Mehmet Kızılaslan
Köşe Yazarı
Mehmet Kızılaslan
 

DÖRDÜNCÜ KUVVET MEDYA MI?

    Demokratik ülkelerde,     Yasama     Yürütme     Yargıdan sonra, dördüncü kuvvetin Medya olduğu söylense de, en büyük gücün demokratik ülkelerde de PARA olduğu kanıtlanmıştır.      Yargı, ile ilgili konulara girmek istemiyorum aslında.  Bir ülkedeki mahkeme kararlarına baktığınızda, Namuslunun, dürüst insanın, haysiyetlinin mağdur olduğu görülüyorsa, o ülkede Yargı diğer güçlerin esiri olmuştur.       Yürütme ye baktığınızda, yaptıkları uyguladıkları, adaletli değilse, yasalara uygun değilse, düzeltmek için direnmiyorsa, insanlık onuruna yakışmayan bir yolda yürütmeye devam ediyorsa, yürütme de güç olmaktan çıkmış başka güçlerin oyuncağı olmuştur.      Yasama, yaşam boyunca, her şeyin ölçüsü insandır. Kullandığınız masadan, inip çıktığınız merdiven ölçülerine kadar her şey yapılırken, insandan ölçü alınır. Yasalar yapılırken insan onuru, şerefi haysiyeti ve yaşam kalitesi öne alınarak yapılmıyorsa biliniz ki, Yasamanın gücü de, birilerinin eline geçmiştir. Yasa yapıcılar mecliste, çalışıyormuş gibi görünse de, onlara hükmeden güç, insan hakları, haysiyeti, onuru değil; farklı bir güç tür.      Medya, Ülkenin büyük medya organları, televizyonları, gazeteleri, el değiştirdikleri, parayla satın alındıktan sonra, çizgilerinde haber kalitesinde, hayat felsefesinde değişikliğe uğruyorlarsa, o medya kuruluşları PARANIN esiri olmuşlardır inandırıcılıklarını yitirmişlerdir.      Büyük medya kuruluşları, top yekün parayı basarak, satın alanın, oyuncağı olurken; taşradaki, küçük medya organlarının kaliteli, çizgisi düzgün olanlarını tenzih ediyorum, bazıları ayakta kalma bahanesiyle, 500 TL ile 1000 TL lik reklamlara kendilerini satarlar. Bir yalancı onları arar, araştırmadan onun anlattıklarını, haber yaparlar ve birilerini memnun ederler. Bunun adına da gazetecilik yapmak zannederler.        Büyük medyanın da, küçük medyanın da, PARANIN esiri olduğu ülkelerde, insanlığın, haysiyetin, demokrasinin, adaletin ters yönde oluşması kaçınılmazdır. Böyle ülkeler medeniyet seviyesine ulaşamazlar. Çünkü bütün kuvvetleri, erkleri, PARA satın almış, para onların yerine geçmiştir.                 Not: Her meslek kuruluşu içinde, eli öpülesi haysiyetli onurlu insanlar olduğu gibi,( Biz onları tenzih ediyor önlerinde düğmelerimizi ilikliyoruz.) aksi kişilerde olacaktır. Önemli olan tuzun koktuğu yerlerde, medya mensuplarının dürüst olması bile birçok şeyi düzeltecektir. Saygılarım, her meslekteki onurlu, haysiyetli, insan haklarına saygılı, kaliteli insanlaradır.   
Ekleme Tarihi: 25 Eylül 2019 - Çarşamba

DÖRDÜNCÜ KUVVET MEDYA MI?

    Demokratik ülkelerde,

    Yasama

    Yürütme

    Yargıdan sonra, dördüncü kuvvetin Medya olduğu söylense de, en büyük gücün demokratik ülkelerde de PARA olduğu kanıtlanmıştır.

     Yargı, ile ilgili konulara girmek istemiyorum aslında.  Bir ülkedeki mahkeme kararlarına baktığınızda, Namuslunun, dürüst insanın, haysiyetlinin mağdur olduğu görülüyorsa, o ülkede Yargı diğer güçlerin esiri olmuştur.

      Yürütme ye baktığınızda, yaptıkları uyguladıkları, adaletli değilse, yasalara uygun değilse, düzeltmek için direnmiyorsa, insanlık onuruna yakışmayan bir yolda yürütmeye devam ediyorsa, yürütme de güç olmaktan çıkmış başka güçlerin oyuncağı olmuştur.

     Yasama, yaşam boyunca, her şeyin ölçüsü insandır. Kullandığınız masadan, inip çıktığınız merdiven ölçülerine kadar her şey yapılırken, insandan ölçü alınır. Yasalar yapılırken insan onuru, şerefi haysiyeti ve yaşam kalitesi öne alınarak yapılmıyorsa biliniz ki, Yasamanın gücü de, birilerinin eline geçmiştir. Yasa yapıcılar mecliste, çalışıyormuş gibi görünse de, onlara hükmeden güç, insan hakları, haysiyeti, onuru değil; farklı bir güç tür.

     Medya, Ülkenin büyük medya organları, televizyonları, gazeteleri, el değiştirdikleri, parayla satın alındıktan sonra, çizgilerinde haber kalitesinde, hayat felsefesinde değişikliğe uğruyorlarsa, o medya kuruluşları PARANIN esiri olmuşlardır inandırıcılıklarını yitirmişlerdir.

     Büyük medya kuruluşları, top yekün parayı basarak, satın alanın, oyuncağı olurken; taşradaki, küçük medya organlarının kaliteli, çizgisi düzgün olanlarını tenzih ediyorum, bazıları ayakta kalma bahanesiyle, 500 TL ile 1000 TL lik reklamlara kendilerini satarlar. Bir yalancı onları arar, araştırmadan onun anlattıklarını, haber yaparlar ve birilerini memnun ederler. Bunun adına da gazetecilik yapmak zannederler.

       Büyük medyanın da, küçük medyanın da, PARANIN esiri olduğu ülkelerde, insanlığın, haysiyetin, demokrasinin, adaletin ters yönde oluşması kaçınılmazdır. Böyle ülkeler medeniyet seviyesine ulaşamazlar. Çünkü bütün kuvvetleri, erkleri, PARA satın almış, para onların yerine geçmiştir.

                Not: Her meslek kuruluşu içinde, eli öpülesi haysiyetli onurlu insanlar olduğu gibi,( Biz onları tenzih ediyor önlerinde düğmelerimizi ilikliyoruz.) aksi kişilerde olacaktır. Önemli olan tuzun koktuğu yerlerde, medya mensuplarının dürüst olması bile birçok şeyi düzeltecektir. Saygılarım, her meslekteki onurlu, haysiyetli, insan haklarına saygılı, kaliteli insanlaradır. 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.