Mehmet Kızılaslan
Köşe Yazarı
Mehmet Kızılaslan
 

DEMEK Kİ BEKA SORUNU YOKMUŞ.

        Eskilerin iyi insanlar, şeker, kuru üzüm, gibi çocuklara verebilecekleri bir şeyler taşırlardı ceplerinde. Bir çocuk görürlerse yakınlarından, sevmenin öpmenin karşılığında ceplerindeki şekeri ya da kuru üzümü verirler, sevindirirler onları.         Anlayacağınız bedavaya öpmezler di, sevmezlerdi yakınlarının çocukları dahi olsa.          Bazıları da çocukları okşayabilmek için, kendi yanlarına çekmek için, ceplerinde verecekleri şeker yada kuru üzüm olmadığından olsa gerek; "arkanda öcü var" derler çocukların korkarak yanlarına gelmesini sağlarlardı.           Birinci okşamanın, sevmenin, yanına çekmenin, bir bedeli olurdu. Şeker yada kuru üzüm. Kendi yiyeceğin bu güzel şeyleri paylaşma bedeli.           İkincinin, yani korkutmanın parasal bir gideri yoktur. İnsanların zayıflığından yararlanmak. Onları korkutarak yanınıza çekmek.         Bedeli aslında çok ağırdır. Parasal bir gideri yoktur ama, Size olan güven biter.          Siz parasal değerleri, top yekûn deveyi havudu ile götürdüğünüz için olsa gerek, verecek bir şeyiniz olmadığından ya da her şeyi kendinize sakladığınızdan; korkutarak insanları yanınıza çekmeye çalıştınız.        Nasıl?      Beka sorunu var.      Teröristler seçilecek.      Vatan elden gidecek. Dediniz.      Peki, vatan elden gitti mi?     Devletin bekası tehlikeye düştü mü?      Hayır.          Peki, büyük şehirleri neden kaybettiniz?     İnsanların beka değil, geçim sıkıntısı vardı, anlayamadınız.     İnsanların iş aş ve gelecek sorunu vardı, görmezlikten geldiniz.     İnsanların ekonomik sorunlarından dolayı onurları haysiyetleri zedelenmeye başlamıştı, değer vermediniz, küçümsediniz insanların bu onurlarını, değerlerini.       Nasıl olsa Vatan, derim.      Millet derim,      Bayrak derim,        Ezan derim, bu seçimlerde de yediririm dediniz.        Yemediler.        Efendiler ülke ekonomisini, iyi değerlendirmek ve Vatandaşın sıkıntılarını gidermek zorundasınız. Daha geç olmadan ÜRETİM SEFERBERLİĞİ ne başlamak zorundasınız. Üretime pirim vermek zorundasınız.        Çalışmadan kazanamayacağımızı gördünüz.        Mustafa Kemal Atatürk ün "Çalışmadan yorulmadan kazanma yollarını alışkanlık haline getirmiş Milletler, öce haysiyetlerini, sonra istikballerini daha sonra da İstiklallerini kaybederler" sözünü dikkate almadığınız için ülke ekonomisi kötü durumda.                Haysiyetimiz, öyle satılmış medyanın anlattığı gösterdiği gibi değil, ayaklar altında.               İstikbalimiz, böyle giderse vahim. geleceğimiz olan gençlerimiz, yurt dışına kaçıyor.               İstiklalimiz, Her yeri sattığımızdan olsa gerek, Allah korusun, Filistin'e dönmek üzereyiz.              Bu ülkenin Beka sorunu, size oy vermediğinden değil, sizin yanlış yaptıklarınızdan dolayı var.             Fabrikaları satılmış, limanları kiraya verilmiş, Vatandaşı borçlandırılmış toprakları ipotektenmiş, bir ülkenin, borçlarını ödeyemediği zaman, ekonomik olarak fiilen işgal sorunu vardır.         Efendiler ülkeyi düşürdüğünüz bu durumdan bir an önce kurtarmaz iseniz, gerçekten beka sorunu yaşanacaktır.            Ülkeyi bu duruma siz düşürdünüz siz kurtarmak zorundasınız. Yok, "biz düşürmek için görevliydik kurtaramayız" derseniz ya da, "Ne yaptığımızı bilemedik beceremiyoruz" derseniz, çekilin vakit varken Bu Millet, "Milli mutabakat hükumeti kurar, yeniden Milli Mücadele verir gibi, üretim seferberliği yapar bu ülkeyi tekrar kurtarırız.               Biz bu seçimlerde tırnak ucu kadar ortak yanımız olan her fertle birlikte mücadele vermemiz gerektiğini öğrendik.          Yanlış yapanlarda dahil, "biz hata yaptık, bir daha yanlış yapmayacağız" dediklerinde Vatanın ekonomik olarak kurtuluşu için; insanımızın işi, aşı, selameti, huzuru, mutluluğu için, her fertle yeniden, Milli Mücadeleye hazırız.          Yeter ki efendilerin, hamasi nutuk atmak yerine, samimi duygularla Milletin kurtuluşu için mücadele vermeye hazır olduklarına inanalım.        Ha yerelde "Beni kimse yenemez" diyenlerin, kakalarında boğulduklarını görmeye başladık. Onun samimiyetine inandığımız zamanlar, çok ikaz etmiştik anlamadı. Ahiretini de kaybetti bıyıklı yazık, haberi yok.                              
Ekleme Tarihi: 01 Nisan 2019 - Pazartesi

DEMEK Kİ BEKA SORUNU YOKMUŞ.

        Eskilerin iyi insanlar, şeker, kuru üzüm, gibi çocuklara verebilecekleri bir şeyler taşırlardı ceplerinde. Bir çocuk görürlerse yakınlarından, sevmenin öpmenin karşılığında ceplerindeki şekeri ya da kuru üzümü verirler, sevindirirler onları.

        Anlayacağınız bedavaya öpmezler di, sevmezlerdi yakınlarının çocukları dahi olsa.

         Bazıları da çocukları okşayabilmek için, kendi yanlarına çekmek için, ceplerinde verecekleri şeker yada kuru üzüm olmadığından olsa gerek; "arkanda öcü var" derler çocukların korkarak yanlarına gelmesini sağlarlardı.

          Birinci okşamanın, sevmenin, yanına çekmenin, bir bedeli olurdu. Şeker yada kuru üzüm. Kendi yiyeceğin bu güzel şeyleri paylaşma bedeli.

          İkincinin, yani korkutmanın parasal bir gideri yoktur. İnsanların zayıflığından yararlanmak. Onları korkutarak yanınıza çekmek.

        Bedeli aslında çok ağırdır. Parasal bir gideri yoktur ama, Size olan güven biter.

         Siz parasal değerleri, top yekûn deveyi havudu ile götürdüğünüz için olsa gerek, verecek bir şeyiniz olmadığından ya da her şeyi kendinize sakladığınızdan; korkutarak insanları yanınıza çekmeye çalıştınız.

       Nasıl?

     Beka sorunu var.

     Teröristler seçilecek.

     Vatan elden gidecek. Dediniz.

     Peki, vatan elden gitti mi?

    Devletin bekası tehlikeye düştü mü?

     Hayır.

         Peki, büyük şehirleri neden kaybettiniz?

    İnsanların beka değil, geçim sıkıntısı vardı, anlayamadınız.

    İnsanların iş aş ve gelecek sorunu vardı, görmezlikten geldiniz.

    İnsanların ekonomik sorunlarından dolayı onurları haysiyetleri zedelenmeye başlamıştı, değer vermediniz, küçümsediniz insanların bu onurlarını, değerlerini.

      Nasıl olsa Vatan, derim.

     Millet derim,

     Bayrak derim,

       Ezan derim, bu seçimlerde de yediririm dediniz.

       Yemediler.

       Efendiler ülke ekonomisini, iyi değerlendirmek ve Vatandaşın sıkıntılarını gidermek zorundasınız.

Daha geç olmadan ÜRETİM SEFERBERLİĞİ ne başlamak zorundasınız. Üretime pirim vermek zorundasınız.

       Çalışmadan kazanamayacağımızı gördünüz.

       Mustafa Kemal Atatürk ün "Çalışmadan yorulmadan kazanma yollarını alışkanlık haline getirmiş Milletler, öce haysiyetlerini, sonra istikballerini daha sonra da İstiklallerini kaybederler" sözünü dikkate almadığınız için ülke ekonomisi kötü durumda.

               Haysiyetimiz, öyle satılmış medyanın anlattığı gösterdiği gibi değil, ayaklar altında.

              İstikbalimiz, böyle giderse vahim. geleceğimiz olan gençlerimiz, yurt dışına kaçıyor.

              İstiklalimiz, Her yeri sattığımızdan olsa gerek, Allah korusun, Filistin'e dönmek üzereyiz.

             Bu ülkenin Beka sorunu, size oy vermediğinden değil, sizin yanlış yaptıklarınızdan dolayı var.

            Fabrikaları satılmış, limanları kiraya verilmiş, Vatandaşı borçlandırılmış toprakları ipotektenmiş, bir ülkenin, borçlarını ödeyemediği zaman, ekonomik olarak fiilen işgal sorunu vardır.

        Efendiler ülkeyi düşürdüğünüz bu durumdan bir an önce kurtarmaz iseniz, gerçekten beka sorunu yaşanacaktır.

           Ülkeyi bu duruma siz düşürdünüz siz kurtarmak zorundasınız. Yok, "biz düşürmek için görevliydik kurtaramayız" derseniz ya da, "Ne yaptığımızı bilemedik beceremiyoruz" derseniz, çekilin vakit varken Bu Millet, "Milli mutabakat hükumeti kurar, yeniden Milli Mücadele verir gibi, üretim seferberliği yapar bu ülkeyi tekrar kurtarırız.

              Biz bu seçimlerde tırnak ucu kadar ortak yanımız olan her fertle birlikte mücadele vermemiz gerektiğini öğrendik.

         Yanlış yapanlarda dahil, "biz hata yaptık, bir daha yanlış yapmayacağız" dediklerinde Vatanın ekonomik olarak kurtuluşu için; insanımızın işi, aşı, selameti, huzuru, mutluluğu için, her fertle yeniden, Milli Mücadeleye hazırız.

         Yeter ki efendilerin, hamasi nutuk atmak yerine, samimi duygularla Milletin kurtuluşu için mücadele vermeye hazır olduklarına inanalım.

       Ha yerelde "Beni kimse yenemez" diyenlerin, kakalarında boğulduklarını görmeye başladık. Onun samimiyetine inandığımız zamanlar, çok ikaz etmiştik anlamadı. Ahiretini de kaybetti bıyıklı yazık, haberi yok.                            

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.