Mustafa ARSLAN
Köşe Yazarı
Mustafa ARSLAN
 

YEREL SEÇİMLERDE “HOŞAFIN YAĞI KESİLECEK Mİ?”

Osmanlı padişahlarından olan dönemin Padişahı yemek ile hoşafın kepçelerinin ayrılmasını istiyor. O güne kadar bu konuda fikir sahibi olmayan aşçılar yeni durum karşısında ne yapacaklarını bilmedikleri için padişah fermanı diyerek emri yerine getiriyorlar. Ancak çok geçmeden yeniçeriler ayaklanıyor “Kazan kaldırıyor” eksik malzeme ile mutfakta yemek yapıldığı ve malzemeden çalındığını iddia ederek sarayın kapısına dayanıyorlar. Padişah adamlarına durumun incelenmesi için emir veriyor. Eski aşçı emekli olduğu için işin püf noktasını bilmeyen yeni aşçılar olayı anlamak olay konusunda bilgi almak için apar topar ustalarını çağırıyorlar. Daha önceki gibi usta yemeklerini bire bir yaparak servise hazırlıyor. Pilavın kaşığındaki yağ hoşafa geçiyor veya pilav yaptığı aynı kazanda hoşafta yapıyor. Neticede olayın püf noktası ortaya çıkıyor ve yeniçeriler hoşaf üzerinde gezinen yağa alışıklar ya, sanıyorlar ki yeni aşçılar emir aldı saraydan, mutfağın masrafları ondan dolayı kısıtlandı. Elbette hep sorunlar olacaktır. Ancak sorunlara çözüm bulmak da düşüncenin eseridir. Atalarımız bir şeye karar vermeden öncesi sonucunun nereye varacağını da beraberinde düşünülmesi gerekmektedir. Tarihin sayfaları buna benzer olaylar ile bu konudaki çözümleri ile doludur. İnsanların ve ülkelerin yönetimi ben istiyorum öyle olsun veya benim canım böylesi bir duruma razı gelmiyor demekle sorunların çözümleri bulunamıyor.  Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı R. Tayip Erdoğan, haklı ve yerinde bir çağrıda bulundu. Çevre duyarlılığı konusu olan ve geniş Anadolu topraklarının her metrekaresi açısından önemli sayılacak bir tespit. Ne var ki! her seçim dönemi siyasi partilerin kullandığı materyaller ve benimsedikleri bir uygulama olduğu bilinmektedir. Bir siyasi parti lideri halka hitap edeceği zaman bakıyorsunuz nerede ise her yer o partinin tanıtım materyalleri ile doluyor. Bazı zamanlar ise ilçe veya liderin geleceği şehrin sokakları tanıtım afişleri ve parti flamaları ile doluyor. Bu güne kadar yapılan uygulamalar ile bu konuda ülkemizde büyük bir sektör de oluşmuş durumdadır. Her seçim bölgesinde siyasi partiler açısından ise bu gövde gösterilerine dönüşerek birbirlerinin seçim materyallerine zarar vermeye kadar gidebiliyor. Buraya kadar bu konunun haklılık payı konusunda dilimin döndüğü kadarı ile bir şeyler anlatmaya çalıştım. Ama bana göre bu işin püf noktası ise siyasilerin televizyonlardan ve basın yayın organlarından elini çekmesi ve siyasi parti olan ve yasal olarak bu hakkı elinde bulunduran bütün partilere ekranların tarafsızlık ilkesi gereği açık olmasıdır. Gazeteleri ve televizyon ekranlarını kimse babasının malı olarak görmemesidir. Öte yandan basın yayın kuruluşları da tarafsızlığı ve ilkelerinden ödün vermeden sürdürebilmesidir. İşte o zaman sokakları ve çevreyi kirletmemesi ilkesi bütün kurum ve kuruluşlar tarafından benimsenebilir. Uygulanabilirliği artar sanıyorum. Ülkemizde önümüzdeki yıl Mart ayında yapılacak yerel seçimlerde kaç gazete ve kaç televizyon siyasi partiler açısından tarafsızlık ilkesine uyarak hem adaylara hem de siyasi partilere eşit mesafede davranarak yayınlarını sürdürecektir. İşin püf noktası güç odaklı siyasi partiler “Aba altından sopa” göstermeden bu süreci sağlıklı götürme becerisine sahip gibi davranarak kamuoyunda prim kazanma becerisini kazanacak mı! Gelelim meselenin özüne bütün siyasi partilere ekran siyaseti yapma tavsiye edilmekte ya da sosyal medya kullanılması tavsiye edilmektedir. Bu tavsiyeler arasında twitter, facebook, dahil mi bilmiyoruz. Şayet tavsiyelerin içinde İnternet gazeteleri var ise bu konuda işin resmi kayıt yönü ilgili kurumlar tarafından titizlikle araştırılması gerekmektedir. Çünkü bir çoğu savcılıklarda kayıtlı değildir. Bir çoğu faturalı işlem yapamadıkları için vergi kaçakçısı durumu ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Ekleme Tarihi: 12 Aralık 2018 - Çarşamba

YEREL SEÇİMLERDE “HOŞAFIN YAĞI KESİLECEK Mİ?”

Osmanlı padişahlarından olan dönemin Padişahı yemek ile hoşafın kepçelerinin ayrılmasını istiyor. O güne kadar bu konuda fikir sahibi olmayan aşçılar yeni durum karşısında ne yapacaklarını bilmedikleri için padişah fermanı diyerek emri yerine getiriyorlar. Ancak çok geçmeden yeniçeriler ayaklanıyor “Kazan kaldırıyor” eksik malzeme ile mutfakta yemek yapıldığı ve malzemeden çalındığını iddia ederek sarayın kapısına dayanıyorlar. Padişah adamlarına durumun incelenmesi için emir veriyor. Eski aşçı emekli olduğu için işin püf noktasını bilmeyen yeni aşçılar olayı anlamak olay konusunda bilgi almak için apar topar ustalarını çağırıyorlar.

Daha önceki gibi usta yemeklerini bire bir yaparak servise hazırlıyor. Pilavın kaşığındaki yağ hoşafa geçiyor veya pilav yaptığı aynı kazanda hoşafta yapıyor. Neticede olayın püf noktası ortaya çıkıyor ve yeniçeriler hoşaf üzerinde gezinen yağa alışıklar ya, sanıyorlar ki yeni aşçılar emir aldı saraydan, mutfağın masrafları ondan dolayı kısıtlandı. Elbette hep sorunlar olacaktır. Ancak sorunlara çözüm bulmak da düşüncenin eseridir. Atalarımız bir şeye karar vermeden öncesi sonucunun nereye varacağını da beraberinde düşünülmesi gerekmektedir. Tarihin sayfaları buna benzer olaylar ile bu konudaki çözümleri ile doludur. İnsanların ve ülkelerin yönetimi ben istiyorum öyle olsun veya benim canım böylesi bir duruma razı gelmiyor demekle sorunların çözümleri bulunamıyor.

 Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı R. Tayip Erdoğan, haklı ve yerinde bir çağrıda bulundu. Çevre duyarlılığı konusu olan ve geniş Anadolu topraklarının her metrekaresi açısından önemli sayılacak bir tespit. Ne var ki! her seçim dönemi siyasi partilerin kullandığı materyaller ve benimsedikleri bir uygulama olduğu bilinmektedir. Bir siyasi parti lideri halka hitap edeceği zaman bakıyorsunuz nerede ise her yer o partinin tanıtım materyalleri ile doluyor. Bazı zamanlar ise ilçe veya liderin geleceği şehrin sokakları tanıtım afişleri ve parti flamaları ile doluyor. Bu güne kadar yapılan uygulamalar ile bu konuda ülkemizde büyük bir sektör de oluşmuş durumdadır. Her seçim bölgesinde siyasi partiler açısından ise bu gövde gösterilerine dönüşerek birbirlerinin seçim materyallerine zarar vermeye kadar gidebiliyor.

Buraya kadar bu konunun haklılık payı konusunda dilimin döndüğü kadarı ile bir şeyler anlatmaya çalıştım. Ama bana göre bu işin püf noktası ise siyasilerin televizyonlardan ve basın yayın organlarından elini çekmesi ve siyasi parti olan ve yasal olarak bu hakkı elinde bulunduran bütün partilere ekranların tarafsızlık ilkesi gereği açık olmasıdır. Gazeteleri ve televizyon ekranlarını kimse babasının malı olarak görmemesidir. Öte yandan basın yayın kuruluşları da tarafsızlığı ve ilkelerinden ödün vermeden sürdürebilmesidir. İşte o zaman sokakları ve çevreyi kirletmemesi ilkesi bütün kurum ve kuruluşlar tarafından benimsenebilir. Uygulanabilirliği artar sanıyorum.

Ülkemizde önümüzdeki yıl Mart ayında yapılacak yerel seçimlerde kaç gazete ve kaç televizyon siyasi partiler açısından tarafsızlık ilkesine uyarak hem adaylara hem de siyasi partilere eşit mesafede davranarak yayınlarını sürdürecektir. İşin püf noktası güç odaklı siyasi partiler “Aba altından sopa” göstermeden bu süreci sağlıklı götürme becerisine sahip gibi davranarak kamuoyunda prim kazanma becerisini kazanacak mı! Gelelim meselenin özüne bütün siyasi partilere ekran siyaseti yapma tavsiye edilmekte ya da sosyal medya kullanılması tavsiye edilmektedir. Bu tavsiyeler arasında twitter, facebook, dahil mi bilmiyoruz. Şayet tavsiyelerin içinde İnternet gazeteleri var ise bu konuda işin resmi kayıt yönü ilgili kurumlar tarafından titizlikle araştırılması gerekmektedir. Çünkü bir çoğu savcılıklarda kayıtlı değildir. Bir çoğu faturalı işlem yapamadıkları için vergi kaçakçısı durumu ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.