Hasan Ali MERCAN
Köşe Yazarı
Hasan Ali MERCAN
 

.BİR SAVAŞTEPE ANISI

Sınıfımız o meşhur 'çınaraltına' enyakın yerdeydi.Tek katlıydı.Sanıyorum bizden önceKöy Enstitülü abilerimizin yaptığı,sadece tek sınıflık bir yapı.Cevresi çam ağaçlarıyla kap lıydı.İlk yılımızı bu sınıfta okuduk. Okuldan dağıtılan,tabanı iki santimetreye yakın kalın kösele "Beykoz"ayakkabılarımız var. Hasan,Musa,İsmail,Recep,Davut sınıfın en küçükleriyiz.Ogün kaç kişiydik bilmiyorum. Ders aralarında çamdan düşen kozalaklarla futbol maçı yapıyoruz Beykoz kundura ile çam kozalağı da çok güzel vuruluyor. Köyde oynadığımız çaput toptan daha iyi. Maç heyecanı olsa gerek,zil sesini duymamışız.Matematik öğretmenimizMehmet Kerrahlı tepemizde. — Gelin bakayım,isimlerinizi söyleyin dedi. Elindeki kağıda adlarımızı yazarken de: " Öğretmenim zili duymamışız",diyecek olduk sa da —Dersten kaçtınız demek,haa ..hadi bakalım, görürsünüz der gibi yaptı gitti. Okuldan mı atacak ki. Müdür yardımcısı ya Eyvah ne yapacağız.Okula geleli daha birkaç ay olmuş.Atılırsak nasıl gideriz köyümüze. Sessizce girdiğimiz sınıfta günüm çok sıkıntılı geçti. Ne yapabilirdik ki.Hem ders kaçağı,hem de kozalakla oynamak her halde büyük suçtu. O gün zar zor geçti Sonraki gün M.Kerrahlı matematik dersimize geldi .Ders sonunda; " Bu defa afedelim,Bir daha zil çalınca dışarda kimseyi görmeyeyim ha tamam mı" dedi. Ohh be kurtulduk,deyip rahatladım. Sonraları yolda, nerde bir çam kozalağı görsem,aklıma geliyor. İçimden geçiyor,tam vuracakken üstünden atlayıp geçiyordum. Şimdi bir çoğunuz gülüp geçiyorsunuz herhalde. Tabi çam kozalağını top yapıp oynamayanlar , tadını ne bilecek.  
Ekleme Tarihi: 02 Aralık 2020 - Çarşamba

.BİR SAVAŞTEPE ANISI

Sınıfımız o meşhur 'çınaraltına' enyakın yerdeydi.Tek katlıydı.Sanıyorum bizden önceKöy Enstitülü abilerimizin yaptığı,sadece tek sınıflık bir yapı.Cevresi çam ağaçlarıyla kap

lıydı.İlk yılımızı bu sınıfta okuduk.

Okuldan dağıtılan,tabanı iki santimetreye

yakın kalın kösele "Beykoz"ayakkabılarımız var.

Hasan,Musa,İsmail,Recep,Davut sınıfın en küçükleriyiz.Ogün kaç kişiydik bilmiyorum.

Ders aralarında çamdan düşen kozalaklarla futbol maçı yapıyoruz

Beykoz kundura ile çam kozalağı da çok güzel vuruluyor.

Köyde oynadığımız çaput toptan daha iyi.

Maç heyecanı olsa gerek,zil sesini duymamışız.Matematik öğretmenimizMehmet

Kerrahlı tepemizde.

— Gelin bakayım,isimlerinizi söyleyin dedi.

Elindeki kağıda adlarımızı yazarken de:

" Öğretmenim zili duymamışız",diyecek olduk

sa da

—Dersten kaçtınız demek,haa ..hadi bakalım,

görürsünüz der gibi yaptı gitti. Okuldan mı atacak ki. Müdür yardımcısı ya

Eyvah ne yapacağız.Okula geleli daha birkaç ay

olmuş.Atılırsak nasıl gideriz köyümüze.

Sessizce girdiğimiz sınıfta günüm çok sıkıntılı geçti.

Ne yapabilirdik ki.Hem ders kaçağı,hem de

kozalakla oynamak her halde büyük suçtu.

O gün zar zor geçti

Sonraki gün M.Kerrahlı matematik dersimize geldi .Ders sonunda;

" Bu defa afedelim,Bir daha zil çalınca dışarda kimseyi görmeyeyim ha tamam mı" dedi.

Ohh be kurtulduk,deyip rahatladım.

Sonraları yolda, nerde bir çam kozalağı görsem,aklıma geliyor. İçimden geçiyor,tam vuracakken üstünden atlayıp geçiyordum.

Şimdi bir çoğunuz gülüp geçiyorsunuz herhalde.

Tabi çam kozalağını top yapıp oynamayanlar , tadını ne bilecek.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.