Mustafa ARSLAN
Köşe Yazarı
Mustafa ARSLAN
 

ÖFKE VE SALDIRI ÜLKEYE BİR ŞEY KAZANDIRMAZ

 Ülkemiz yakın zamanda iki ayrı seçimi bir arada gerçekleştirecek. Merhum Süleyman Demirel’in siyaset yapmak isteyenlere tavsiye yollu bir sözü vardı. Demirel’de öfkelenirdi. Ama onun süresi olmazdı. “Barışmasını bilmeyen kavga etmesin derdi.” Bu gün ise siyasetçilerin birbirlerine seçim meydanlarında söylediği sözler yenilir yutulur değil. Vatandaşın istediği siyaset yapma yöntemi ülke sorunlarını gündeme getirme üslubu bu değil daha çok sataşma yerine ekonomiden yaşam koşullarına ve gençlerin işsizliğine ve halkın üretmesine yönelik sorun çözme söylemleri olmasını istiyor. Yaşam için ulufe değil alın terinin karşılığının ödenmesi isteğidir. Elbette Ülkemizdeki demokrasinin gelişmesi ve Dünya ülkeleri arasında kalkınma ve muasır ülke medeniyeti seviyesini yakalamasıdır. Bu ülke 95 yılda çok siyasetçi gördü. Bunlar arasında renkli kişiliği olanlar halk diliyle siyaset yapanlar hatta meclis kavgalarında birbirinin kulağını ısıranların varlığından dahi söz edebilirim. Aralarında biri var ki siyaset yüzünden başına gelmedik kalmayan ancak bu dünyadan giderken bile geleceğe çok şeyler bırakan sözleri ile halen bizlere güldürecek kadar hiciv dolu sözleri hatırlayanlar tarafından tekrarlanır. Bazıları mecliste önemli kararların alınacağı bir toplantıya katılmak için yol alırken trafik kazasın da yaralanan bir vatandaşı aracına alarak hastaneye yetiştiren ve katılacağı toplantı yerine ben  vatandaşın sağlığına kavuşması halinde buradan ayrılarım. Sözleri ile takdir toplayan bu siyaset adamı Prof Dr Turan Fevzioğlu’ndan başkası değildi. Dönemin devlet adamı İsmet İnönü olarak belirtilen ancak doğruluk derecesi bilinmeyen bir olay sonucu Kırşehir’i ilçe yapan sonrasında da Osman Bölükbaşı’nı hapse atan dönemin idarecilerine beni içeri attınız ama neden benim vekil olduğum Kırşehir’i ilçe yaptınız diye sitem eden ama kızamayan siyasetçilerdendi.   Osman Bölükbaşı Türkiye Büyük Millet Meclisinin en renkli simalarından biriydi. Söylediği hiciv dolu sözleri kızdırma yerine herkesi güldürürdü. Bir gün yine meclisin kavgalı gürültülü ortamda geçen tartışmalarından sıkılan Bölükbaşı meclisin “Genelkurmay” cephesine bakan merdivenleri üzerine oturur. Aynı şekilde içeride sıkılan bir milletvekili dışarı çıkar ve Osman Bölükbaşı’nın da oturduğunu görünce sorar hayrola Osman Ağabey deyince nüktedan bir şekilde cevap verir” Bu meclisteki atlar birbirleriyle tepişiyor tekmeleri bana gelmesin diye kapıya çıktım” bu sözlerinin ne olduğunu milletvekili anladı mı anlamadı mı? Bilmiyoruz ama bu gelenek devam ediyor. Yenisi eskisi birçok siyasetçi seçim bölgesindeki alanlarda siyaset çalışması yapacak. Kavgacıların partileri tarafından değerlendirileceği sanılmaktadır. Ancak yöresinin bölgesinin hatta ülkesinin yararına projelerle siyaset yapanlar halkın olurunu alarak meclisin yolunu tutacaklardır. Küfür ve hakareti erdem sananlar yanıldıklarını anlayacaklardır. Ülkemizdeki yapılan siyaset üslubunun ise bir de Dünya ülkeleri nezdinde yansımaları olacaktır. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk İzmir’e kadar Afyon ovasından kovaladığı ve denize döktüğü Yunan Kralı Wenezilos’u aracına alarak aracı ile İzmir caddelerinde halkına karşı dostluk mesajı verebilmiştir.  
Ekleme Tarihi: 05 Mayıs 2018 - Cumartesi

ÖFKE VE SALDIRI ÜLKEYE BİR ŞEY KAZANDIRMAZ

 Ülkemiz yakın zamanda iki ayrı seçimi bir arada gerçekleştirecek. Merhum Süleyman Demirel’in siyaset yapmak isteyenlere tavsiye yollu bir sözü vardı. Demirel’de öfkelenirdi. Ama onun süresi olmazdı. “Barışmasını bilmeyen kavga etmesin derdi.” Bu gün ise siyasetçilerin birbirlerine seçim meydanlarında söylediği sözler yenilir yutulur değil. Vatandaşın istediği siyaset yapma yöntemi ülke sorunlarını gündeme getirme üslubu bu değil daha çok sataşma yerine ekonomiden yaşam koşullarına ve gençlerin işsizliğine ve halkın üretmesine yönelik sorun çözme söylemleri olmasını istiyor. Yaşam için ulufe değil alın terinin karşılığının ödenmesi isteğidir.

Elbette Ülkemizdeki demokrasinin gelişmesi ve Dünya ülkeleri arasında kalkınma ve muasır ülke medeniyeti seviyesini yakalamasıdır. Bu ülke 95 yılda çok siyasetçi gördü. Bunlar arasında renkli kişiliği olanlar halk diliyle siyaset yapanlar hatta meclis kavgalarında birbirinin kulağını ısıranların varlığından dahi söz edebilirim. Aralarında biri var ki siyaset yüzünden başına gelmedik kalmayan ancak bu dünyadan giderken bile geleceğe çok şeyler bırakan sözleri ile halen bizlere güldürecek kadar hiciv dolu sözleri hatırlayanlar tarafından tekrarlanır.

Bazıları mecliste önemli kararların alınacağı bir toplantıya katılmak için yol alırken trafik kazasın da yaralanan bir vatandaşı aracına alarak hastaneye yetiştiren ve katılacağı toplantı yerine ben  vatandaşın sağlığına kavuşması halinde buradan ayrılarım. Sözleri ile takdir toplayan bu siyaset adamı Prof Dr Turan Fevzioğlu’ndan başkası değildi. Dönemin devlet adamı İsmet İnönü olarak belirtilen ancak doğruluk derecesi bilinmeyen bir olay sonucu Kırşehir’i ilçe yapan sonrasında da Osman Bölükbaşı’nı hapse atan dönemin idarecilerine beni içeri attınız ama neden benim vekil olduğum Kırşehir’i ilçe yaptınız diye sitem eden ama kızamayan siyasetçilerdendi.

  Osman Bölükbaşı Türkiye Büyük Millet Meclisinin en renkli simalarından biriydi. Söylediği hiciv dolu sözleri kızdırma yerine herkesi güldürürdü. Bir gün yine meclisin kavgalı gürültülü ortamda geçen tartışmalarından sıkılan Bölükbaşı meclisin “Genelkurmay” cephesine bakan merdivenleri üzerine oturur. Aynı şekilde içeride sıkılan bir milletvekili dışarı çıkar ve Osman Bölükbaşı’nın da oturduğunu görünce sorar hayrola Osman Ağabey deyince nüktedan bir şekilde cevap verir” Bu meclisteki atlar birbirleriyle tepişiyor tekmeleri bana gelmesin diye kapıya çıktım” bu sözlerinin ne olduğunu milletvekili anladı mı anlamadı mı? Bilmiyoruz ama bu gelenek devam ediyor.

Yenisi eskisi birçok siyasetçi seçim bölgesindeki alanlarda siyaset çalışması yapacak. Kavgacıların partileri tarafından değerlendirileceği sanılmaktadır. Ancak yöresinin bölgesinin hatta ülkesinin yararına projelerle siyaset yapanlar halkın olurunu alarak meclisin yolunu tutacaklardır. Küfür ve hakareti erdem sananlar yanıldıklarını anlayacaklardır. Ülkemizdeki yapılan siyaset üslubunun ise bir de Dünya ülkeleri nezdinde yansımaları olacaktır. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk İzmir’e kadar Afyon ovasından kovaladığı ve denize döktüğü Yunan Kralı Wenezilos’u aracına alarak aracı ile İzmir caddelerinde halkına karşı dostluk mesajı verebilmiştir.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.