Mehmet Kızılaslan
Köşe Yazarı
Mehmet Kızılaslan
 

İKİNCİ ÜÇÜNCÜ DALGA GELMEYECEK

15 Tem15 Temmuz İKİNCİ ÜÇÜNCÜ DALGA GELMEYECEK 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, “tehlike henüz geçmedi demokrasi mitingine devam ediyoruz” söylemleri ile milletin, sokağa dökülmesinin de karşısındaydım. Bu gün ikinci, üçüncü dalga gelecek söylentileri ile toplumda kaos yaratılmasının da karşısındayım. Çok iyi biliyorum ki, ülkemizin düşmanları hiçbir zaman yenildik kenara çekilelim demeyecekler. Ancak toplumu zinde tutmak amacıyla piyasalarda kaoslara sebep olacak söylentileri yaymanın da düşmanca olduğunu düşünüyorum. Vatan hainlerine karşı zinde olmak, uyanık olmak başka, piyasaları durgunluğa sevke eden ve toplumda paniğe yol açan tuzaklara alet olmak bambaşka şey. 15 Temmuz gecesi sokağa dökülen ve darbecilere ölümüne meydan okuyan Milletimiz önceden organize edilmişler miydi? Hayır. O halde Hiç organize edilmedikleri halde, iç ve dış düşmanlara karşı topyekun, demokrasinin yanında yer alan, darbecilere ölümleri pahasına karşı koyan insanımızı, ikinci dalga geliyor, üçüncü dalga gelecek, sözleri ile korkutarak, ne yapmak isteniyor? Fetö terör örgütünün gücünün yenilmez olduğumu anlatılmak isteniyor? Yoksa ABD, İngiltere ve Almanya’nın yenilmezlikleri mi işleniyor? Hayır, bunların yenilebilirliğini biz kurtuluş savaşımızda görmüş ve bütün dünyaya göstermiştik.Burada amaç, piyasaları kilitlemek insanımızı ticaretten, alışverişten, üretimden ve yatırımlardan uzaklaştırmaktır. Hatta, 15 Temmuz gecesinde bazılarının yiyecek stokları yaptıkları gibi, gizli, gizli yiyecek stoku yaptırıp işgali bekletmektir. Efendiler birçoklarınız, toplum psikolojisi ile olsa gerek, yapılan bazı şeyleri hiç sorgulamadan yaşıyoruz. Yaptığımız her hareket bir sonraki süreç içinde nelere mal olacak çok iyi düşünmek zorundayız. Darbecilere karşı silahlı savaş kazanılmıştır. Artık ekonomik savaş zamanıdır. Tekrar söylüyorum piyasaları zora sokacak her söylemden ve eylemden uzak durmak zorundayız. Çocukluğumuzdan beri, TRT 1 de, Amerikan kovboy filmleri izleriz. Bu filmlerin sonunda ne kadar Kızılderili katliamı yapsalar da, onlar yani Amerikalılar, haklı ve güçlüdürler. Beyinlerimize bunu kazıdılar. Bizlerde, iyi ya da kötü niyetli yaptığımız açıklamalarla, Fetö teröristlerinin ve arkasındakilerin yenilmezliklerini, insanımızın beynine işlenmesini sağlamayalım. Yenildiler, yenilecekler, yeneceğiz. Çünkü biz her şeyden önce Yeni bir din yaratanlarla savaşıyoruz. Diğer yandan Allah Dinini bizimle birlikte koruyor. Şimdi, sıra ekonomik savaşta. Hepimiz ama hepimiz yeniden üretim için, kalkınma için, ticaret ve tanıtım için, mücadele vereceğiz. Diğer yandan 17-25 Aralık ve 15 Temmuz Darbe girişimini yapan Fetö Terör örgütü ve onu kullanıp, yöneten küresel irade, muhakkak boş durmayacaktır. Bizlerde elbette teyakkuzda ve uyanık olacağız. Darbe ve kargaşa uyarısı yapıyormuş gibi davranıp, korku ve panik yayanlara karşı da uyanık olmak zorundayız. Ayrıca Fetöcü diye içeri atılan, suçu ispatlanmamış, fabrika sahibi kişileri, kontrollü serbestlik ve yanlarına gözlemci verilerek, bu firmaların üretimlerinin aksamaması için gereken yapılmalıdır. Üretim ve ihracatlarının aksaması ve işçilerin çıkarılması engellenmelidir. Kaş yaparken göz çıkarılmamalıdır. Ekonomi, yeni işletmeler kurulmasından çok, kurulu işletmelerin üretimlerinin artırılması ve engellenmemesi ile daha kolay kurtarılır. Saygılar.                           Mehmet Kızılaslan 2016-09-29    darbe girişiminden sonra, “tehlike henüz geçmedi demokrasi mitingine devam ediyoruz” söylemleri ile milletin, sokağa dökülmesinin de karşısındaydım. Bu gün ikinci, üçüncü dalga gelecek söylentileri ile toplumda kaos yaratılmasının da karşısındayım. Çok iyi biliyorum ki, ülkemizin düşmanları hiçbir zaman yenildik kenara çekilelim demeyecekler. Ancak toplumu zinde tutmak amacıyla piyasalarda kaoslara sebep olacak söylentileri yaymanın da düşmanca olduğunu düşünüyorum. Vatan hainlerine karşı zinde olmak, uyanık olmak başka, piyasaları durgunluğa sevke eden ve toplumda paniğe yol açan tuzaklara alet olmak bambaşka şey. 15 Temmuz gecesi sokağa dökülen ve darbecilere ölümüne meydan okuyan Milletimiz önceden organize edilmişler miydi? Hayır. O halde Hiç organize edilmedikleri halde, iç ve dış düşmanlara karşı topyekun, demokrasinin yanında yer alan, darbecilere ölümleri pahasına karşı koyan insanımızı, ikinci dalga geliyor, üçüncü dalga gelecek, sözleri ile korkutarak, ne yapmak isteniyor? Fetö terör örgütünün gücünün yenilmez olduğumu anlatılmak isteniyor? Yoksa ABD, İngiltere ve Almanya’nın yenilmezlikleri mi işleniyor? Hayır, bunların yenilebilirliğini biz kurtuluş savaşımızda görmüş ve bütün dünyaya göstermiştik. Burada amaç, piyasaları kilitlemek insanımızı ticaretten, alışverişten, üretimden ve yatırımlardan uzaklaştırmaktır. Hatta, 15 Temmuz gecesinde bazılarının yiyecek stokları yaptıkları gibi, gizli, gizli yiyecek stoku yaptırıp işgali bekletmektir. Efendiler birçoklarınız, toplum psikolojisi ile olsa gerek, yapılan bazı şeyleri hiç sorgulamadan yaşıyoruz. Yaptığımız her hareket bir sonraki süreç içinde nelere mal olacak çok iyi düşünmek zorundayız. Darbecilere karşı silahlı savaş kazanılmıştır. Artık ekonomik savaş zamanıdır. Tekrar söylüyorum piyasaları zora sokacak her söylemden ve eylemden uzak durmak zorundayız. Çocukluğumuzdan beri, TRT 1 de, Amerikan kovboy filmleri izleriz. Bu filmlerin sonunda ne kadar Kızılderili katliamı yapsalar da, onlar yani Amerikalılar, haklı ve güçlüdürler. Beyinlerimize bunu kazıdılar. Bizlerde, iyi ya da kötü niyetli yaptığımız açıklamalarla, Fetö teröristlerinin ve arkasındakilerin yenilmezliklerini, insanımızın beynine işlenmesini sağlamayalım. Yenildiler, yenilecekler, yeneceğiz. Çünkü biz her şeyden önce Yeni bir din yaratanlarla savaşıyoruz. Diğer yandan Allah Dinini bizimle birlikte koruyor. Şimdi, sıra ekonomik savaşta. Hepimiz ama hepimiz yeniden üretim için, kalkınma için, ticaret ve tanıtım için, mücadele vereceğiz. Diğer yandan 17-25 Aralık ve 15 Temmuz Darbe girişimini yapan Fetö Terör örgütü ve onu kullanıp, yöneten küresel irade, muhakkak boş durmayacaktır. Bizlerde elbette teyakkuzda ve uyanık olacağız. Darbe ve kargaşa uyarısı yapıyormuş gibi davranıp, korku ve panik yayanlara karşı da uyanık olmak zorundayız. Ayrıca Fetöcü diye içeri atılan, suçu ispatlanmamış, fabrika sahibi kişileri, kontrollü serbestlik ve yanlarına gözlemci verilerek, bu firmaların üretimlerinin aksamaması için gereken yapılmalıdır. Üretim ve ihracatlarının aksaması ve işçilerin çıkarılması engellenmelidir. Kaş yaparken göz çıkarılmamalıdır. Ekonomi, yeni işletmeler kurulmasından çok, kurulu işletmelerin üretimlerinin artırılması ve engellenmemesi ile daha kolay kurtarılır. Saygılar.                           Mehmet Kızılaslan 2016-09-29     
Ekleme Tarihi: 29 Eylül 2016 - Perşembe

İKİNCİ ÜÇÜNCÜ DALGA GELMEYECEK

15 Tem15 Temmuz İKİNCİ ÜÇÜNCÜ DALGA GELMEYECEK

15 Temmuz darbe girişiminden sonra, “tehlike henüz geçmedi demokrasi mitingine devam ediyoruz” söylemleri ile milletin, sokağa dökülmesinin de karşısındaydım. Bu gün ikinci, üçüncü dalga gelecek söylentileri ile toplumda kaos yaratılmasının da karşısındayım.

Çok iyi biliyorum ki, ülkemizin düşmanları hiçbir zaman yenildik kenara çekilelim demeyecekler.

Ancak toplumu zinde tutmak amacıyla piyasalarda kaoslara sebep olacak söylentileri yaymanın da düşmanca olduğunu düşünüyorum.

Vatan hainlerine karşı zinde olmak, uyanık olmak başka, piyasaları durgunluğa sevke eden ve toplumda paniğe yol açan tuzaklara alet olmak bambaşka şey.

15 Temmuz gecesi sokağa dökülen ve darbecilere ölümüne meydan okuyan Milletimiz önceden organize edilmişler miydi?

Hayır. O halde Hiç organize edilmedikleri halde, iç ve dış düşmanlara karşı topyekun, demokrasinin yanında yer alan, darbecilere ölümleri pahasına karşı koyan insanımızı, ikinci dalga geliyor, üçüncü dalga gelecek, sözleri ile korkutarak, ne yapmak isteniyor?

Fetö terör örgütünün gücünün yenilmez olduğumu anlatılmak isteniyor? Yoksa ABD, İngiltere ve Almanya’nın yenilmezlikleri mi işleniyor?

Hayır, bunların yenilebilirliğini biz kurtuluş savaşımızda görmüş ve bütün dünyaya göstermiştik.Burada amaç, piyasaları kilitlemek insanımızı ticaretten, alışverişten, üretimden ve yatırımlardan uzaklaştırmaktır. Hatta, 15 Temmuz gecesinde bazılarının yiyecek stokları yaptıkları gibi, gizli, gizli yiyecek stoku yaptırıp işgali bekletmektir.

Efendiler birçoklarınız, toplum psikolojisi ile olsa gerek, yapılan bazı şeyleri hiç sorgulamadan yaşıyoruz. Yaptığımız her hareket bir sonraki süreç içinde nelere mal olacak çok iyi düşünmek zorundayız.

Darbecilere karşı silahlı savaş kazanılmıştır. Artık ekonomik savaş zamanıdır.

Tekrar söylüyorum piyasaları zora sokacak her söylemden ve eylemden uzak durmak zorundayız.

Çocukluğumuzdan beri, TRT 1 de, Amerikan kovboy filmleri izleriz. Bu filmlerin sonunda ne kadar Kızılderili katliamı yapsalar da, onlar yani Amerikalılar, haklı ve güçlüdürler. Beyinlerimize bunu kazıdılar.

Bizlerde, iyi ya da kötü niyetli yaptığımız açıklamalarla, Fetö teröristlerinin ve arkasındakilerin yenilmezliklerini, insanımızın beynine işlenmesini sağlamayalım.

Yenildiler, yenilecekler, yeneceğiz. Çünkü biz her şeyden önce Yeni bir din yaratanlarla savaşıyoruz. Diğer yandan Allah Dinini bizimle birlikte koruyor.

Şimdi, sıra ekonomik savaşta. Hepimiz ama hepimiz yeniden üretim için, kalkınma için, ticaret ve tanıtım için, mücadele vereceğiz.

Diğer yandan 17-25 Aralık ve 15 Temmuz Darbe girişimini yapan Fetö Terör örgütü ve onu kullanıp, yöneten küresel irade, muhakkak boş durmayacaktır. Bizlerde elbette teyakkuzda ve uyanık olacağız. Darbe ve kargaşa uyarısı yapıyormuş gibi davranıp, korku ve panik yayanlara karşı da uyanık olmak zorundayız.

Ayrıca Fetöcü diye içeri atılan, suçu ispatlanmamış, fabrika sahibi kişileri, kontrollü serbestlik ve yanlarına gözlemci verilerek, bu firmaların üretimlerinin aksamaması için gereken yapılmalıdır. Üretim ve ihracatlarının aksaması ve işçilerin çıkarılması engellenmelidir. Kaş yaparken göz çıkarılmamalıdır.

Ekonomi, yeni işletmeler kurulmasından çok, kurulu işletmelerin üretimlerinin artırılması ve engellenmemesi ile daha kolay kurtarılır. Saygılar.

                          Mehmet Kızılaslan 2016-09-29   

darbe girişiminden sonra, “tehlike henüz geçmedi demokrasi mitingine devam ediyoruz” söylemleri ile milletin, sokağa dökülmesinin de karşısındaydım. Bu gün ikinci, üçüncü dalga gelecek söylentileri ile toplumda kaos yaratılmasının da karşısındayım.

Çok iyi biliyorum ki, ülkemizin düşmanları hiçbir zaman yenildik kenara çekilelim demeyecekler.

Ancak toplumu zinde tutmak amacıyla piyasalarda kaoslara sebep olacak söylentileri yaymanın da düşmanca olduğunu düşünüyorum.

Vatan hainlerine karşı zinde olmak, uyanık olmak başka, piyasaları durgunluğa sevke eden ve toplumda paniğe yol açan tuzaklara alet olmak bambaşka şey.

15 Temmuz gecesi sokağa dökülen ve darbecilere ölümüne meydan okuyan Milletimiz önceden organize edilmişler miydi?

Hayır. O halde Hiç organize edilmedikleri halde, iç ve dış düşmanlara karşı topyekun, demokrasinin yanında yer alan, darbecilere ölümleri pahasına karşı koyan insanımızı, ikinci dalga geliyor, üçüncü dalga gelecek, sözleri ile korkutarak, ne yapmak isteniyor?

Fetö terör örgütünün gücünün yenilmez olduğumu anlatılmak isteniyor? Yoksa ABD, İngiltere ve Almanya’nın yenilmezlikleri mi işleniyor?

Hayır, bunların yenilebilirliğini biz kurtuluş savaşımızda görmüş ve bütün dünyaya göstermiştik. Burada amaç, piyasaları kilitlemek insanımızı ticaretten, alışverişten, üretimden ve yatırımlardan uzaklaştırmaktır. Hatta, 15 Temmuz gecesinde bazılarının yiyecek stokları yaptıkları gibi, gizli, gizli yiyecek stoku yaptırıp işgali bekletmektir.

Efendiler birçoklarınız, toplum psikolojisi ile olsa gerek, yapılan bazı şeyleri hiç sorgulamadan yaşıyoruz. Yaptığımız her hareket bir sonraki süreç içinde nelere mal olacak çok iyi düşünmek zorundayız.

Darbecilere karşı silahlı savaş kazanılmıştır. Artık ekonomik savaş zamanıdır.

Tekrar söylüyorum piyasaları zora sokacak her söylemden ve eylemden uzak durmak zorundayız.

Çocukluğumuzdan beri, TRT 1 de, Amerikan kovboy filmleri izleriz. Bu filmlerin sonunda ne kadar Kızılderili katliamı yapsalar da, onlar yani Amerikalılar, haklı ve güçlüdürler. Beyinlerimize bunu kazıdılar.

Bizlerde, iyi ya da kötü niyetli yaptığımız açıklamalarla, Fetö teröristlerinin ve arkasındakilerin yenilmezliklerini, insanımızın beynine işlenmesini sağlamayalım.

Yenildiler, yenilecekler, yeneceğiz. Çünkü biz her şeyden önce Yeni bir din yaratanlarla savaşıyoruz. Diğer yandan Allah Dinini bizimle birlikte koruyor.

Şimdi, sıra ekonomik savaşta. Hepimiz ama hepimiz yeniden üretim için, kalkınma için, ticaret ve tanıtım için, mücadele vereceğiz.

Diğer yandan 17-25 Aralık ve 15 Temmuz Darbe girişimini yapan Fetö Terör örgütü ve onu kullanıp, yöneten küresel irade, muhakkak boş durmayacaktır. Bizlerde elbette teyakkuzda ve uyanık olacağız. Darbe ve kargaşa uyarısı yapıyormuş gibi davranıp, korku ve panik yayanlara karşı da uyanık olmak zorundayız.

Ayrıca Fetöcü diye içeri atılan, suçu ispatlanmamış, fabrika sahibi kişileri, kontrollü serbestlik ve yanlarına gözlemci verilerek, bu firmaların üretimlerinin aksamaması için gereken yapılmalıdır. Üretim ve ihracatlarının aksaması ve işçilerin çıkarılması engellenmelidir. Kaş yaparken göz çıkarılmamalıdır.

Ekonomi, yeni işletmeler kurulmasından çok, kurulu işletmelerin üretimlerinin artırılması ve engellenmemesi ile daha kolay kurtarılır. Saygılar.

                          Mehmet Kızılaslan 2016-09-29   

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.