Hadi Önal
Köşe Yazarı
Hadi Önal
 

RANT HASTALIĞI VE SALDA

Bu nasıl bir hastalık Allah’ım! Ne koronavirüse benziyor ne Kanamalı Kongo Ateşine. Kanserden beter, AİDS’ten aşağılık… Bütün hastalıkları sollayan bu illetin adını merak ettiniz değil mi? Durun, hemen söyleyeyim: RANT HASTALIĞI… İnsana, insanlığını unutturan; dostluğu, samimiyeti ve safiyeti yok ederek ilerleyen, derin ve sürekli translar ile ruhu tahrip eden bu amansız illetin maalesef ilacı bulunamamıştır. Bu hastalığa yakalananlar, her ne kadar tek tanrılı dinlere inanıyor gözükseler de dinleri mal, ilahları paradır. Bukalemun gibi her kılığa girebilen bu ruh hastaları, kazanmak, daha çok kazanmak uğruna yalnız insanlıktan uzaklaşmakla kalmaz, doğayı ve çevreyi de katletmekten çekinmezler.  Parayı saltanatlarının ve varlıklarının olmazsa olmazı gören rant hastaları, son yıllarda gözlerini yurdumuzun doğal varlıklarına ve güzelliklerine diktiler. Arkalarına aldıkları devlet gücü ile pek çok güzelliğimize kıydılar, katlettiler; kıymaya ve katletmeye de devam ediyorlar. HES’lerle tahrip edilen dereler, ormanlık alanlar, ovalar… Maddenin dürtüklediği, hırsının kamçıladığı bu yaratıkların hedeflerindeki güzelliklerimizden biri de Burdur/ Yeşilova/ Salda gölü oldu.   Şüphesiz, yurdumuzun her yöresi bir başka güzel… Türkiye'nin güneyinde Akdeniz'in batısından başlayıp; Antalya, Burdur ve Isparta'yı içine alan Göller yöresi de yurdumuzun bir başka cennet köşelerinden… 1983-1985 yılları arasında Isparta/Keçiborlu Lisesi Müdürlüğü yaparken bu tarifi imkânsız güzelliklerin harmanı yöremizi tanıma imkânı bulmuştum. Özellikle Isparta dünyada sınırları içerisinde en fazla göl bulunduran il unvanına sahiptir. Acıgöl, Akgöl, Akşehir, Beyşehir, Burdur, Eber, Eğirdir, Gavur, Ilgın, Işıklı, Karamık, Karataş, Kovada, Suğla, Yarışlı ve Salda bu yöremizin gölleridir.  Salda gölü, sıraladığımız bu göller içerisinde bir dünya incisi... Yeşilova ilçe merkezine 4 km uzaklıkta, ormanla kaplı tepeler, kayalık araziler ve küçük alüvyal ovalarla çevrili hafif tuzlu karstik bir göl... Dışa akışı olmayan kapalı havzalı yapısındaki bu gölün yüzölçümü yaklaşık 44 kilometrekaredir. 184 metreye varan derinliği ile Türkiye'nin 3. derin gölüdür. Suyunun temizliği ve türkuaz rengi ile gönüllere akan suyu şifalı bu göl ve çevresi, 1989 yılında “doğal sit alanı” ilan edilmiş. Ne yazık ki Türkiye’mizin pek çok güzelliğine kıyan rant hastaları bu gölümüzü de hedef tahtalarına koydular. “Günler, taçlı sahillerimde ürkek/ gecelerim uykusuz, ben Salda; vicdanlara çığlığım/ İmdat! Güzelliklerimi çalıyorlar İncilerimi, mücevherlerimi elimden alıyorlar./ Kanımı, canımı gasp ediyorlar göz göre göre.  Boğuyor, yok ediyor rantçılar beni.  Yok, mu kurtaran, yok mu bir sahip? Allah’ını, dinini seven kulak versin sesime” diye feryat ediyor; ancak devlet gücünü elinde bulunduranların desteğini alan rant hastaları öylesine güçlü ki... Allah’ın, insanoğluna bahşettiği tabiat harikası; “Allah’ın Bahçesi’ni” rant uğruna “Millet Bahçesi” yapmak isteyenler; millete rağmen maalesef mehteran takımı gibi iki ileri bir geri taktiği ile amaçlarını gerçekleştiriyorlar. Ne olacakmış; Ülkemizin bu eşsiz doğal zenginliği; millet için(!) millet adına(!) millet bahçesi yapılacakmış. Salda gölünün çevresinde yürüyüş yolları, otoparklar, kafeteryalar, yazlıklar, kışlıklar yapılacakmış. Sonuç: BETON, Özeti: RANT…   Yazık oluyor ülkeme, yazık oluyor ülkemin güzelliklerine… Duyarlı insanlarımızın çokluğu ve feryatları sonucunda bu doğa katliamı bir iki defa durdurulmuştu. Ancak koronavirüs belası ile millet can derdine düşünce rantçılar, fırsatı ganimet bilerek yine besmelesiz dalmışlardı yurdumuzun bu cennet köşesine… Kamyonlar iş makineleri harıl harıl çalışmaya başlamış bin yılların oluşturduğu fulora ve faunaları ile gözlerden gönüllere akan güzellikler maalesef talan edilmiş; Salda sahilindeki bin yılların oluşturduğu eşsiz güzellikteki kumlar, kim bilir hangi villanın havuz başını süslemek için kepçelerle kamyonlara yüklenmişti. Bu ikinci saldırıda Salda ağır yara almıştı.  Görünen o ki bu günlerde rant hastaları, son ve kalıcı darbeyi vurmak üzere yeniden saldırıya geçmişler. Gölün çevresine kim bilir hangi millete mensup insanlara peşkeş çekilecek villaların temelleri atılıyor şimdilerde.  Ben, ülkesini seven, ülkesinin doğal güzelliklerine âşık emekli bir öğretmen olarak yöre Belediye Başkanları ve Burdur Milletvekillerine sormak istiyorum. Yarın torunlarınız Salda gölünün öncesinin ve sonrasının fotoğraflarını göstererek: “Dede, Salda gölünün güzellikleri rant uğruna yamyamlar tarafından yağmalanırken sen neredeydin?”, diye sorduklarında ne cevap vereceksiniz?
Ekleme Tarihi: 14 Haziran 2020 - Pazar

RANT HASTALIĞI VE SALDA

Bu nasıl bir hastalık Allah’ım! Ne koronavirüse benziyor ne Kanamalı Kongo Ateşine. Kanserden beter, AİDS’ten aşağılık… Bütün hastalıkları sollayan bu illetin adını merak ettiniz değil mi? Durun, hemen söyleyeyim: RANT HASTALIĞI…

İnsana, insanlığını unutturan; dostluğu, samimiyeti ve safiyeti yok ederek ilerleyen, derin ve sürekli translar ile ruhu tahrip eden bu amansız illetin maalesef ilacı bulunamamıştır. Bu hastalığa yakalananlar, her ne kadar tek tanrılı dinlere inanıyor gözükseler de dinleri mal, ilahları paradır. Bukalemun gibi her kılığa girebilen bu ruh hastaları, kazanmak, daha çok kazanmak uğruna yalnız insanlıktan uzaklaşmakla kalmaz, doğayı ve çevreyi de katletmekten çekinmezler. 

Parayı saltanatlarının ve varlıklarının olmazsa olmazı gören rant hastaları, son yıllarda gözlerini yurdumuzun doğal varlıklarına ve güzelliklerine diktiler. Arkalarına aldıkları devlet gücü ile pek çok güzelliğimize kıydılar, katlettiler; kıymaya ve katletmeye de devam ediyorlar. HES’lerle tahrip edilen dereler, ormanlık alanlar, ovalar… Maddenin dürtüklediği, hırsının kamçıladığı bu yaratıkların hedeflerindeki güzelliklerimizden biri de Burdur/ Yeşilova/ Salda gölü oldu.  

Şüphesiz, yurdumuzun her yöresi bir başka güzel… Türkiye'nin güneyinde Akdeniz'in batısından başlayıp; Antalya, Burdur ve Isparta'yı içine alan Göller yöresi de yurdumuzun bir başka cennet köşelerinden… 1983-1985 yılları arasında Isparta/Keçiborlu Lisesi Müdürlüğü yaparken bu tarifi imkânsız güzelliklerin harmanı yöremizi tanıma imkânı bulmuştum. Özellikle Isparta dünyada sınırları içerisinde en fazla göl bulunduran il unvanına sahiptir. Acıgöl, Akgöl, Akşehir, Beyşehir, Burdur, Eber, Eğirdir, Gavur, Ilgın, Işıklı, Karamık, Karataş, Kovada, Suğla, Yarışlı ve Salda bu yöremizin gölleridir. 

Salda gölü, sıraladığımız bu göller içerisinde bir dünya incisi... Yeşilova ilçe merkezine 4 km uzaklıkta, ormanla kaplı tepeler, kayalık araziler ve küçük alüvyal ovalarla çevrili hafif tuzlu karstik bir göl... Dışa akışı olmayan kapalı havzalı yapısındaki bu gölün yüzölçümü yaklaşık 44 kilometrekaredir. 184 metreye varan derinliği ile Türkiye'nin 3. derin gölüdür. Suyunun temizliği ve türkuaz rengi ile gönüllere akan suyu şifalı bu göl ve çevresi, 1989 yılında “doğal sit alanı” ilan edilmiş. Ne yazık ki Türkiye’mizin pek çok güzelliğine kıyan rant hastaları bu gölümüzü de hedef tahtalarına koydular.

“Günler, taçlı sahillerimde ürkek/ gecelerim uykusuz, ben Salda; vicdanlara çığlığım/ İmdat! Güzelliklerimi çalıyorlar İncilerimi, mücevherlerimi elimden alıyorlar./ Kanımı, canımı gasp ediyorlar göz göre göre.  Boğuyor, yok ediyor rantçılar beni.  Yok, mu kurtaran, yok mu bir sahip? Allah’ını, dinini seven kulak versin sesime” diye feryat ediyor; ancak devlet gücünü elinde bulunduranların desteğini alan rant hastaları öylesine güçlü ki...

Allah’ın, insanoğluna bahşettiği tabiat harikası; “Allah’ın Bahçesi’ni” rant uğruna “Millet Bahçesi” yapmak isteyenler; millete rağmen maalesef mehteran takımı gibi iki ileri bir geri taktiği ile amaçlarını gerçekleştiriyorlar. Ne olacakmış; Ülkemizin bu eşsiz doğal zenginliği; millet için(!) millet adına(!) millet bahçesi yapılacakmış. Salda gölünün çevresinde yürüyüş yolları, otoparklar, kafeteryalar, yazlıklar, kışlıklar yapılacakmış. Sonuç: BETON, Özeti: RANT… 

 Yazık oluyor ülkeme, yazık oluyor ülkemin güzelliklerine… Duyarlı insanlarımızın çokluğu ve feryatları sonucunda bu doğa katliamı bir iki defa durdurulmuştu. Ancak koronavirüs belası ile millet can derdine düşünce rantçılar, fırsatı ganimet bilerek yine

besmelesiz dalmışlardı yurdumuzun bu cennet köşesine… Kamyonlar iş makineleri harıl harıl çalışmaya başlamış bin yılların oluşturduğu fulora ve faunaları ile gözlerden gönüllere akan güzellikler maalesef talan edilmiş; Salda sahilindeki bin yılların oluşturduğu eşsiz güzellikteki kumlar, kim bilir hangi villanın havuz başını süslemek için kepçelerle kamyonlara yüklenmişti. Bu ikinci saldırıda Salda ağır yara almıştı. 

Görünen o ki bu günlerde rant hastaları, son ve kalıcı darbeyi vurmak üzere yeniden saldırıya geçmişler. Gölün çevresine kim bilir hangi millete mensup insanlara peşkeş çekilecek villaların temelleri atılıyor şimdilerde. 

Ben, ülkesini seven, ülkesinin doğal güzelliklerine âşık emekli bir öğretmen olarak yöre Belediye Başkanları ve Burdur Milletvekillerine sormak istiyorum. Yarın torunlarınız Salda gölünün öncesinin ve sonrasının fotoğraflarını göstererek: “Dede, Salda gölünün güzellikleri rant uğruna yamyamlar tarafından yağmalanırken sen neredeydin?”, diye sorduklarında ne cevap vereceksiniz?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.