AİHM’de Türkiye Zirvede: 23 Bini Aşkın Başvuru, Toplamın %40’ı Türkiye’ye Ait
AİHM’de Türkiye Zirvede: 23 Bini Aşkın Başvuru, Toplamın %40’ı Türkiye’ye Ait
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) verileri, Türkiye’nin insan hakları başvurularında açık ara ilk sırada yer aldığını ortaya koydu.
2026 yılı başı itibarıyla AİHM gündeminde bulunan başvuruların neredeyse yarıya yakını Türkiye dosyalarından oluşuyor.
Mahkemenin 1 Ocak 2026 tarihli resmi verilerine göre, AİHM önünde karara bağlanmayı bekleyen toplam başvuru sayısı 56 bin 800 olarak kaydedildi. Bu başvuruların 23 bin 50’si Türkiye hakkında yapıldı. Böylece Türkiye, AİHM’deki toplam derdest dosyaların yüzde 40,6’sını tek başına oluşturdu.
47 Ülke Arasında Açık Ara İlk Sırada
Avrupa Konseyi’ne üye 47 ülke arasında Türkiye, hakkında en fazla başvuru bulunan ülke konumuna yükseldi. Veriler, Türkiye’ye ilişkin bekleyen dosya sayısının, üye ülkelerin 42’sine ait toplam başvuru sayısından bile daha fazla olduğunu ortaya koydu. Bu tablo, Türkiye’nin AİHM gündemindeki ağırlığının ne denli büyük olduğunu gözler önüne serdi.
İhlallerin Büyük Bölümü Temel Haklardan
AİHM istatistikleri, Türkiye hakkında verilen ihlal kararlarının büyük çoğunluğunun iki temel başlıkta yoğunlaştığını gösteriyor:
Adil yargılanma hakkı
Özgürlük ve güvenlik hakkı
Bu alanlardaki ihlal iddiaları, bireylerin uzun tutukluluk süreleri, yargı süreçlerindeki gecikmeler ve hukuki güvencelerin yetersizliği gibi nedenlerle mahkemenin gündeminde geniş yer tutuyor.
Başvurular Neden Artıyor?
Uzmanlara göre Türkiye’den AİHM’e yapılan başvuruların yüksek seyretmesinde, iç hukuk yollarının uzun sürmesi ve bazı durumlarda etkili başvuru mekanizmalarının yetersiz kalması önemli rol oynuyor. Özellikle son yıllarda artan bireysel başvurular, AİHM’in Türkiye dosyalarıyla daha yoğun şekilde karşı karşıya kalmasına neden oluyor.
Uluslararası Arenada Dikkat Çeken Tablo
Ortaya çıkan bu veriler, Türkiye’nin Avrupa insan hakları sistemindeki konumuna dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. AİHM’deki dosya yoğunluğu, hem yargı sistemi hem de temel hak ve özgürlükler açısından uluslararası kamuoyunda dikkat çeken bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, başvuru sayısındaki artışın yalnızca istatistiksel bir veri değil, aynı zamanda hukuk sistemine yönelik yapısal sorunların da bir yansıması olduğuna işaret ediyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.