Mehmet Kızılaslan
Köşe Yazarı
Mehmet Kızılaslan
 

İŞSİZLİĞİ ÖNLEMEK İSTİYORSANIZ

İşsizliği bu şekilde bölük pörçük yöntemlerle, seferberlik ilan etseniz de önleyemezsiniz. “2016 Aralık ayında, çalıştırdığınız eleman sayısından bir fazla elaman daha alırsanız onun sigortasını biz ödüyoruz” diye açtığınız son kampanyanın başarıya ulaşabilmesi için, öncelikle iş yerlerinin işçiye ihtiyacının olması gerekmez mi? Eğer iş yerinin işçiye ihtiyacı yoksa maaşını da siz verseniz o işyeri sahibi işçi alamaz. Aldığı işçi orta yerde gezindikçe rahatsızlık verir. Maaşını nasıl ödeyeceğini düşünürken, işverenin morali bozulur. Bir kez de Allah rızası için kendi danışmanlarınızın dışında birilerinin fikirlerine kulak veriniz. Çareleri uygulamakta geç kaldıkça, çözülebilecek sorunların bile çözümsüzleştiğini göremiyorsunuz. Şimdi size söyleyeceğim yöntemleri de sizler, 5-10 yıl sonra uygulamak zorunda kalacaksınız, ama bugün uygulamanız halinde çare olacak sistem, 10 yıl sonra uygulamaya kalktığınızda kangren olmuş yaraya merhem olmayacaktır. Çünkü iş yeri açacak müteşebbis bile bulamayacaksınız. Söylediğim bu işsizliği önleme yöntemini bu gün uyguladığınızda çare olacaktır. Gecikmeniz halinde dağıttığınız kaynakların boşa gitmesinden başka hiçbir işe yaramadığı gibi mumla müteşebbis ruh arayacaksınız. İşsizliği önlemek için şimdi yapmanız gerekenleri yazıyorum. 1-      Kendi işyerini açacak kişilerin Sosyal güvenlik primlerini devlet ödemelidir. 2-      Bu iş yerinde çalışacak işçilerin sosyal güvenlik primlerini de devlet ödemelidir. 3-      İş yerlerinden emekli olacak olan, işçilerin emekli ikramiyelerini de devlet ödemelidir. 4-      Uluslar arası patent anlaşmaları en az 10 yıl görmezden gelinmelidir. 5-      İş yerlerinde çalışacak işçilerin belgelendirilme işlemleri, 10 yıla yayılmalıdır. 6-      İş yeri açma ruhsat ve harçları sıfır bedele çekilmeli. İşçi çalıştıracak her iş yerine belgeler tek elden ve bedelsiz verilmelidir. 7-      Üretimin ve pazarlamanın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Bu son yazdığım madde önü, sonu açık bir maddedir. Bunun içine temizlik vergilerinden tutunuzda, tabela vergilerine kadar her şey girer. Belediyeler bu bedelleri yok saysalar, acaba iş yapacak ve ürettiğini satacak bir kimse başardıkça parasını iş yerlerinden başka yerlere mi aktarırlar yoksa işyerlerini büyüterek daha fazla işçi mi çalıştırırlar?  Yukarıda yazdığım maddeleri hemen uyguladığınız halde işe yarayacak ve işsizliğe çare olacaktır. Eğer 10 yıl sonra uygulamak zorunda kalacak olursanız, biliniz ki müteşebbis ruh kalmayacağından, belki de Cumhuriyetin ilk 10 yılında olduğu gibi, bütün iş yerlerini devlet olarak sizler açmak zorunda kalacaksınız. Günümüz toplumlarında devletler milletlerinin hayatlarını kolaylaştırmak zorundadırlar. Orta çağlarda olduğu gibi millet ne yaparsa yapsın, bize vergisini versin diyemezsiniz. “Komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir” demek lafla olmaz. Üreten çalışan her kesin önü açılmazsa, hatta sırtına binilirse, biliniz ki işsizliği ortadan kaldıramazsınız. Adaleti sağlayamazsınız. Hırsızlığı, çalmayı, çırpmayı önleyemezsiniz. Biliyorsunuz ki Aç köpek fırın deler. Ülkemin en büyük sorunu işsizliktir. İşsizliğin önündeki en büyük engel de Devlet ve onun geri kalmış, özel sektöre düşman bürokratlarıdır.                   Mehmet Kızılaslan 2017-03-16         
Ekleme Tarihi: 16 Mart 2017 - Perşembe

İŞSİZLİĞİ ÖNLEMEK İSTİYORSANIZ

İşsizliği bu şekilde bölük pörçük yöntemlerle, seferberlik ilan etseniz de önleyemezsiniz. “2016 Aralık ayında, çalıştırdığınız eleman sayısından bir fazla elaman daha alırsanız onun sigortasını biz ödüyoruz” diye açtığınız son kampanyanın başarıya ulaşabilmesi için, öncelikle iş yerlerinin işçiye ihtiyacının olması gerekmez mi?

Eğer iş yerinin işçiye ihtiyacı yoksa maaşını da siz verseniz o işyeri sahibi işçi alamaz. Aldığı işçi orta yerde gezindikçe rahatsızlık verir. Maaşını nasıl ödeyeceğini düşünürken, işverenin morali bozulur.

Bir kez de Allah rızası için kendi danışmanlarınızın dışında birilerinin fikirlerine kulak veriniz. Çareleri uygulamakta geç kaldıkça, çözülebilecek sorunların bile çözümsüzleştiğini göremiyorsunuz.

Şimdi size söyleyeceğim yöntemleri de sizler, 5-10 yıl sonra uygulamak zorunda kalacaksınız, ama bugün uygulamanız halinde çare olacak sistem, 10 yıl sonra uygulamaya kalktığınızda kangren olmuş yaraya merhem olmayacaktır. Çünkü iş yeri açacak müteşebbis bile bulamayacaksınız.

Söylediğim bu işsizliği önleme yöntemini bu gün uyguladığınızda çare olacaktır. Gecikmeniz halinde dağıttığınız kaynakların boşa gitmesinden başka hiçbir işe yaramadığı gibi mumla müteşebbis ruh arayacaksınız.

İşsizliği önlemek için şimdi yapmanız gerekenleri yazıyorum.

1-      Kendi işyerini açacak kişilerin Sosyal güvenlik primlerini devlet ödemelidir.

2-      Bu iş yerinde çalışacak işçilerin sosyal güvenlik primlerini de devlet ödemelidir.

3-      İş yerlerinden emekli olacak olan, işçilerin emekli ikramiyelerini de devlet ödemelidir.

4-      Uluslar arası patent anlaşmaları en az 10 yıl görmezden gelinmelidir.

5-      İş yerlerinde çalışacak işçilerin belgelendirilme işlemleri, 10 yıla yayılmalıdır.

6-      İş yeri açma ruhsat ve harçları sıfır bedele çekilmeli. İşçi çalıştıracak her iş yerine belgeler tek elden ve bedelsiz verilmelidir.

7-      Üretimin ve pazarlamanın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

Bu son yazdığım madde önü, sonu açık bir maddedir. Bunun içine temizlik vergilerinden tutunuzda, tabela vergilerine kadar her şey girer. Belediyeler bu bedelleri yok saysalar, acaba iş yapacak ve ürettiğini satacak bir kimse başardıkça parasını iş yerlerinden başka yerlere mi aktarırlar yoksa işyerlerini büyüterek daha fazla işçi mi çalıştırırlar?

 Yukarıda yazdığım maddeleri hemen uyguladığınız halde işe yarayacak ve işsizliğe çare olacaktır. Eğer 10 yıl sonra uygulamak zorunda kalacak olursanız, biliniz ki müteşebbis ruh kalmayacağından, belki de Cumhuriyetin ilk 10 yılında olduğu gibi, bütün iş yerlerini devlet olarak sizler açmak zorunda kalacaksınız.

Günümüz toplumlarında devletler milletlerinin hayatlarını kolaylaştırmak zorundadırlar. Orta çağlarda olduğu gibi millet ne yaparsa yapsın, bize vergisini versin diyemezsiniz. “Komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir” demek lafla olmaz. Üreten çalışan her kesin önü açılmazsa, hatta sırtına binilirse, biliniz ki işsizliği ortadan kaldıramazsınız. Adaleti sağlayamazsınız. Hırsızlığı, çalmayı, çırpmayı önleyemezsiniz.

Biliyorsunuz ki Aç köpek fırın deler. Ülkemin en büyük sorunu işsizliktir. İşsizliğin önündeki en büyük engel de Devlet ve onun geri kalmış, özel sektöre düşman bürokratlarıdır.                   Mehmet Kızılaslan 2017-03-16

 

 

  

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.