşgul ettiği için köşeme taşıma ihtiyacı duydum. Özellikle ‘ Beyaz adamın zenginliğini siyah adamın ölümüne bağlı’ politikaları olanlar çıkıp soykırım felsefesi yapabiliyorken biz neden iki satır yazmayalım diye düşündüm. Altı boş cümleler kurmak yerine daha resmi kaynaklarla konuşacağım çünkü dayanaksız görüş belirtmenin ciddi tarih yazımında yeri olmadığı düşüncesindeyim. Ermeniler soykırım, Türkler ise tehcir olarak adlandırıyor bu meseleyi. Tehcir: “Savaş şartları altında isyan etmiş bir halkı göç ettirmek” soykırım kavramı ise: “Bir milleti devlet tarafından organize bir şekilde yok etmek” anlamlarına karşılık geliyor. Soykırım kelimesi ise ilk kez Yahudilerin Naziler tarafından yok edilmesinden kaynaklı oluşturulan bir kelimedir daha önce ‘katliam’ kavramı bu durumları karşılamak için yeterli sayılıyordu. Ermeniler MÖ:6.yy da Trakya’dan gelip Urartu ülkesine yerleşen Trak-Frig kabileleri karışımı bir millettir. Uzun yıllar Anadolu da sorunsuz bir şekilde yaşadılar fakat Osmanlının çöküş döneminde Ruslara yardım etmeleri Rusların onları kışkırtmaları onların da Sarıkamış yenilgisini, itilaf donanmasının Çanakkale önlerine kadar geldiğini görmeleri ve Avrupalıların ‘Hasta Adam’ diye niteledikleri Osmanlı’nın zayıf durumundan cesaret alarak ülkede huzursuzluklar çıkarmaya başladılar. Osmanlı da bunun önüne geçmek için kuruluştan itibaren uyguladığı iskan politikasını uyguladı. Bu bir yer değiştirme politikasıdır. Aslında neden sadece olası bir isyanın önüne geçmekti. Bu tehcir sırasında birçok Ermeni öldü. 1915 de Anadolu da bir trajedi yaşandı bu reddedilmiyor fakat çıkar amacıyla onların oluşturduğu tasarıya karşı güçlü sebepler olduğunun altını çizebiliriz. Resmi kaynaklara göre 1.300.000 Ermeni nüfusu mevcuttu ve bazıları tehcir sırasında hayatlarını kaybetmişlerdi fakat Ermeniler ve Ermeni yanlıları ise ölenlerin sayısının 1.500.000 olduğunu savunuyorlar. Toplam Ermeni nüfusunun üstünde bir rakam belirtmeleri de üzerinde tartışılması gereken bir konu olduğunu göstermektedir. Ölenlerin çoğu Anadolu coğrafyasının zorlu şartlarına dayanamadığını, çeşitli hastalık ve salgından dolayı belli bir kitlenin öldüğünü ve Ermeni çetelerinin de tehcir edilenlerin neden yerlerinden ayrıldıklarını gerekçe göstererek birçok halkını öldürdükleri yine kayıtlarda gözükmektedir. Tehcir sırasında bu durumdan muaf olan Ermeniler de vardı. Bunlar; işleri ile meşgul esnaf, yetimhanede ki öksüzler, öğretmenler, hastalar, agmalar ve yaşlılar tehcir dışı tutulmuşlardı. Tarihi bir olayken şuan uluslararası bir mesele haline gelmesinin nedeni ise Avrupalı devletlerin çıkar ilişkisinden başka bir şey değildir çünkü onların en büyük emellerinden birisi Türkleri önce balkanlardan atmaktı sonra bir umut anadoludan da atmak ve bunun için de kukla olmaya müsait Ermenileri kullanıyorlar. Toplum olarak statik tarih anlayışından biraz daha sıyrılıp dinamik tarih anlayışına kavuşursak bu durum da tarihte işleyeceğimiz tarihi bir olay olmaktan öteye gidemeyecektir.
Ekleme Tarihi: 13 Mayıs 2021 - Perşembe

ERMENİ MESELESİ: TEHCİR Mİ? SOYKIRIM MI?

        Ermeni meselesi birkaç gündür gündemi meşgul ettiği için köşeme taşıma ihtiyacı duydum.

Özellikle ‘ Beyaz adamın zenginliğini siyah adamın ölümüne bağlı’ politikaları olanlar çıkıp

soykırım felsefesi yapabiliyorken biz neden iki satır yazmayalım diye düşündüm. Altı boş

cümleler kurmak yerine daha resmi kaynaklarla konuşacağım çünkü dayanaksız görüş

belirtmenin ciddi tarih yazımında yeri olmadığı düşüncesindeyim.

Ermeniler soykırım, Türkler ise tehcir olarak adlandırıyor bu meseleyi. Tehcir: “Savaş

şartları altında isyan etmiş bir halkı göç ettirmek” soykırım kavramı ise: “Bir milleti devlet

tarafından organize bir şekilde yok etmek” anlamlarına karşılık geliyor. Soykırım kelimesi ise

ilk kez Yahudilerin Naziler tarafından yok edilmesinden kaynaklı oluşturulan bir kelimedir

daha önce ‘katliam’ kavramı bu durumları karşılamak için yeterli sayılıyordu.

Ermeniler MÖ:6.yy da Trakya’dan gelip Urartu ülkesine yerleşen Trak-Frig kabileleri

karışımı bir millettir. Uzun yıllar Anadolu da sorunsuz bir şekilde yaşadılar fakat Osmanlının

çöküş döneminde Ruslara yardım etmeleri Rusların onları kışkırtmaları onların da Sarıkamış

yenilgisini, itilaf donanmasının Çanakkale önlerine kadar geldiğini görmeleri ve Avrupalıların

‘Hasta Adam’ diye niteledikleri Osmanlı’nın zayıf durumundan cesaret alarak ülkede

huzursuzluklar çıkarmaya başladılar. Osmanlı da bunun önüne geçmek için kuruluştan

itibaren uyguladığı iskan politikasını uyguladı. Bu bir yer değiştirme politikasıdır. Aslında

neden sadece olası bir isyanın önüne geçmekti. Bu tehcir sırasında birçok Ermeni öldü. 1915

de Anadolu da bir trajedi yaşandı bu reddedilmiyor fakat çıkar amacıyla onların oluşturduğu

tasarıya karşı güçlü sebepler olduğunun altını çizebiliriz.

Resmi kaynaklara göre 1.300.000 Ermeni nüfusu mevcuttu ve bazıları tehcir sırasında

hayatlarını kaybetmişlerdi fakat Ermeniler ve Ermeni yanlıları ise ölenlerin sayısının

1.500.000 olduğunu savunuyorlar. Toplam Ermeni nüfusunun üstünde bir rakam belirtmeleri

de üzerinde tartışılması gereken bir konu olduğunu göstermektedir. Ölenlerin çoğu Anadolu

coğrafyasının zorlu şartlarına dayanamadığını, çeşitli hastalık ve salgından dolayı belli bir

kitlenin öldüğünü ve Ermeni çetelerinin de tehcir edilenlerin neden yerlerinden ayrıldıklarını

gerekçe göstererek birçok halkını öldürdükleri yine kayıtlarda gözükmektedir. Tehcir

sırasında bu durumdan muaf olan Ermeniler de vardı. Bunlar; işleri ile meşgul esnaf,

yetimhanede ki öksüzler, öğretmenler, hastalar, agmalar ve yaşlılar tehcir dışı tutulmuşlardı.

Tarihi bir olayken şuan uluslararası bir mesele haline gelmesinin nedeni ise Avrupalı

devletlerin çıkar ilişkisinden başka bir şey değildir çünkü onların en büyük emellerinden birisi

Türkleri önce balkanlardan atmaktı sonra bir umut anadoludan da atmak ve bunun için de

kukla olmaya müsait Ermenileri kullanıyorlar. Toplum olarak statik tarih anlayışından biraz

daha sıyrılıp dinamik tarih anlayışına kavuşursak bu durum da tarihte işleyeceğimiz tarihi bir

olay olmaktan öteye gidemeyecektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.