Mehmet Kızılaslan
Köşe Yazarı
Mehmet Kızılaslan
 

EN NİHAYET AMAÇLARINA ULAŞMAYA BAŞLADILAR

Düşünsenize, çalıştığı ekmek parası kazandığı Kütahya Tavşanlı’daki şantiyede,  bayrak yaktığı iddia edilen insanlar geri zekâlı mıdır? Yerinden yurdundan topraklarından kalkıp gelsin. Çoluğuna, çocuğuna, ekmek parası kazanmaya başka yerlerde başlasın. Gurbette olduğuna mı yansın. Göçüp geldiği topraklardan terörden kaçtığı halde, geldiği şehirlerde terörist sayılmasına mı yansın. Diken üstünde yaşasın. Üstüne üstlük bayrak yaksın! Siz buna inanıyor musunuz? Bu akıllı bir insanın yapacağı iş mi? Bu duruma geri zekâlılar bile inanmazlar. Peki, Kütahya Tavşanlı da ne oldu? İnanın, körüklenen düşmanlığın sonucu, ekmek parası için çalışmaya gelen, masum insanlar, yakılarak ya da linç edilerek öldürülmek istendi. Günahtır, yazıktır, ayıptır, suçtur, bu insanlık dışı olay. İddialara göre Tavşanının Dağçeşme mahallesinde bir inşaat da çalışmakta olan Doğu ve Güneydoğu kökenli yaklaşık 50 kişiden bazılarının Türk Bayrağını yaktıkları öne sürülmüş. Bunu duyan ilçe sakinleri ilk olarak inşaat alanına giderler. İşçilere saldırırlar. İşçilerin barakalarını yakarlar. Olaya müdahale eden polisler işçileri gözaltına alırlar. işçilerin kendilerine verilmesini isteyen 750 ye yakın vatandaş polise de saldırırlar iki polisin yaralanmasına sebep olurlar. Biber gazı ile dağıtılan halk, Kaymakamın konuşmasından sonra gece saat üçte dağılırlar ve olaylar yatışır. Gözaltına alınan işçiler ise, “ Kendi astığımız bayrağı niye yakalım. Kaynak makinesinden sıçrayan kıvılcımla yandı. Biz söndürdük” diye ifade verirler ve serbest bırakılarak memleketine gönderilirler. Olay bu kadar basit değil. Olay ülke insanının parçalanması, bölünmesi ve düşmanlığın her yere sirayet etmesidir. Ve ülke insanımızın geldiği düşmanlık noktasıdır. Şimdi sorarım sizlere, son zamanlardaki bazı mitinglerde, ayaklar altına alınan Türk bayraklarını neden görmezsiniz? Üzerine basılmış oturulmuş bayrakları neden görmezsiniz? Madem bu kadar bayrağa saygılısınız da, üzerinde çekirdek kabukları ile birlikte çöpe atılan bayrakları neden görmezsiniz? İsterseniz aynı Kütahya’nın diğer olaylara duyarsızlığına bir bakalım. Ey Kütahya’nın duyarlı insanları, domuz bağı ile bağlanıp tecavüz edilen çocuğu neden görmediniz sustunuz? 18 kişi, küçük kız çocuğuna tecavüz ederken neredeydiniz, neden sustunuz? Boşandığı kocası tarafından dövülerek tecavüz edilen kadın için neden mücadele etmediniz? Abisinin tecavüzüne dayanamayan intihar eden, kadın için neden sustunuz? Demek ki sizler bir pravakasyonun oyuncakları oldunuz. Neden mi çünkü sizler, bir çok toplumun aşağılık kabul ettiği, günah saydığı, olayları görmezden geldiniz. Elinizle, dilinizle, yüreğinizle, karşı durmanız emredilen, konulara kayıtsız kaldınız. İşte efendiler ülkemizin geldiği nokta. Kardeşi kardeşe düşman et. Böl, parçala ve kolay yönet. Yazıklar olsun bizlere, biz bu oyunları bile görmekten aciz kaldık. Gün birlik ve beraberliğin korunma günüdür. Gün PKK ile, masum, doğu ve güneydoğu lu kardeşlerimizi ayırma, masum olanlarla kucaklaşma günüdür. Saygılarımla.                                        Mehmet KIZILASLAN 2016-06-02
Ekleme Tarihi: 02 Haziran 2016 - Perşembe

EN NİHAYET AMAÇLARINA ULAŞMAYA BAŞLADILAR

Düşünsenize, çalıştığı ekmek parası kazandığı Kütahya Tavşanlı’daki şantiyede,  bayrak yaktığı iddia edilen insanlar geri zekâlı mıdır?

Yerinden yurdundan topraklarından kalkıp gelsin. Çoluğuna, çocuğuna, ekmek parası kazanmaya başka yerlerde başlasın. Gurbette olduğuna mı yansın. Göçüp geldiği topraklardan terörden kaçtığı halde, geldiği şehirlerde terörist sayılmasına mı yansın. Diken üstünde yaşasın. Üstüne üstlük bayrak yaksın!

Siz buna inanıyor musunuz?

Bu akıllı bir insanın yapacağı iş mi?

Bu duruma geri zekâlılar bile inanmazlar.

Peki, Kütahya Tavşanlı da ne oldu?

İnanın, körüklenen düşmanlığın sonucu, ekmek parası için çalışmaya gelen, masum insanlar, yakılarak ya da linç edilerek öldürülmek istendi.

Günahtır, yazıktır, ayıptır, suçtur, bu insanlık dışı olay.

İddialara göre Tavşanının Dağçeşme mahallesinde bir inşaat da çalışmakta olan Doğu ve Güneydoğu kökenli yaklaşık 50 kişiden bazılarının Türk Bayrağını yaktıkları öne sürülmüş. Bunu duyan ilçe sakinleri ilk olarak inşaat alanına giderler. İşçilere saldırırlar. İşçilerin barakalarını yakarlar. Olaya müdahale eden polisler işçileri gözaltına alırlar. işçilerin kendilerine verilmesini isteyen 750 ye yakın vatandaş polise de saldırırlar iki polisin yaralanmasına sebep olurlar. Biber gazı ile dağıtılan halk, Kaymakamın konuşmasından sonra gece saat üçte dağılırlar ve olaylar yatışır.

Gözaltına alınan işçiler ise, “ Kendi astığımız bayrağı niye yakalım. Kaynak makinesinden sıçrayan kıvılcımla yandı. Biz söndürdük” diye ifade verirler ve serbest bırakılarak memleketine gönderilirler.

Olay bu kadar basit değil. Olay ülke insanının parçalanması, bölünmesi ve düşmanlığın her yere sirayet etmesidir.

Ve ülke insanımızın geldiği düşmanlık noktasıdır.

Şimdi sorarım sizlere, son zamanlardaki bazı mitinglerde, ayaklar altına alınan Türk bayraklarını neden görmezsiniz?

Üzerine basılmış oturulmuş bayrakları neden görmezsiniz?

Madem bu kadar bayrağa saygılısınız da, üzerinde çekirdek kabukları ile birlikte çöpe atılan bayrakları neden görmezsiniz?

İsterseniz aynı Kütahya’nın diğer olaylara duyarsızlığına bir bakalım.

Ey Kütahya’nın duyarlı insanları, domuz bağı ile bağlanıp tecavüz edilen çocuğu neden görmediniz sustunuz?

18 kişi, küçük kız çocuğuna tecavüz ederken neredeydiniz, neden sustunuz?

Boşandığı kocası tarafından dövülerek tecavüz edilen kadın için neden mücadele etmediniz? Abisinin tecavüzüne dayanamayan intihar eden, kadın için neden sustunuz?

Demek ki sizler bir pravakasyonun oyuncakları oldunuz. Neden mi çünkü sizler, bir çok toplumun aşağılık kabul ettiği, günah saydığı, olayları görmezden geldiniz.

Elinizle, dilinizle, yüreğinizle, karşı durmanız emredilen, konulara kayıtsız kaldınız.

İşte efendiler ülkemizin geldiği nokta. Kardeşi kardeşe düşman et. Böl, parçala ve kolay yönet. Yazıklar olsun bizlere, biz bu oyunları bile görmekten aciz kaldık.

Gün birlik ve beraberliğin korunma günüdür. Gün PKK ile, masum, doğu ve güneydoğu lu kardeşlerimizi ayırma, masum olanlarla kucaklaşma günüdür. Saygılarımla.

                                       Mehmet KIZILASLAN 2016-06-02

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.