Mustafa ARSLAN
Köşe Yazarı
Mustafa ARSLAN
 

VAKİT EZANLARI MAKAM VE USUL ÜZERİNDEN OKUNMALIDIR

Yüzyıllardan beri Müslümanlar’ın en önemli ibadeti olan namaza davet niteliğindeki ezan, sözlerinde hiçbir değişikliğe uğramamasıyla birlikte, her toplumda her kültürde farklı tını, farklı nağmelerle okunmuş ve okunmaya devam edegelmektedir. Ancak ehil olmayan kişilerin ya da makamlar tınısı ile okunmayan ezanların günümüz de namaza davet için okunduğuna işaret etmek nerede ise doğru değildir. Burada görev diyanet işleri başkanlığına ve il ve ilçe müftülüklerine düşmektedir.   Türk kültüründe müziğin ağırlıklı olarak saray ve tekke çevresinde sistematik olarak geliştiğini göz önüne aldığımızda, bu gelişmenin ezan, Kur’an okuma ve sair sözlü dini ibadet ve geleneklere yansımasının kaçınılmaz olduğu görülecektir. Klasik Türk Müziği’nin iskeleti mesabesindeki makamlar, müzikal anlamda basitçe, bir eserin yürüyüşünde, bağlı bulunduğu ‘kalıplar’ şeklinde ifade edilebilir. Ancak Türk Müziği’nin mahiyeti, enginliği ve aşkınlığı, onun sosyal hayat ile de iç içe geçmesine ve dolayısıyla dinî, toplumsal hatta daha bir çok farklı alana da genişlemesine sebep olmuştur. Geçmişte Türk Müziği’nin tedavi amaçlı kullanıldığı bilinmekle beraber, günümüzde insan üzerinde makamların psikolojik etkilerinin olduğu, dahası günün hangi saatinde hangi makamın faydalı olacağına kadar birçok etkisinin olduğu öngörülmektedir.   Peki en önemli ibadetimiz olan namaza davet niteliğindeki ezan üzerinde Türk makamlarının etkisi nasıl olmuştur? Dar anlamda, bütün vakitlerin standart bir makamda okunduğunu söyleyebiliriz. İstisnai olarak bütün camilerin buna uyduğunu söyleyemeyiz zira makamına uygun ezan okumak ayrı bir eğitim işidir. Dolayısıyla bilinçli olarak ve uygun makamlarda ezan, genellikle büyük camilerde okunmaktadır. Kural niteliğinde olmamakla beraber, geleneksel olarak ezanlar şu makamlarda okunmaktadır:   Sabah Ezanı   : Sabâ Makamı Öğlen Ezanı    : Uşşak Makamı İkindi Ezanı   : Rast Makamı Akşam Ezanı  : Segah Makamı Yatsı Ezanı     : Hicaz Makamı   Salâ                  : Hüseyni Makamı Her makâmın hissettirdikleri ve anımsattıkları farklı olduğu için, her makam ezan için kullanılmaz. Mesela, Kürdi ailesi makamları daha ziyade şarkı formunda bir havası olduğundan tercih edilmezler. Benzer şekilde Nihavend, Hüzzam gibi makamlar da buna bağlı olarak tercih edilmez. Ne var ki bana kalırsa ezanın barındırdığı bu lahuti cümleler, hangi tınıyla hangi makamda okunurlarsa okunsunlar, verdiği mesaj ve hissettirdikleri hiçbir zaman değişmez.   Son olarak tekrar belirtelim ki ezanın standart olarak yukarıdaki makamlara göre okunduğuna dair bir kural veya sınırlandırma mevcut değil. Lakin anlaşılan o ki, geçmişten günümüze kadar geleneksel olarak belirlenmiş bu makamların, günün farklı saatlerinde insan ruhu üzerinde farklı etkilere sahip olmasından ileri geliyor olsa gerektir. Türk makamlarının renkli dünyasında daha fazla araştırıp üzerinde çalıştıkça ve  daha fazla ayrıntıya sahip oldukça bu dünyanın ne kadar zengin, ne kadar haz verici olduğunu daha iyi anlıyor ve bütün benliğinizde hissediyorsunuz.    
Ekleme Tarihi: 29 Kasım 2019 - Cuma

VAKİT EZANLARI MAKAM VE USUL ÜZERİNDEN OKUNMALIDIR

Yüzyıllardan beri Müslümanlar’ın en önemli ibadeti olan namaza davet niteliğindeki ezan, sözlerinde hiçbir değişikliğe uğramamasıyla birlikte, her toplumda her kültürde farklı tını, farklı nağmelerle okunmuş ve okunmaya devam edegelmektedir. Ancak ehil olmayan kişilerin ya da makamlar tınısı ile okunmayan ezanların günümüz de namaza davet için okunduğuna işaret etmek nerede ise doğru değildir. Burada görev diyanet işleri başkanlığına ve il ve ilçe müftülüklerine düşmektedir.  

Türk kültüründe müziğin ağırlıklı olarak saray ve tekke çevresinde sistematik olarak geliştiğini göz önüne aldığımızda, bu gelişmenin ezan, Kur’an okuma ve sair sözlü dini ibadet ve geleneklere yansımasının kaçınılmaz olduğu görülecektir. Klasik Türk Müziği’nin iskeleti mesabesindeki makamlar, müzikal anlamda basitçe, bir eserin yürüyüşünde, bağlı bulunduğu ‘kalıplar’ şeklinde ifade edilebilir. Ancak Türk Müziği’nin mahiyeti, enginliği ve aşkınlığı, onun sosyal hayat ile de iç içe geçmesine ve dolayısıyla dinî, toplumsal hatta daha bir çok farklı alana da genişlemesine sebep olmuştur. Geçmişte Türk Müziği’nin tedavi amaçlı kullanıldığı bilinmekle beraber, günümüzde insan üzerinde makamların psikolojik etkilerinin olduğu, dahası günün hangi saatinde hangi makamın faydalı olacağına kadar birçok etkisinin olduğu öngörülmektedir.

 

Peki en önemli ibadetimiz olan namaza davet niteliğindeki ezan üzerinde Türk makamlarının etkisi nasıl olmuştur? Dar anlamda, bütün vakitlerin standart bir makamda okunduğunu söyleyebiliriz. İstisnai olarak bütün camilerin buna uyduğunu söyleyemeyiz zira makamına uygun ezan okumak ayrı bir eğitim işidir. Dolayısıyla bilinçli olarak ve uygun makamlarda ezan, genellikle büyük camilerde okunmaktadır.

Kural niteliğinde olmamakla beraber, geleneksel olarak ezanlar şu makamlarda okunmaktadır:

 

Sabah Ezanı   : Sabâ Makamı

Öğlen Ezanı    : Uşşak Makamı

İkindi Ezanı   : Rast Makamı

Akşam Ezanı  : Segah Makamı

Yatsı Ezanı     : Hicaz Makamı

 

Salâ                  : Hüseyni Makamı

Her makâmın hissettirdikleri ve anımsattıkları farklı olduğu için, her makam ezan için kullanılmaz. Mesela, Kürdi ailesi makamları daha ziyade şarkı formunda bir havası olduğundan tercih edilmezler. Benzer şekilde Nihavend, Hüzzam gibi makamlar da buna bağlı olarak tercih edilmez. Ne var ki bana kalırsa ezanın barındırdığı bu lahuti cümleler, hangi tınıyla hangi makamda okunurlarsa okunsunlar, verdiği mesaj ve hissettirdikleri hiçbir zaman değişmez.

 

Son olarak tekrar belirtelim ki ezanın standart olarak yukarıdaki makamlara göre okunduğuna dair bir kural veya sınırlandırma mevcut değil. Lakin anlaşılan o ki, geçmişten günümüze kadar geleneksel olarak belirlenmiş bu makamların, günün farklı saatlerinde insan ruhu üzerinde farklı etkilere sahip olmasından ileri geliyor olsa gerektir. Türk makamlarının renkli dünyasında daha fazla araştırıp üzerinde çalıştıkça ve  daha fazla ayrıntıya sahip oldukça bu dünyanın ne kadar zengin, ne kadar haz verici olduğunu daha iyi anlıyor ve bütün benliğinizde hissediyorsunuz.

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.