Mehmet Kızılaslan
Köşe Yazarı
Mehmet Kızılaslan
 

ÜNİVERSİTELERİMİZ SINAVSIZ OLMALI

Ülkümde son üniversite sınavında, 2,5 milyon öğrenci sınava girdi. 1,5 milyonu eski, 1 milyonu, ilk kez sınava giren çocuklarımızdı. Geleceklerini üniversitelerde arayan bu gençlerimize hayatlarında başarılar dilerim. Ancak bu yapılması gerekenler konusunda birkaç şey söylemekte yarar görüyorum.          Ülkemde her sınav, bir insan israfı olmaya başladı.          Her genç, hayata değil, sınavlara kendisini hazırlamaya başladı.         Üniversite mezunlarının tamamı devletten iş bekler oldu.         Mezun olanların pek çoğu, gördükleri eğitimlerde aldıkları bilgilerin yüzde onunu dahi yaptıkları işlerde kullanamıyorlar.         Yine mezunların pek çoğu branşları dahilin de iş bulamamaktalar.         Bu veriler dahilin de gençlerimiz işsiz, gençlerimiz başarısız, gençlerimiz mutsuz görünüyor.         Peki, gençlerimiz böyle iken, ülkem ne durumda?         Ülkem de kaosun eşiğinde, insanımız da mutsuz.         Bu gidişe bir son verme mecburiyetimiz var.         Nasıl dur dememiz gerekir bu gidişe?         Öncelikle okullarımızdaki gereksiz bilgi yüklemelerine son vermemiz lazım. Yapacağı işe, yönlendireceğimiz mesleğe göre öğrencilerimize bütün gerekli bilgiler yüklenmeli, lüzumsuz olan bilgilerden gençlerimiz uzak tutulmalıdır. En önemlisi de gençlerimizin beceri ve yeteneklerine göre mesleklere yönlendirilmelidir.           Bunları nasıl yapacağız?            Mesleki Teknik eğitimin atölyeleri, var olan bütün mesleklere göre yeniden planlanıp her gencimizin ilk 4 yıllık eğitim süresince öğretmenlerinin ve ailelerinin de gözlemleri sonucu, bir yada iki yıl, o atölyelerde beceri tespit edilmeli.           Sosyal bilgiler ve sözel meslekler konusunda da, bu okullarda atölyeler açılmalı her mesleğin, Hu kuğun dahi mahkeme salonları, o gençlere açılmalı çocuklar sevdikleri branşlar da eğitim almalılar. Yetenekleri ve branşları doğrultusunda bütün derslerle donatılmalı. Gereksiz hiçbir ders yüklenmemelidir.           Üniversitelerimiz sınavsız olmalı, her isteyene,  önceden aldıkları bilgiler ve yapacakları iş için gereken dersler verilmeli, kendilerine o işte kullanacakları bilgiler yüklenmelidir. Aldıkları dersler doğrultusunda şu işi yapabilir diye belge verilmelidir.          Her ihtiyaç sahibi genç, yaşlı, ihtiyar, ihtiyaç duyduğu dersleri, istedikleri üniversitelerin amfilerinde almalı ve yeterli bilgileri aldıktan sonra seçtikleri mesleklerin belgeleri ile işlerini kurmalıdırlar.        Sosyal hayattan kopuk, gerekli, gereksiz bilgilerle donatılmış, milyonlarca üniversite mezunu iş beklemekten bunalmış, cinnet geçirirken, gerçekten işçiye ihtiyaç duyulan alanlarda eleman sıkıntısı çeken bir ülkede yaşıyoruz.       Her üniversite mezunu devlet kapısında, masa başı iş bekler durumda iken, kendi işini kurabilecek cesaret te ve bilgi birikimli gencimizin eksikliğini çekiyoruz.         Bir ülkeyi batıracak ve üretimsiz hale getirecekseniz, Benim ülkemdeki gibi eğitimi ile oynayacaksınız.  Şartlanmış okuyanlarımın da ağzına laf vermemek için, geçmişte kapatılan, okullarını kendisi yapan okulların kapatılmasından bahsetmeyeceğim.  Ülkemizin, her alanda, üreten eleman yetiştirecek olan, bir eğitim sistemine ihtiyacımız var.     Bu konuda acil tedbirler alınması dileğimle; Devletten iş bekleyen değil, kendi işini kendisinin kurabileceği, donanımlı elemanlar yetiştiren bir eğitim sistemi temennisi ile.                       Mehmet Kızılaslan 2019-06-17             
Ekleme Tarihi: 17 Haziran 2019 - Pazartesi

ÜNİVERSİTELERİMİZ SINAVSIZ OLMALI

Ülkümde son üniversite sınavında, 2,5 milyon öğrenci sınava girdi. 1,5 milyonu eski, 1 milyonu, ilk kez sınava giren çocuklarımızdı. Geleceklerini üniversitelerde arayan bu gençlerimize hayatlarında başarılar dilerim. Ancak bu yapılması gerekenler konusunda birkaç şey söylemekte yarar görüyorum.

         Ülkemde her sınav, bir insan israfı olmaya başladı.

         Her genç, hayata değil, sınavlara kendisini hazırlamaya başladı.

        Üniversite mezunlarının tamamı devletten iş bekler oldu.

        Mezun olanların pek çoğu, gördükleri eğitimlerde aldıkları bilgilerin yüzde onunu dahi yaptıkları işlerde kullanamıyorlar.

        Yine mezunların pek çoğu branşları dahilin de iş bulamamaktalar.

        Bu veriler dahilin de gençlerimiz işsiz, gençlerimiz başarısız, gençlerimiz mutsuz görünüyor.

        Peki, gençlerimiz böyle iken, ülkem ne durumda?

        Ülkem de kaosun eşiğinde, insanımız da mutsuz.

        Bu gidişe bir son verme mecburiyetimiz var.

        Nasıl dur dememiz gerekir bu gidişe?

        Öncelikle okullarımızdaki gereksiz bilgi yüklemelerine son vermemiz lazım. Yapacağı işe, yönlendireceğimiz mesleğe göre öğrencilerimize bütün gerekli bilgiler yüklenmeli, lüzumsuz olan bilgilerden gençlerimiz uzak tutulmalıdır. En önemlisi de gençlerimizin beceri ve yeteneklerine göre mesleklere yönlendirilmelidir.

          Bunları nasıl yapacağız?

           Mesleki Teknik eğitimin atölyeleri, var olan bütün mesleklere göre yeniden planlanıp her gencimizin ilk 4 yıllık eğitim süresince öğretmenlerinin ve ailelerinin de gözlemleri sonucu, bir yada iki yıl, o atölyelerde beceri tespit edilmeli.

          Sosyal bilgiler ve sözel meslekler konusunda da, bu okullarda atölyeler açılmalı her mesleğin, Hu kuğun dahi mahkeme salonları, o gençlere açılmalı çocuklar sevdikleri branşlar da eğitim almalılar. Yetenekleri ve branşları doğrultusunda bütün derslerle donatılmalı. Gereksiz hiçbir ders yüklenmemelidir.

          Üniversitelerimiz sınavsız olmalı, her isteyene,  önceden aldıkları bilgiler ve yapacakları iş için gereken dersler verilmeli, kendilerine o işte kullanacakları bilgiler yüklenmelidir. Aldıkları dersler doğrultusunda şu işi yapabilir diye belge verilmelidir.

         Her ihtiyaç sahibi genç, yaşlı, ihtiyar, ihtiyaç duyduğu dersleri, istedikleri üniversitelerin amfilerinde almalı ve yeterli bilgileri aldıktan sonra seçtikleri mesleklerin belgeleri ile işlerini kurmalıdırlar.

       Sosyal hayattan kopuk, gerekli, gereksiz bilgilerle donatılmış, milyonlarca üniversite mezunu iş beklemekten bunalmış, cinnet geçirirken, gerçekten işçiye ihtiyaç duyulan alanlarda eleman sıkıntısı çeken bir ülkede yaşıyoruz.

      Her üniversite mezunu devlet kapısında, masa başı iş bekler durumda iken, kendi işini kurabilecek cesaret te ve bilgi birikimli gencimizin eksikliğini çekiyoruz.

        Bir ülkeyi batıracak ve üretimsiz hale getirecekseniz, Benim ülkemdeki gibi eğitimi ile oynayacaksınız.  Şartlanmış okuyanlarımın da ağzına laf vermemek için, geçmişte kapatılan, okullarını kendisi yapan okulların kapatılmasından bahsetmeyeceğim.

 Ülkemizin, her alanda, üreten eleman yetiştirecek olan, bir eğitim sistemine ihtiyacımız var.

    Bu konuda acil tedbirler alınması dileğimle; Devletten iş bekleyen değil, kendi işini kendisinin kurabileceği, donanımlı elemanlar yetiştiren bir eğitim sistemi temennisi ile.

                      Mehmet Kızılaslan 2019-06-17

        

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.