Mehmet Kızılaslan
Köşe Yazarı
Mehmet Kızılaslan
 

ATATÜRK’ÜMÜZÜ ANARKEN….

Bir Türk Köyü; Kocacık (Kocacenk).. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Türk devrimlerinin yaratı cısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dedesi Hafız Ahmet’in (Kırmızı Hafız) köyündeydik geçtiğimiz 19 Mayıs’ ta. Selanik Atistotales, Makedonya St Kliment Ohridski, Üsküp Kiril Metodi üniversitelerinde görevli araştırmacı- Türk asıllı, akademisyen, Müslüman iki arkadışla birlikte Osmanlı şehri Makedonya’ nın başkenti Üsküp’ ten Atatürk’ümüzün baba, dede ocağı Kocacık’ a (Kocacenk) doğru yola çıktık. Atatürk’ün akrabalarının bulunduğu babası Ali Rıza Efendi’ nin, Ali Rıza Efendinin babasının yani Atatürk’ ün dedesi Kırmızı Hafız lakaplı Hafız Ahmet’in evini ziyaret için yoldayız. Üsküp‘ ten sonra uzun yolculukla Kalkandere’ ye vardık. Balkanların en yüksek yerleri buraları. Onun için zaten Konya yörükleri Osmanlı padişahı Murad Hüdavendigar emriyle göçettirilmiş Konya –Karaman Kızıllar köyünden. Şimdi Taşkale olmuş adı. Hani hatırlarsınız, izlemişsinizdir TV’den: Konya-Karaman Taşkale köyünde kayalara oyulmuş taş evlerinde köylüler peynirlerini uzun süre sakladıkları Türkmen yörük köyü. İşte Atatürk’ün dedesi Kırmızı Hafız Ahmet’in soyu 1365’ ler de Boy’ uyla birlikte buraya gelmiş. Ki buralar artık bu dönem de Balkanlardaki Osmanlı topraklarıdır. Şimdi ise Atatürk’ün baba soyunun atadan akrabalarının bir bölümü Konya-Karaman Kızıllar Taşkale köyünde oturmakta dırlar..Konya –Karaman Taşkale beldesinde adlarının başında hep “Koca” kelimesinin olduğununu da hatırlatmak isterim. Yine Konya-Karaman Talkale Belediyesi ve Taşkale Turizm Derneği her yıl “Taşkale Buluşması” adıyla bir panayır düzen lemekte. Makedonya- Kalkandere Kocacık beldesinden de davetli hemşerilerinin Türkiye’ ye geldiklerini burada öğrendim. Selanik Türk’ü ve Makedonyalı akademisyen öğretmen yol arkadaşlarım Atatürk’ümüzün dedesinin, Kırmızı Hafız Ahmed’ in bu köyünde de bir turizm derneği kurdurmaları için yardımcı olduklarını yolculuk anında anlattılar. Konya-Karaman Taşkale’ deki dernekle de bağ kurulduğunu söylediler. Atatürk’ün dede köyüne (Kocacık’a) doğru gidiyoruz.. Tıpkı geldikleri Konya-karaman Taşkale gibi Balkanlar’ın Üsküp vilayeti Kocacık nahiyesi yolu ve köy oldukça Balkanların yüksek yaylası . Zaman zaman bulutlar aracımızın önünü tıkıyor. Üsküp Kalkandere( Tetova)’ye varıyoruz kıvrım kıvrım dar yollardan.. Şar dağları çok yüksek. Pena ırmağına paralel gidiyoruz. Girişte iki Müslüman olmuş kız kardeş tarafından 1438 de yapılmış kubbesiz ama çok şirin bir Osmanlı camisine rasladık. Fazla eğlenmedik. Ama şöyle bir içine bakıverdik. Alaca camisi adında bu camii.. Ve yine buradan bir buçuk saatlik Ata’mızın Dede memleketi Karaman Taşkaya nahiyelilerin yörük Türkmen akrabalarının bulunduğu Kocacık’a doğru kıvrım kıvrım gidiyoruz. Yollarda katır, at binen, koyun otlatan çok sayıda Müslüman Makedon ve Türk köylülerine raslayıp selamlaştık. Koyunlarını gösterip. Koyunları Konya –Karaman ’ dan göç eden ataları 640 yıl önce getirmişler. Tüylerim “diken diken” oldu.. Ve Ata’mızın dede köyü Kocacık( Kocacenk) köyünün tek işleyen camisinin minaresi ağaçlar arasında gözüktü. İnanın çok etkilendim yeşilliğine. Ben bir Melbörn Avustralya da, bir Fethiye Göcek’te ve de Kocacık’ta gördüm muhteşem yeşilliği. Kocacık tabelası yol üstünde sizi karşılar. “Kocacık” adı iki defa yazılmış tabelada. İkinci yazılışı Türk bayrağımızdaki “C” harfi yerine bayrağımızdaki “Ay” , “A“harfi yerine de yine şanlı bayrağımızdaki yıldız kullanılmış: “Kocacık” 0lmuş. Kuşbakışı Kocacık evleri seyrek; aralarında geniş, ağaçlı, at, inek, koyunların serbestçe otladığı cayırlıkalanlar mevcut. Hiç kimse söylemeden, uzaktan, birbirine komşu iki tepenin üzerinde yep yeni iki konağı görürsünüz. İşte burası Atatürk’ ümüzün dedesi Kırmızı Hafız Ahmet’in kendisinin ve kardeş lerinin konakları olduğunu fark edersiniz. 19 Mayıs Türkiye’ mizde Milli Gençlik Bayramı olduğu için olmalı ki bir göz ve kulakları Türkiye de olan kardeş Kocacık nahiyesi Turizm derneği görevlileri bu iki konak evi o gün açıp beklemeleri bizi sevindirdi. İşte Atatürk’ümüzün dedesinin, atasının köyü, akraba Konya-Karaman’ dan gelme köylüleri karşımızda.. Bu iki konak evi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Belediye Başkanı iken enkaz halinde son TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı) sahiplerinden satın almış. Aslına uygun restora ettirmiş. Pırıl pırıl bir birine komşu iki taş bina. Dede Kırmızı Hafız’ın bir numaralı evinin üzerinde: “Mustafa Kemal Atatürk’ün Babası Ali Rıza Efendi’nin Anı Evi” Ve diğer ikinci ev in kapısının üzerinde Makedonca, Türkçe ve İngilizce: “Atatürk’ün Dedesi Hafız Ahmet’in evi” yazılı. Kapıda köylü gençler var. Bize Makedon ağzıyla “hoçgeldiniz” dediler. Girişte bir ziyaret defteri açmışlar Şöyle bir baktım. Hilmi Özkök’ ten tutun bakan Lütfi Elvan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ a ve çok sayıda Akpartili milletvekili Atatürk’ün dede evine ziyaret etmişler. Ama af buyurun söylemek zorundayım: Tek bir Cumhuriyet Halk Partili bir vekilimizin adını ziyaret defterinde göremedim. Bir yaşlı:Gençlerin arkasında soluk soluğa kalmış , elinde Türk bayrağı olduğu halde bizlere sarılıp, “Anavatandan mısınız” diye biraz Antalya Serik yörüklerinin şive-ağzıyla seslendi. Kocacık çok göç vermiş. Belediyelikten ayanlığa (muhtar) düşmüş. 1900’lerden nüfuz 150 bin iken 80 haneye 350 ‘ye düşmüş. Ve çakmak çakmak..Köylüleri bir şöyle baktığınızda ; tamamının gözleri mavi . Köyde iki insan yan yana birisi Makedon asıllı Müslümanlar diğeri de Konya Oğuz-Türkmen yörükleri.. Az ileride de 19 Mayıs Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Gençlik Bayramı nedeniyle renkli geleneksel yörük giysili genç kızların dede evini ziyaret ettiklerini görürsünüz... Atatürk’ün Dedesi Kırmızı Hafız Ahmed evinin içine giriyoruz. Müthiş bir ev. Aslına uygun restorasyon karşınızda. Duvarların da Kur’an’dan ayetler yer almış.Atatürk’ün resimleriyle donatılı Evin birinci katları o dönemlerde ki 640 yıl önce hayvanlar için barınak olarak kullanılmış. Ama şimdi Osmanlı dönemlerinin ullanılan eşyaların orijinalleri civar köylerden falan toplanıp sergilenmiş. Kırmızı Ahmet Hafız’a ait odalar, eşinin odası, namaz odası, mıtfak, dede Hafız’ ın kız kardeşinin ve diğer erkek kardeşinin adaları. Hafız Ahmet’in bir mumyadan heykeli Kuran Rahlesi önüne oturur biçimde; Kur’anımızın sayfalarını çevirir, okuyor pozisyonu verilmiş.. Ata’mızın Ninesi Ayşe Hanım’ ın gelin odasında beşik, yorganlar yörük işlemeli. Gelinlik eşyalar sergilen miş. 19 Mayıs Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Bayramı nedeniyle: Üzerinde Doda Joğurd yazlı ayran mı yoğurt mu anlayama dığım, ama doğal bir içecek ile birlikte soğanlı börek ikram ettiler Ata’mızın dede evinin bahçesinde.. Kocacık Turizm derneğine bağışta bulunmak istedik kabul etmediler. Köylülerin Atatürk ailesi hakkında bildiklerinden birisi de: Kırmızı Hafız Ahmed’in yani Atatürk’ümüzün babası Ali Rıza Efendinin babası Kırmızı Hafız Ahmed’ in 1890’larda burada bölgesinde saygı duyulan, çok sayıda çobanlı koyun sürüsü olan saygın Kadı efendi olarak bildikleridir. 1900’lerde baba Ali Rıza Efendi ikinci derece akrabalarını Selanik’e götürdüğü anlatılmakta. Ama Atatürk’ün Konya- karaman Taşkale obasından gelme dördüncü, beşinci derece akrabalarının torunlarının halen Kocacık’ta yaşadıklarıdır. Hatta köylüler 19 Mayıs Anavatan’ın Türkiye’nin, kendilerin Milli bayramı Gençlik Ve Spor bayramı nedeniyle köydeki genç hafızların Mevlid ve Kur’ an okuyacakları, gelebileceğimizi söylediler. Ama biz Üsküp’e dönmek zorundaydık. Kocacık gençlerinin 19 mayıs günü sportif katır sırtında eski buzağı kapmaca yarışması düzenleyeceğinin de haberini verdiler. Bizlere Kocacık Turizm Derneği Başkanı öğretmen Hüseyin Kaplan’ın yardımcısı Hamza Kasım Mustafa bizlere çokça yardımcı oldular. Buram buram, Türkiye’ mizin kokusunu htiğim. Ve Kocacık’ tan yeşilliğe baka baka ayrıldık.. Araştrm: 19 Mayıs, Bayram Aygün  
Ekleme Tarihi: 10 Kasım 2017 - Cuma

ATATÜRK’ÜMÜZÜ ANARKEN….

Bir Türk Köyü; Kocacık (Kocacenk)..

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Türk devrimlerinin yaratı cısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dedesi Hafız Ahmet’in (Kırmızı Hafız) köyündeydik geçtiğimiz 19 Mayıs’ ta. Selanik Atistotales, Makedonya St Kliment Ohridski, Üsküp Kiril Metodi üniversitelerinde görevli araştırmacı- Türk asıllı, akademisyen, Müslüman iki arkadışla birlikte Osmanlı şehri Makedonya’ nın başkenti Üsküp’ ten Atatürk’ümüzün baba, dede ocağı Kocacık’ a (Kocacenk) doğru yola çıktık.

Atatürk’ün akrabalarının bulunduğu babası Ali Rıza Efendi’ nin, Ali Rıza Efendinin babasının yani Atatürk’ ün dedesi Kırmızı Hafız lakaplı Hafız Ahmet’in evini ziyaret için yoldayız. Üsküp‘ ten sonra uzun yolculukla Kalkandere’ ye vardık. Balkanların en yüksek yerleri buraları. Onun için zaten Konya yörükleri Osmanlı padişahı Murad Hüdavendigar emriyle göçettirilmiş Konya –Karaman Kızıllar köyünden. Şimdi Taşkale olmuş adı. Hani hatırlarsınız, izlemişsinizdir TV’den: Konya-Karaman Taşkale köyünde kayalara oyulmuş taş evlerinde köylüler peynirlerini uzun süre sakladıkları Türkmen yörük köyü.

İşte Atatürk’ün dedesi Kırmızı Hafız Ahmet’in soyu 1365’ ler de Boy’ uyla birlikte buraya gelmiş. Ki buralar artık bu dönem de Balkanlardaki Osmanlı topraklarıdır. Şimdi ise Atatürk’ün baba soyunun atadan akrabalarının bir bölümü Konya-Karaman Kızıllar Taşkale köyünde oturmakta dırlar..Konya –Karaman Taşkale beldesinde adlarının başında hep “Koca” kelimesinin olduğununu da hatırlatmak isterim.

Yine Konya-Karaman Talkale Belediyesi ve Taşkale Turizm Derneği her yıl “Taşkale Buluşması” adıyla bir panayır düzen lemekte. Makedonya- Kalkandere Kocacık beldesinden de davetli hemşerilerinin Türkiye’ ye geldiklerini burada öğrendim. Selanik Türk’ü ve Makedonyalı akademisyen öğretmen yol arkadaşlarım Atatürk’ümüzün dedesinin, Kırmızı Hafız Ahmed’ in bu köyünde de bir turizm derneği kurdurmaları için yardımcı olduklarını yolculuk anında anlattılar. Konya-Karaman

Taşkale’ deki dernekle de bağ kurulduğunu söylediler.

Atatürk’ün dede köyüne (Kocacık’a) doğru gidiyoruz.. Tıpkı geldikleri Konya-karaman Taşkale gibi Balkanlar’ın Üsküp vilayeti Kocacık nahiyesi yolu ve köy oldukça Balkanların

yüksek yaylası . Zaman zaman bulutlar aracımızın önünü tıkıyor.

Üsküp Kalkandere( Tetova)’ye varıyoruz kıvrım kıvrım dar yollardan.. Şar dağları çok yüksek. Pena ırmağına paralel gidiyoruz. Girişte iki Müslüman olmuş kız kardeş tarafından 1438 de yapılmış kubbesiz ama çok şirin bir Osmanlı camisine rasladık. Fazla eğlenmedik. Ama şöyle bir içine bakıverdik. Alaca camisi adında bu camii.. Ve yine buradan bir buçuk saatlik Ata’mızın Dede memleketi Karaman Taşkaya nahiyelilerin yörük Türkmen akrabalarının bulunduğu Kocacık’a doğru kıvrım kıvrım gidiyoruz. Yollarda katır, at binen, koyun otlatan çok sayıda Müslüman Makedon ve Türk köylülerine raslayıp selamlaştık. Koyunlarını gösterip. Koyunları Konya –Karaman ’ dan göç eden ataları 640 yıl önce getirmişler. Tüylerim “diken diken” oldu..

Ve Ata’mızın dede köyü Kocacık( Kocacenk) köyünün tek işleyen camisinin minaresi ağaçlar arasında gözüktü. İnanın çok etkilendim yeşilliğine. Ben bir Melbörn Avustralya da, bir Fethiye Göcek’te ve de Kocacık’ta gördüm muhteşem yeşilliği.

Kocacık tabelası yol üstünde sizi karşılar. “Kocacık” adı iki defa yazılmış tabelada. İkinci yazılışı Türk bayrağımızdaki “C” harfi yerine bayrağımızdaki “Ay” , “A“harfi yerine de yine şanlı bayrağımızdaki yıldız kullanılmış: “Kocacık” 0lmuş.

Kuşbakışı Kocacık evleri seyrek; aralarında geniş, ağaçlı, at, inek, koyunların serbestçe otladığı cayırlıkalanlar mevcut.

Hiç kimse söylemeden, uzaktan, birbirine komşu iki tepenin üzerinde yep yeni iki konağı görürsünüz. İşte burası Atatürk’ ümüzün dedesi Kırmızı Hafız Ahmet’in kendisinin ve kardeş lerinin konakları olduğunu fark edersiniz. 19 Mayıs Türkiye’ mizde Milli Gençlik Bayramı olduğu için olmalı ki bir göz ve kulakları Türkiye de olan kardeş Kocacık nahiyesi Turizm derneği görevlileri bu iki konak evi o gün açıp beklemeleri bizi sevindirdi.

İşte Atatürk’ümüzün dedesinin, atasının köyü, akraba Konya-Karaman’ dan gelme köylüleri karşımızda..

Bu iki konak evi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Belediye Başkanı iken enkaz halinde son TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı) sahiplerinden satın almış. Aslına uygun restora ettirmiş. Pırıl pırıl bir birine komşu iki taş bina. Dede Kırmızı Hafız’ın bir numaralı evinin üzerinde: “Mustafa Kemal Atatürk’ün Babası Ali Rıza Efendi’nin Anı Evi” Ve diğer ikinci ev in kapısının üzerinde Makedonca, Türkçe ve İngilizce: “Atatürk’ün Dedesi Hafız Ahmet’in evi” yazılı. Kapıda

köylü gençler var. Bize Makedon ağzıyla “hoçgeldiniz” dediler. Girişte bir ziyaret defteri açmışlar Şöyle bir baktım. Hilmi Özkök’ ten tutun bakan Lütfi Elvan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ a ve çok sayıda Akpartili milletvekili Atatürk’ün dede evine ziyaret etmişler. Ama af buyurun söylemek zorundayım: Tek bir Cumhuriyet Halk Partili bir vekilimizin adını ziyaret defterinde göremedim.

Bir yaşlı:Gençlerin arkasında soluk soluğa kalmış , elinde Türk bayrağı olduğu halde bizlere sarılıp, “Anavatandan mısınız” diye biraz Antalya Serik yörüklerinin şive-ağzıyla seslendi. Kocacık çok göç vermiş. Belediyelikten ayanlığa (muhtar) düşmüş. 1900’lerden nüfuz 150 bin iken 80 haneye 350 ‘ye düşmüş. Ve çakmak çakmak..Köylüleri bir şöyle baktığınızda ; tamamının gözleri mavi . Köyde iki insan yan yana birisi Makedon asıllı Müslümanlar diğeri de Konya Oğuz-Türkmen yörükleri.. Az ileride de 19 Mayıs Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Gençlik Bayramı nedeniyle renkli geleneksel yörük giysili genç kızların dede evini ziyaret ettiklerini görürsünüz... Atatürk’ün Dedesi Kırmızı Hafız Ahmed evinin içine giriyoruz. Müthiş bir ev. Aslına uygun restorasyon karşınızda. Duvarların da Kur’an’dan ayetler yer almış.Atatürk’ün resimleriyle donatılı

Evin birinci katları o dönemlerde ki 640 yıl önce hayvanlar için barınak olarak kullanılmış. Ama şimdi Osmanlı dönemlerinin ullanılan eşyaların orijinalleri civar köylerden falan toplanıp sergilenmiş.

Kırmızı Ahmet Hafız’a ait odalar, eşinin odası, namaz odası, mıtfak, dede Hafız’ ın kız kardeşinin ve diğer erkek kardeşinin adaları. Hafız Ahmet’in bir mumyadan heykeli Kuran Rahlesi önüne oturur biçimde; Kur’anımızın sayfalarını çevirir, okuyor pozisyonu verilmiş.. Ata’mızın Ninesi Ayşe Hanım’ ın gelin odasında beşik, yorganlar yörük işlemeli. Gelinlik eşyalar sergilen miş. 19 Mayıs Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Bayramı nedeniyle: Üzerinde Doda Joğurd yazlı ayran mı yoğurt mu anlayama dığım, ama doğal bir içecek ile birlikte soğanlı börek ikram ettiler Ata’mızın dede evinin bahçesinde.. Kocacık Turizm derneğine bağışta bulunmak istedik kabul etmediler.

Köylülerin Atatürk ailesi hakkında bildiklerinden birisi de: Kırmızı Hafız Ahmed’in yani Atatürk’ümüzün babası Ali Rıza Efendinin babası Kırmızı Hafız Ahmed’ in 1890’larda burada bölgesinde saygı duyulan, çok sayıda çobanlı koyun sürüsü olan saygın Kadı efendi olarak bildikleridir. 1900’lerde baba Ali Rıza Efendi ikinci derece akrabalarını Selanik’e götürdüğü anlatılmakta. Ama Atatürk’ün Konya-

karaman Taşkale obasından gelme dördüncü, beşinci derece akrabalarının torunlarının halen Kocacık’ta yaşadıklarıdır.

Hatta köylüler 19 Mayıs Anavatan’ın Türkiye’nin, kendilerin Milli bayramı Gençlik Ve Spor bayramı nedeniyle köydeki genç hafızların Mevlid ve Kur’ an okuyacakları, gelebileceğimizi söylediler. Ama biz Üsküp’e dönmek zorundaydık. Kocacık gençlerinin 19 mayıs günü sportif katır sırtında eski buzağı kapmaca yarışması düzenleyeceğinin de haberini verdiler. Bizlere Kocacık Turizm Derneği Başkanı öğretmen Hüseyin Kaplan’ın yardımcısı Hamza Kasım Mustafa bizlere çokça yardımcı oldular. Buram buram, Türkiye’ mizin kokusunu htiğim. Ve Kocacık’ tan yeşilliğe baka baka ayrıldık..

Araştrm: 19 Mayıs, Bayram Aygün

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.