Mehmet Kızılaslan
Köşe Yazarı
Mehmet Kızılaslan
 

EKONOMİK ÇÖZÜM

Döviz arttı, kimin artırdığı, neden arttığı, değerlendirile dursun. Artan döviz değildir. TL nin %50 değer kaybına uğraması demektir.                Emekli, memur, asgari ücretli ve sabit gelirli, her vatandaşın alım gücü %50 düştü. Parası %50 az işe yarar oldu.              Ne yapmak lazım?               Döviz den, para kazanan her vatandaşın kayıtları bankalarda görünüyor mu? Evet. O halde hemen o vatandaşların kazancının yarısına el konsun. Yani Ülkemize bu oyunu oynayan veya bu krize katkıda bulunan her vatandaşın kazancından HAKSIZ KAZANÇ VERGİSİ, alınsın.              Bunlardan elde edilen gelirlerden, sabit gelirli memur emekli ve asgari ücretlinin maaşlarına Paranın değer kaybı kadar zam yapılsın.              Kısa vadede çözüm bu.               Diğer yandan yine söylüyorum. Hemen KOBİ ve onun içinde bulunan MİKRO işletmelerden, Bağkur ve Sigorta primleri derhal kaldırılsın.              Bu ne getirecek?               Ülke ekonomisin de, istihdamın  %34 ünü Mikro işletmeler karşılarken, Devlet den hiçbir destek alamayan, teşvik ve hibe kullanamayan bu işletmeler, Devletin yükü değil, bel kemiğidirler. KOBİLER de aynı durumdadırlar Bunlarda işsizliğin %43 ünü karşılarlar.               Peki bu gün, Sayın Hazine ve Maliyeden sorumlu Berat Albayrak, Tele konferansla 6-7000 Kişi ye ülkemize yatırım yapınız diye çağrıda bulundular. Oysaki o yatırımcıların tamamına yakını paradan para kazanmak isteyen yatırımcılardır.               Onların isteklerine boyun eğmek korkunç bir kayıptır. İstemedikleri şeyler yapmak da, tekrar kaçmalarına sebep olmaktır.  O halde yapılması gereken şey; Üretime, yatırım yapacakların desteklenmesidir.               Üretime yatırım yapan KOBİ ler ve MİKRO işletmeler hiçbir sıkıntı ve krizde ülkemizi terk edemezler. Terk edenler ise paradan, para kazanmayı düşünen, Büyük yatırımcı dediklerimiz dir. Bunların istihdamdaki payı ise, %23 dür.                 Anlata biliyor muyum?               Ülkenin yükünü çekenler, işsizliği önleyenler, Kobiler ve Mikro işletmeler iken, kaymağını yiyenler ve paradan para kazananlar ise Büyük işletmelerdir.            İşte o büyük işletmeler her türlü teşvik ve hibeleri alırlarken ve paradan para kazanmayı amaç edinmişlerken; siz hala onlara çağrıda bulunuyorsunuz ve onlara cazip teklifler sunuyorsunuz.             Devletimizin, dışarıya olan borcunun da 330 Milyar, dolarlık kısmı bu büyük  işletmelerin borcudur. Sadece 150 Milyar dolarlık kısmı, Devletimizin kendisinin borcudur. Bize kambur olan ve devletimize yük olanlar Büyük işletmeler iken, hala kurtuluşu onlar sayesinde sağlayacağınızı zannediyorsunuz.              Çözüm diyorum, çözüm.               Çözüm Kobilere ve Mikro işletmelere yatırım yapmakla olacaktır. Bunların hiç birisi dövizi yurt dışına kaçıramazlar. Hiç birisi Devlete ihanet edemezler. Hiç birisi işletmelerini kolay kolay yurt dışına kaçıramazlar ya da kapatamazlar.               İşletmelerini ve paralarını yurt dışına kaçıranlara ve işletmelerini kapatanlara bir bakınız. Hepsi Devletten teşvik almış, hibe almış büyük işletmelerdir.                Yine söylüyorum Hiçbir işletmeye finansal destek yapılmamalıdır. Onların ürettiklerine ve ihraç ettiklerine prim verilmelidir.               Yukarıdaki efendiler sizlere sesleniyorum. Bizler vücudun ayak parmak uçlarındaki kılcal damarlar gibiyiz, bizi algılamakta zorlandığınızdan dolayı, vücudumuz yarı felç geçiriyor. Vücudun atar damarındaki kanı ise, birileri poşetlere aktarmaya devam ediyor. Siz ise kurtuluşu o kanımızı emenlerde zannediyorsunuz. Bize kulak veriniz bizden gelen sinyalleri dikkate alınız.              Hastaneleri çoğaltmak yerine, hasta olmayı engellemek zorundasınız.                Ceza evlerini artırmak yerine, suç işlemeyi önlemek zorundasınız.               Döviz, tahvil, faiz, şeytan üçgenine prim vermek yerine; üretime önem vermek zorundasınız.                Kredi dağıtmak, teşvik vermek yerine, işletmeleri krediye muhtaç durumdan kurtarmak, onların üretimlerine prim vermek zorundasınız.               Eyyy efendiler, kurtuluşumuz, KOBİ lerin ve MİKRO işletmeleri n, SGK ve BAĞKUR primlerini kaldırarak ve onlara otuz yıl sonra emekli ikramiyesi vererek olacaktır. Çağrıda bulunduğunuz kan emicilerin, desteklediğiniz hibe ve teşvik verdiğiniz, keselerini sizin büyüttüğünüz; paradan para kazananlar kurtuluşumuz değil mezar kazıcılarımız olacaktır.             Bizden söylemesi, yine yanlışlardasınız. Kurtuluşumuz üretime yatırım yapanlardadır.                       HAYIRLI BAYRAMLAR.                       Mehmet Kızılaslan 2018-08-19    
Ekleme Tarihi: 19 Ağustos 2018 - Pazar

EKONOMİK ÇÖZÜM

Döviz arttı, kimin artırdığı, neden arttığı, değerlendirile dursun. Artan döviz değildir. TL nin %50 değer kaybına uğraması demektir.

               Emekli, memur, asgari ücretli ve sabit gelirli, her vatandaşın alım gücü %50 düştü. Parası %50 az işe yarar oldu.

             Ne yapmak lazım?

              Döviz den, para kazanan her vatandaşın kayıtları bankalarda görünüyor mu? Evet.

O halde hemen o vatandaşların kazancının yarısına el konsun. Yani Ülkemize bu oyunu oynayan veya bu krize katkıda bulunan her vatandaşın kazancından HAKSIZ KAZANÇ VERGİSİ, alınsın.

             Bunlardan elde edilen gelirlerden, sabit gelirli memur emekli ve asgari ücretlinin maaşlarına Paranın değer kaybı kadar zam yapılsın.

             Kısa vadede çözüm bu.

              Diğer yandan yine söylüyorum. Hemen KOBİ ve onun içinde bulunan MİKRO işletmelerden, Bağkur ve Sigorta primleri derhal kaldırılsın.

             Bu ne getirecek?

              Ülke ekonomisin de, istihdamın  %34 ünü Mikro işletmeler karşılarken, Devlet den hiçbir destek alamayan, teşvik ve hibe kullanamayan bu işletmeler, Devletin yükü değil, bel kemiğidirler. KOBİLER de aynı durumdadırlar Bunlarda işsizliğin %43 ünü karşılarlar.

              Peki bu gün, Sayın Hazine ve Maliyeden sorumlu Berat Albayrak, Tele konferansla 6-7000 Kişi ye ülkemize yatırım yapınız diye çağrıda bulundular. Oysaki o yatırımcıların tamamına yakını paradan para kazanmak isteyen yatırımcılardır.

              Onların isteklerine boyun eğmek korkunç bir kayıptır. İstemedikleri şeyler yapmak da, tekrar kaçmalarına sebep olmaktır.  O halde yapılması gereken şey; Üretime, yatırım yapacakların desteklenmesidir.

              Üretime yatırım yapan KOBİ ler ve MİKRO işletmeler hiçbir sıkıntı ve krizde ülkemizi terk edemezler. Terk edenler ise paradan, para kazanmayı düşünen, Büyük yatırımcı dediklerimiz dir. Bunların istihdamdaki payı ise, %23 dür.

                Anlata biliyor muyum?

              Ülkenin yükünü çekenler, işsizliği önleyenler, Kobiler ve Mikro işletmeler iken, kaymağını yiyenler ve paradan para kazananlar ise Büyük işletmelerdir.

           İşte o büyük işletmeler her türlü teşvik ve hibeleri alırlarken ve paradan para kazanmayı amaç edinmişlerken; siz hala onlara çağrıda bulunuyorsunuz ve onlara cazip teklifler sunuyorsunuz.

            Devletimizin, dışarıya olan borcunun da 330 Milyar, dolarlık kısmı bu büyük  işletmelerin borcudur. Sadece 150 Milyar dolarlık kısmı, Devletimizin kendisinin borcudur. Bize kambur olan ve devletimize yük olanlar Büyük işletmeler iken, hala kurtuluşu onlar sayesinde sağlayacağınızı zannediyorsunuz.

             Çözüm diyorum, çözüm.

              Çözüm Kobilere ve Mikro işletmelere yatırım yapmakla olacaktır. Bunların hiç birisi dövizi yurt dışına kaçıramazlar. Hiç birisi Devlete ihanet edemezler. Hiç birisi işletmelerini kolay kolay yurt dışına kaçıramazlar ya da kapatamazlar.

              İşletmelerini ve paralarını yurt dışına kaçıranlara ve işletmelerini kapatanlara bir bakınız. Hepsi Devletten teşvik almış, hibe almış büyük işletmelerdir.

               Yine söylüyorum Hiçbir işletmeye finansal destek yapılmamalıdır. Onların ürettiklerine ve ihraç ettiklerine prim verilmelidir.

              Yukarıdaki efendiler sizlere sesleniyorum. Bizler vücudun ayak parmak uçlarındaki kılcal damarlar gibiyiz, bizi algılamakta zorlandığınızdan dolayı, vücudumuz yarı felç geçiriyor. Vücudun atar damarındaki kanı ise, birileri poşetlere aktarmaya devam ediyor. Siz ise kurtuluşu o kanımızı emenlerde zannediyorsunuz. Bize kulak veriniz bizden gelen sinyalleri dikkate alınız.

             Hastaneleri çoğaltmak yerine, hasta olmayı engellemek zorundasınız.

               Ceza evlerini artırmak yerine, suç işlemeyi önlemek zorundasınız.

              Döviz, tahvil, faiz, şeytan üçgenine prim vermek yerine; üretime önem vermek zorundasınız.

               Kredi dağıtmak, teşvik vermek yerine, işletmeleri krediye muhtaç durumdan kurtarmak, onların üretimlerine prim vermek zorundasınız.

              Eyyy efendiler, kurtuluşumuz, KOBİ lerin ve MİKRO işletmeleri n, SGK ve BAĞKUR primlerini kaldırarak ve onlara otuz yıl sonra emekli ikramiyesi vererek olacaktır. Çağrıda bulunduğunuz kan emicilerin, desteklediğiniz hibe ve teşvik verdiğiniz, keselerini sizin büyüttüğünüz; paradan para kazananlar kurtuluşumuz değil mezar kazıcılarımız olacaktır.

            Bizden söylemesi, yine yanlışlardasınız. Kurtuluşumuz üretime yatırım yapanlardadır.

                      HAYIRLI BAYRAMLAR.                       Mehmet Kızılaslan 2018-08-19

 


 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.