Hadi Önal
Köşe Yazarı
Hadi Önal
 

ÇAMUR ADAMLAR, ÇAMURA YATMAKTAN ZEVK ALIRLAR.

Çamur, suyla karıştırılarak kaygan ve yumuşak hale gelmiş veya getirilmiş topraktır. Ancak çamur, dilimizde gerçek anlamından çok mecaz anlamı ile kullanılmaktadır. Çamur atmak, çamura batmak, çamura bulaşmak, çamurdan çekip çıkarmak, çamuru karnında çiçeği burnunda, çamura yatmak… Çamura yatmak; borcunu ödememek, sözünü yerine getirmemek, önceden yapmayı vaat ettiği işler için çeşitli bahaneler ileri sürerek vazgeçme çabasıdır. Verdiği sözü yerine getirmemek, elbette insanlığın olduğu kadar semavi dinlerin de kınadığı ayıpladığı, hatta yasakladığı bir davranıştır. İslam dininde verilen sözü yerine getirmemek yani çamura yatmak, bir müminde kesinlikle bulunmaması gerekir. Çamura yatmak, çirkeflik yapmaktır. İnsanın genlerinde biraz hile, biraz kurnazlık, şeytanlık ve desise varsa o insana ne yaparsanız yapın bu huylarından vazgeçiremezsiniz. Hamuru nifakla yoğrulan kişiyi, hakka ve hakikate yönlendirme deveye hendek atlatmaktan zordur. Kendi açtığı kuyuya düşen sonra da kim kazdı bu kuyuyu buraya diyen siyasiden, haksız olduğunu bildiği halde hakeme itiraz eden futbolcudan tutun da sırtı yere yapışan güreşçinin “zeminde kusur var”, demesine varıncaya kadar çamur adamların kendi kusurlarını örtbas etmek için söyledikleri söz ve uydurdukları bahanelere sınır çizmek mümkün değildir. Arsız, yüzsüz, sulu kişiliksiz kişiler; işlerin kendi aleyhlerine geliştiğini görünce daha büyük yalanlarla hatta iftiralarla kendilerini savunmaya çalışırlar. Çamur adamlar, genelde başaramadıkları bir işin sonunda başarısızlığın kendilerine ait olmadığını kırk dereden su getirerek anlatmaya çalışır, çok sıkıştıklarında da “yan yattı çamura battı” ifadesini kullanarak işin içinden sıyrılmaya çalışırlar. Çamura yatmak bir sanat mıdır? “Yok canım! Daha neler”, diyenlerinizin seslerini duyar gibiyim. Çamura yatmaktan da sanat olur mu? Ancak ben, “olur”, diyorum. Çamura yatanın çamurda kıvırmayı, göbek atmayı siz kolay mı sanıyorsunuz. Kaldı ki çamurla özdeşleşen bu kişilik yoksulu insanlar olmazsa komedi dünyası nereden malzeme bulacak. Ancak, gülüp geçilmesi gereken bu arızi durumun müsebbiplerini haklı bulmak ve o yönde alkış tutmaya çalışmak, hatta daha ileri giderek bu arızi duruma hukuki zemin aramak, toplumda onulmaz yaralar açar. Dikkat etmek gerekir. Çamur adamlar, doğru gidişatı engellemek için de ellerinden gelen kötülüğü göstermekten ve karşılarındakilere çamur atmaktan zerre miskal geri durmazlar. Kendisini dev aynasında gören, söz söyletmeyen, burunlarından kıl aldırmayan bazı çamur adamlar, dara düştüklerinde dansöz gibi kıvırtmayı da iyi becerirler. Bu tipler, dün söylediklerini bugün inkâr etmekten de hiç beis duymaz ve utanmazlar. Çamur atmayı alışkanlık haline getirenler, kendileri gibi düşünmeyen kişileri, kötü işlere karışmış gibi göstermeyi, lekelemeyi, kara çalmayı hüner isteyen(!) vasıf olarak değerlendirdikleri için azgınlıklarını daima bir tık daha ileriye götürmekten çekinmezler. Çamur adamların bu özelliklerini iyi etüt eden düşünürler, bakın çamur atan ve çamura yatan kişilik yoksulu çamur adamlar için neler söylemişler: “Birine çamur atmadan önce düşün ve sakın unutma; ilk önce senin ellerin kirlenecek” L. Tolstoy “Uzun bir zaman önce asla bir domuzla güreş tutmamayı öğrendim. Domuzla güreş tutarsanız ikiniz de çamur içinde kalırsınız. Ancak domuz bundan hoşlanır.” (Bernard SHAW) “Hayatınızı çirkef tiplere bakmaya adadığınızda kendi üzerinize de biraz çamur sıçramasına engel olamazsınız.”(Stephan KİNG) “Kurbağayı koltuğa oturtsan da o yine ilk fırsatta çamura atlayacaktır.” “Bir gün su içeceğin çeşmeye çamur sıçratma.” “Senin dünyaya bakan penceren kirli ise benim çiçeklerim sana çamur görünür.” (Mevlana) Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammet (s.a.v.)’de bir hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Şu üç şey kimde bulunursa -oruç da tutsa, namaz da kılsa- o, münafıktır; konuştuğu zaman yalan söyleyen, verdiği sözden cayan ve itimat edildiği halde emanete ihanet eden.” (Buhari, Müslim) Allah; Türk milletini hile, desise, şeytanlık ve şallavlık peşinde koşan, işine gelmediği zaman da çamura yatan, yattıkları çamurdan da rakiplerine çamur atan bilumum çamur adamların şerrinden korusun.  
Ekleme Tarihi: 10 Temmuz 2022 - Pazar

ÇAMUR ADAMLAR, ÇAMURA YATMAKTAN ZEVK ALIRLAR.

Çamur, suyla karıştırılarak kaygan ve yumuşak hale gelmiş veya getirilmiş topraktır.

Ancak çamur, dilimizde gerçek anlamından çok mecaz anlamı ile kullanılmaktadır. Çamur atmak, çamura batmak, çamura bulaşmak, çamurdan çekip çıkarmak, çamuru karnında çiçeği burnunda, çamura yatmak…

Çamura yatmak; borcunu ödememek, sözünü yerine getirmemek, önceden yapmayı vaat ettiği işler için çeşitli bahaneler ileri sürerek vazgeçme çabasıdır. Verdiği sözü yerine getirmemek, elbette insanlığın olduğu kadar semavi dinlerin de kınadığı ayıpladığı, hatta yasakladığı bir davranıştır. İslam dininde verilen sözü yerine getirmemek yani çamura yatmak, bir müminde kesinlikle bulunmaması gerekir.

Çamura yatmak, çirkeflik yapmaktır. İnsanın genlerinde biraz hile, biraz kurnazlık, şeytanlık ve desise varsa o insana ne yaparsanız yapın bu huylarından vazgeçiremezsiniz. Hamuru nifakla yoğrulan kişiyi, hakka ve hakikate yönlendirme deveye hendek atlatmaktan zordur. Kendi açtığı kuyuya düşen sonra da kim kazdı bu kuyuyu buraya diyen siyasiden, haksız olduğunu bildiği halde hakeme itiraz eden futbolcudan tutun da sırtı yere yapışan güreşçinin “zeminde kusur var”, demesine varıncaya kadar çamur adamların kendi kusurlarını örtbas etmek için söyledikleri söz ve uydurdukları bahanelere sınır çizmek mümkün değildir. Arsız, yüzsüz, sulu kişiliksiz kişiler; işlerin kendi aleyhlerine geliştiğini görünce daha büyük yalanlarla hatta iftiralarla kendilerini savunmaya çalışırlar.

Çamur adamlar, genelde başaramadıkları bir işin sonunda başarısızlığın kendilerine ait olmadığını kırk dereden su getirerek anlatmaya çalışır, çok sıkıştıklarında da “yan yattı çamura battı” ifadesini kullanarak işin içinden sıyrılmaya çalışırlar. Çamura yatmak bir sanat mıdır? “Yok canım! Daha neler”, diyenlerinizin seslerini duyar gibiyim. Çamura yatmaktan da sanat olur mu? Ancak ben, “olur”, diyorum. Çamura yatanın çamurda kıvırmayı, göbek atmayı siz kolay mı sanıyorsunuz. Kaldı ki çamurla özdeşleşen bu kişilik yoksulu insanlar olmazsa komedi dünyası nereden malzeme bulacak. Ancak, gülüp geçilmesi gereken bu arızi durumun müsebbiplerini haklı bulmak ve o yönde alkış tutmaya çalışmak, hatta daha ileri giderek bu arızi duruma hukuki zemin aramak, toplumda onulmaz yaralar açar. Dikkat etmek gerekir. Çamur adamlar, doğru gidişatı engellemek için de ellerinden gelen kötülüğü göstermekten ve karşılarındakilere çamur atmaktan zerre miskal geri durmazlar. Kendisini dev aynasında gören, söz söyletmeyen, burunlarından kıl aldırmayan bazı çamur adamlar, dara düştüklerinde dansöz gibi kıvırtmayı da iyi becerirler. Bu tipler, dün söylediklerini bugün inkâr etmekten de hiç beis duymaz ve utanmazlar.

Çamur atmayı alışkanlık haline getirenler, kendileri gibi düşünmeyen kişileri, kötü işlere karışmış gibi göstermeyi, lekelemeyi, kara çalmayı hüner isteyen(!) vasıf olarak değerlendirdikleri için azgınlıklarını daima bir tık daha ileriye götürmekten çekinmezler.

Çamur adamların bu özelliklerini iyi etüt eden düşünürler, bakın çamur atan ve çamura yatan kişilik yoksulu çamur adamlar için neler söylemişler:

“Birine çamur atmadan önce düşün ve sakın unutma; ilk önce senin ellerin kirlenecek” L. Tolstoy

“Uzun bir zaman önce asla bir domuzla güreş tutmamayı öğrendim. Domuzla güreş tutarsanız ikiniz de çamur içinde kalırsınız. Ancak domuz bundan hoşlanır.” (Bernard SHAW)

“Hayatınızı çirkef tiplere bakmaya adadığınızda kendi üzerinize de biraz çamur sıçramasına engel olamazsınız.”(Stephan KİNG)

“Kurbağayı koltuğa oturtsan da o yine ilk fırsatta çamura atlayacaktır.”

“Bir gün su içeceğin çeşmeye çamur sıçratma.”

“Senin dünyaya bakan penceren kirli ise benim çiçeklerim sana çamur görünür.” (Mevlana)

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammet (s.a.v.)’de bir hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Şu üç şey kimde bulunursa -oruç da tutsa, namaz da kılsa- o, münafıktır; konuştuğu zaman yalan söyleyen, verdiği sözden cayan ve itimat edildiği halde emanete ihanet eden.” (Buhari, Müslim)

Allah; Türk milletini hile, desise, şeytanlık ve şallavlık peşinde koşan, işine gelmediği zaman da çamura yatan, yattıkları çamurdan da rakiplerine çamur atan bilumum çamur adamların şerrinden korusun.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.