Mustafa ARSLAN
Köşe Yazarı
Mustafa ARSLAN
 

TOPLUM DA SORUN ÇIKARMAK DEVLET YÖNETMEYE YETER Mİ?

Türkiye de sorun çıkarmak 1927 askeri kalkışmasının ardından nedense hep askeri vesayete bağlanır bu şekildeki hamleler askerlerden gelmesi beklenirdi. 1960 sonrasındaki siyasi müdahaleler ile 1980 yıllarında gerçekleşen bütün askeri kalkışmalar ve ülkenin içine sürüklendiği çalkantılı dönemlerin de faturası askerlere kesilmişti. "Silahlı kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kollamak ve korumaktır" şeklindeki 1960 ve 1980 anayasalarında yen alan bu madde askeri vesayeti kaldırıyoruz. Şeklindeki tartışmaların ardından anayasanın 35 maddesi yeni düzenleme ile Türkiye Büyük Millet Meclisinde değiştirilerek güya "Silahlı kuvvetlerin vazifesi; yurtdışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askeri gücün muhafazasını ve güçlendirilmesini sağlamak, TBMM kararıyla yurtdışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır" şekline dönüştürüldü. Dönemin Milli Savunma Bakanı Türkiye Büyük Millet Meclisinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin 35’inci maddenin görüşüldüğü birleşiminde; Darbeyi, kurumsal olarak TSK yapmaz.Önde mikrofona bir asker konuşuyor. Arkasında kim var? Yargı, üniversite, siyasi partiler. Darbe bir çete tarafından yapılır. Bu çetenin içinde silahlı kuvvetlerden de olan vardır. Ama bu mikrofonun önüne silahlı kuvvetler mensubunu koyuyorlar. kurumsal olarak darbe yapmaz. Milletin en büyük güveni silahlı kuvvetlerdir. Şeklindeki ifadeleri bilinmektedir. 15 Temmuz 2016 gecesi yapılan kalkışmanın yine müsebbibi Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan bir grup asker tarafından gerçekleştirildiği bir müddet kamuoyunda dolaştırıldıktan sonra ülkede meydana gelen kalkışma yön değiştirdi. “ABD” 72 yaşındaki fethullah Gülen'in talimatı ile yapıldığı söylemleri bir başka mecraya sürüklendi. Penssylvania eyaletinin Saylorsburg kentinde bulunan Fethullah Gülen’in ülke toprakları üzerindeki uzantıları saydıkları devlet içindeki yapılanmalarından emniyet ve asker hatta ticaretteki uzantılarına kadar bir çok alanda göz altına alınmalar ve tutuklanmalara gidilerek kısa bir sorgulamanın ardından adli mercilere sevk edildi. Anadolu da bir deyim vardır. “Gün ağardı, şafak söktü” diye Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan tarafından bir analiz yapıldı. Dindar kesim, Ticaret yapan kesim, Hıyanet içindeki kesim, evet ülke düşmanlığının bu ülkenin adalet sistemindeki yeri bellidir. Kaldırılmış mecrasından saptırılmış dini vecibelerini yerine getiren sokaktaki veya devletin kadrolarındaki birçok vatandaşı işinden aşından eden amir ve müdür sıfatındaki kişilerin sokağa attığı kişiler halen mahkemelerde kendilerini akyamak ile ömür tüketmektedirler. Geçimlerini ve geleceğe umutla bakan çocuklarını yetiştirmek amacı ile günleri nasıl güçlükler içinde geçirdiklerini bilmek için kahin olmaya gerek yok sanıyorum. Bir dönem silahlı kuvvetler mensupları bazı faraziyeler ile “Balyoz ve Ergenekon” davalarında yüzlerce General ve Albay’ın yanı sıra askerler yargılanmış davaların süresi içinde suçlu olmayı onuruna yedirememiş kişilerin intiharı ile sonuçlanmıştı. Batı torosların sınırları içerisinde küçük bir ilçe olan Bucak İlçesinin belediye başkanı Süleyman Mutlu “Fethullah” örgütü mensubu olduğu iddiası ile eşi ile birlikte göz altına alınmış ve tutuklanmıştı. Netice de mahkemeler sonunda hakkındaki iddialarda delil bulunmadığı için mahkeme tarafından “Berat” ettirildi. Ancak seçimle geldiği belediye başkanlığı görevini kendisine yaptırılmadı. Yerine de Kaymakam “Kayyum” atanarak 31 Mart 2019 seçimlerine kadar görev yaptırılmadı. Ve görev süresi yeni seçimler ile sona erdi. Şimdi bu belediye başkanının maaşları artı tazminatı ödendi mi? Bilinmiyor işte yeni kayyum atamaları yapılmaya ve üç belediye başkanı görevden alındı. Yenileri ise yolda deniliyor. Türkiye demokrasi ile yönetilmek istiyor. Yeni mağduriyetler ve yeni mağdurlar yaratarak ve pardon aldatıldık gibi sorunu çözmeyen sorunu derinleştiren yaptım oldu anlayışları ile yönetilmemelidir.
Ekleme Tarihi: 07 Eylül 2019 - Cumartesi

TOPLUM DA SORUN ÇIKARMAK DEVLET YÖNETMEYE YETER Mİ?

Türkiye de sorun çıkarmak 1927 askeri kalkışmasının ardından nedense hep askeri vesayete bağlanır bu şekildeki hamleler askerlerden gelmesi beklenirdi. 1960 sonrasındaki siyasi müdahaleler ile 1980 yıllarında gerçekleşen bütün askeri kalkışmalar ve ülkenin içine sürüklendiği çalkantılı dönemlerin de faturası askerlere kesilmişti. "Silahlı kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kollamak ve korumaktır" şeklindeki 1960 ve 1980 anayasalarında yen alan bu madde askeri vesayeti kaldırıyoruz. Şeklindeki tartışmaların ardından anayasanın 35 maddesi yeni düzenleme ile Türkiye Büyük Millet Meclisinde değiştirilerek güya "Silahlı kuvvetlerin vazifesi; yurtdışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askeri gücün muhafazasını ve güçlendirilmesini sağlamak, TBMM kararıyla yurtdışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır" şekline dönüştürüldü.

Dönemin Milli Savunma Bakanı Türkiye Büyük Millet Meclisinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin 35’inci maddenin görüşüldüğü birleşiminde; Darbeyi, kurumsal olarak TSK yapmaz.Önde mikrofona bir asker konuşuyor. Arkasında kim var? Yargı, üniversite, siyasi partiler. Darbe bir çete tarafından yapılır. Bu çetenin içinde silahlı kuvvetlerden de olan vardır. Ama bu mikrofonun önüne silahlı kuvvetler mensubunu koyuyorlar. kurumsal olarak darbe yapmaz. Milletin en büyük güveni silahlı kuvvetlerdir. Şeklindeki ifadeleri bilinmektedir. 15 Temmuz 2016 gecesi yapılan kalkışmanın yine müsebbibi Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan bir grup asker tarafından gerçekleştirildiği bir müddet kamuoyunda dolaştırıldıktan sonra ülkede meydana gelen kalkışma yön değiştirdi. “ABD” 72 yaşındaki fethullah Gülen'in talimatı ile yapıldığı söylemleri bir başka mecraya sürüklendi. Penssylvania eyaletinin Saylorsburg kentinde bulunan Fethullah Gülen’in ülke toprakları üzerindeki uzantıları saydıkları devlet içindeki yapılanmalarından emniyet ve asker hatta ticaretteki uzantılarına kadar bir çok alanda göz altına alınmalar ve tutuklanmalara gidilerek kısa bir sorgulamanın ardından adli mercilere sevk edildi.

Anadolu da bir deyim vardır. “Gün ağardı, şafak söktü” diye Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan tarafından bir analiz yapıldı. Dindar kesim, Ticaret yapan kesim, Hıyanet içindeki kesim, evet ülke düşmanlığının bu ülkenin adalet sistemindeki yeri bellidir. Kaldırılmış mecrasından saptırılmış dini vecibelerini yerine getiren sokaktaki veya devletin kadrolarındaki birçok vatandaşı işinden aşından eden amir ve müdür sıfatındaki kişilerin sokağa attığı kişiler halen mahkemelerde kendilerini akyamak ile ömür tüketmektedirler. Geçimlerini ve geleceğe umutla bakan çocuklarını yetiştirmek amacı ile günleri nasıl güçlükler içinde geçirdiklerini bilmek için kahin olmaya gerek yok sanıyorum. Bir dönem silahlı kuvvetler mensupları bazı faraziyeler ile “Balyoz ve Ergenekon” davalarında yüzlerce General ve Albay’ın yanı sıra askerler yargılanmış davaların süresi içinde suçlu olmayı onuruna yedirememiş kişilerin intiharı ile sonuçlanmıştı.

Batı torosların sınırları içerisinde küçük bir ilçe olan Bucak İlçesinin belediye başkanı Süleyman Mutlu “Fethullah” örgütü mensubu olduğu iddiası ile eşi ile birlikte göz altına alınmış ve tutuklanmıştı. Netice de mahkemeler sonunda hakkındaki iddialarda delil bulunmadığı için mahkeme tarafından “Berat” ettirildi. Ancak seçimle geldiği belediye başkanlığı görevini kendisine yaptırılmadı. Yerine de Kaymakam “Kayyum” atanarak 31 Mart 2019 seçimlerine kadar görev yaptırılmadı. Ve görev süresi yeni seçimler ile sona erdi. Şimdi bu belediye başkanının maaşları artı tazminatı ödendi mi? Bilinmiyor işte yeni kayyum atamaları yapılmaya ve üç belediye başkanı görevden alındı. Yenileri ise yolda deniliyor. Türkiye demokrasi ile yönetilmek istiyor. Yeni mağduriyetler ve yeni mağdurlar yaratarak ve pardon aldatıldık gibi sorunu çözmeyen sorunu derinleştiren yaptım oldu anlayışları ile yönetilmemelidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.