Mustafa ARSLAN
Köşe Yazarı
Mustafa ARSLAN
 

BURDUR KÜLTÜR VE SANAT’IN NERESİNDE

Burdur gerçekten sanata aşina ve kültür ve sanatı kendi belleğinde özümseyecek onu bağrına basacak iller arasında yer alan iller arasında bulunmaktadır. Kendi çevresinde sanatın icrasını yapan illere uzaklığı ise tartışılır. Bu güne kadar üniversite içinde veya belediye bünyesindeki çalışmalarda bunu göremiyoruz. Esasen üzerinde durulması gereken bütün bunları uygulamak için salon eksikliğidir. Bunun en büyük eksikliği ise salon düğünlerinde yaşanmaktadır.     Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz sözlerinde yer aldığı gibi “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur” Gerçekten sanatın dallarında   ifadesini bulduğu gibi sanat aynı zamanda toplumun eğitilmesinde önemli bir unsurdur. Buna çözüm ramak bulmak toplumun yararına çalışan kurum ve kuruluşlarının asil görevlerinin biri olduğu tartışılmazdır. Elbette her şeyi devletten beklememek gerekmektedir ama çaba içinde olmak yol göstericilik görevlerini üstlenmek yerel yönetimler başta olmak üzere devletimizin asıl görevleri arasında yer alması için çalışmalar yapılmalıdır.   1986 yılında Burdur da “Türk Sanat Musikisi Derneği” kurulmuş bu işe gönül vermiş insanlar kurdukları derneğin bünyesinde bir gurup kurarak müzik icra etmeye başlamışlardır. Ne var ki bu insanlar salon ve çalışma ortamı sıkıntısı yaşadıklarından gün geçtikçe büyümeyi bir yana bırakın gerek saz gerekse solist sıkıntısı yaşadıklarından küçülmüşlerdir. Hatta dönemin yerel yönetiminde bulunan Belediye Başkanının çiçek vermesi engellendiği gerekçesi ile Belediye tarafından ayrı bir gurup oluşturulmuştur. Yani sizin koro bizim koro mantığına getirilmiştir.     Dönemin Burdur Valisi’ne ziyarete gelen Romanya maslahatgüzarı bir sohbet esnasında bu kentin kültür yaşamına renk katacak bir teklif getirmiştir. Karşılıklı kültür değişimi teklifinin ardından, “Burdur Kültür Şenlikleri” çerçevesinde halk oyunları ekipleri geldi ve kentimizin farklı noktalarında bu inanlar gösterilerini sergilediler. Sadece tek ülkeden gelmeyen gurup halk oyunları ekipleri Burdur kentinin hayatına uzun süre renk kattılar. Ama bu gün bunların yerini tesadüfen Burdur’a gelen çeşitli etkinlikler sergileyen sanat gurupları yer aldı.     Burdur da devletimizin Kültür Bakanlığı’na bağlı Kültür Müdürlüğü var ama çalışanlarının bundan dolayı suçlanması doğru değil. Aynı şekilde Turizm Müdürlüğü var. Ama nerede ise Turizmdeki sıkıntılardan dolayı kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Üniversite eğitimden yana görevlerini yapıyor ama kent yaşamında gösteri ve görsel sanatlar açısından aynı noktadaki görevlerini yerine getiriyor mu? Tartışılır. Benim gazeteci olarak burada haddimi aşarak bir kurumu yada kişiyi kırmak değil ama gazetecilikte fincancı katırlarını ürkütmeden mesafe almak mümkün değil dostlarım bu yüzden beni bağışlasınlar.     En yakın komşu ilimizde festival üzerine festival yapılıyor. Biz ise sadece gıpta ile onların bu etkinliklerini gazete sayfalarından yada internet sayfalarından okuyabiliyoruz. İşte 30 Ekim’e kadar devam edecek olan festivale Antalya Şehir Tiyatroları’nın yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Azerbaycan Bakü Belediye Şehir Tiyatrosu, KKTC Lefkoşa Belediye Tiyatrosu, KKTC Beyarmudu Belediyesi Güney Mesarya Halk Tiyatrosu, Zonguldak Belediyesi Tiyatro Topluluğu, Bartın Belediye Tiyatrosu, Sarıyer Belediye Tiyatrosu, Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Alanya Belediye Tiyatrosu, Seyhan Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Giresun Belediye Tiyatrosu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Milas Belediyesi Şehir Tiyatrosu ve Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları da katıldı.
Ekleme Tarihi: 27 Ekim 2016 - Perşembe

BURDUR KÜLTÜR VE SANAT’IN NERESİNDE

Burdur gerçekten sanata aşina ve kültür ve sanatı kendi belleğinde özümseyecek onu bağrına basacak iller arasında yer alan iller arasında bulunmaktadır. Kendi çevresinde sanatın icrasını yapan illere uzaklığı ise tartışılır. Bu güne kadar üniversite içinde veya belediye bünyesindeki çalışmalarda bunu göremiyoruz. Esasen üzerinde durulması gereken bütün bunları uygulamak için salon eksikliğidir. Bunun en büyük eksikliği ise salon düğünlerinde yaşanmaktadır.

 

  Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz sözlerinde yer aldığı gibi “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur” Gerçekten sanatın dallarında   ifadesini bulduğu gibi sanat aynı zamanda toplumun eğitilmesinde önemli bir unsurdur. Buna çözüm ramak bulmak toplumun yararına çalışan kurum ve kuruluşlarının asil görevlerinin biri olduğu tartışılmazdır. Elbette her şeyi devletten beklememek gerekmektedir ama çaba içinde olmak yol göstericilik görevlerini üstlenmek yerel yönetimler başta olmak üzere devletimizin asıl görevleri arasında yer alması için çalışmalar yapılmalıdır.

 

1986 yılında Burdur da “Türk Sanat Musikisi Derneği” kurulmuş bu işe gönül vermiş insanlar kurdukları derneğin bünyesinde bir gurup kurarak müzik icra etmeye başlamışlardır. Ne var ki bu insanlar salon ve çalışma ortamı sıkıntısı yaşadıklarından gün geçtikçe büyümeyi bir yana bırakın gerek saz gerekse solist sıkıntısı yaşadıklarından küçülmüşlerdir. Hatta dönemin yerel yönetiminde bulunan Belediye Başkanının çiçek vermesi engellendiği gerekçesi ile Belediye tarafından ayrı bir gurup oluşturulmuştur. Yani sizin koro bizim koro mantığına getirilmiştir.

 

  Dönemin Burdur Valisi’ne ziyarete gelen Romanya maslahatgüzarı bir sohbet esnasında bu kentin kültür yaşamına renk katacak bir teklif getirmiştir. Karşılıklı kültür değişimi teklifinin ardından, “Burdur Kültür Şenlikleri” çerçevesinde halk oyunları ekipleri geldi ve kentimizin farklı noktalarında bu inanlar gösterilerini sergilediler. Sadece tek ülkeden gelmeyen gurup halk oyunları ekipleri Burdur kentinin hayatına uzun süre renk kattılar. Ama bu gün bunların yerini tesadüfen Burdur’a gelen çeşitli etkinlikler sergileyen sanat gurupları yer aldı.

 

  Burdur da devletimizin Kültür Bakanlığı’na bağlı Kültür Müdürlüğü var ama çalışanlarının bundan dolayı suçlanması doğru değil. Aynı şekilde Turizm Müdürlüğü var. Ama nerede ise Turizmdeki sıkıntılardan dolayı kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Üniversite eğitimden yana görevlerini yapıyor ama kent yaşamında gösteri ve görsel sanatlar açısından aynı noktadaki görevlerini yerine getiriyor mu? Tartışılır. Benim gazeteci olarak burada haddimi aşarak bir kurumu yada kişiyi kırmak değil ama gazetecilikte fincancı katırlarını ürkütmeden mesafe almak mümkün değil dostlarım bu yüzden beni bağışlasınlar.  

 

En yakın komşu ilimizde festival üzerine festival yapılıyor. Biz ise sadece gıpta ile onların bu etkinliklerini gazete sayfalarından yada internet sayfalarından okuyabiliyoruz. İşte 30 Ekim’e kadar devam edecek olan festivale Antalya Şehir Tiyatroları’nın yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Azerbaycan Bakü Belediye Şehir Tiyatrosu, KKTC Lefkoşa Belediye Tiyatrosu, KKTC Beyarmudu Belediyesi Güney Mesarya Halk Tiyatrosu, Zonguldak Belediyesi Tiyatro Topluluğu, Bartın Belediye Tiyatrosu, Sarıyer Belediye Tiyatrosu, Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Alanya Belediye Tiyatrosu, Seyhan Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Giresun Belediye Tiyatrosu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Milas Belediyesi Şehir Tiyatrosu ve Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları da katıldı.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.