Gergerlioğlu: Eğitim AKP iktidarında aile bütçesini de çökertti!

DÜNYA 17.09.2026 - 01:01, Güncelleme: 17.09.2026 - 01:01 1300 kez okundu.
 

Gergerlioğlu: Eğitim AKP iktidarında aile bütçesini de çökertti!

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte milyonlarca öğrenci ders başı yaparken, milyonlarca veli için de yeni bir ekonomik mücadele başladı.
Servis, kırtasiye, kıyafet, kantin ve diğer okul giderleri aile bütçelerini zorlarken, eğitim hakkının giderek daha ağır bir maliyet altında ezildiği tartışması yeniden gündeme geldi. DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının ilk gününde bir ortaokulun önünden yaptığı açıklamada, iktidarın eğitim politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Gergerlioğlu, eğitimde yaşanan sorunların yalnızca okulların fiziki koşulları veya öğretmen açığıyla sınırlı olmadığını, ekonomik krizin doğrudan öğrencilerin ve velilerin eğitim hakkına yansıdığını söyledi. Eğitim bütçesindeki pay geriledi, faturası velilere çıktı Gergerlioğlu'nun açıklamasında dikkat çektiği başlıklardan biri eğitime ayrılan bütçenin genel bütçe içerisindeki payı oldu. Gergerlioğlu, 2015 yılında genel bütçeden eğitime ayrılan payın yaklaşık yüzde 13 seviyesinde olduğunu, bugün ise bu oranın yüzde 10,5'e kadar gerilediğini ifade etti. Eğitim Sen'in verilerine atıfta bulunan Gergerlioğlu ayrıca eğitim harcamalarındaki artışın yüzde 94'e ulaştığını belirterek, eğitim alanındaki maliyet baskısına dikkat çekti. Bu tablo, eğitim politikalarının yalnızca sınıflarda değil, doğrudan ailelerin mutfağında da hissedildiğini ortaya koyuyor. Çocuğunu okula göndermek isteyen aile için artık yalnızca defter ve kalem almak yeterli değil. Servis, kıyafet, kırtasiye, yemek ve günlük harcamalar bir araya geldiğinde eğitim, dar ve orta gelirli ailelerin bütçesinde ciddi bir yük oluşturuyor. Bir öğrencinin yıllık eğitim masrafı 100 bin lirayı aşıyor Gergerlioğlu, yeni eğitim döneminde ailelerin karşı karşıya kaldığı temel giderleri de sıraladı. Servis ücretleri: Yıllık ortalama 80 bin TL Giyim ve kırtasiye: Yıllık ortalama 25 bin TL Kantin: Yaklaşık yüzde 50'ye varan artışlar Bu rakamlar yalnızca servis ile giyim-kırtasiye giderlerinin bile yaklaşık 105 bin TL'ye ulaşabildiğini gösteriyor. Gergerlioğlu, bu tablonun özellikle dar gelirli aileler açısından sürdürülemez hale geldiğini savunarak, devletin çocukların eğitim hakkını güvence altına alması gerektiğini belirtti. Kocaeli'de okul kantinlerinde fiyatlar cep yakıyor Kocaeli'deki okul kantinlerinde açıklanan 2026-2027 dönemi tavan fiyatları da eğitim giderlerindeki baskıyı somutlaştırıyor. Yeni tarifede 0,5 litrelik suyun tavan fiyatı 18 TL, üç çeşit tabldot yemeğin tavan fiyatı ise 245 TL olarak belirlendi. Yarım ekmek tost 100 TL, yarım ekmek tavuk döner ise 145 TL olarak tarifede yer aldı. Gergerlioğlu da açıklamasında suyun 12 TL'den 18 TL'ye, üç çeşit tabldot yemeğin ise 175 TL'den 245 TL'ye yükseldiğini belirtti. Bir öğrencinin her okul günü dışarıdan yemek yemek zorunda kaldığı düşünüldüğünde, yalnızca öğle yemeği bile aile bütçesinde önemli bir gider kalemine dönüşüyor. “Çocuklar okula aç mı gidecek?” Gergerlioğlu bu nedenle okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek verilmesi çağrısını yineledi. Bu talep, özellikle ekonomik kriz koşullarında eğitim politikalarının merkezine öğrencilerin beslenmesinin konulması gerektiği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Çünkü eğitim yalnızca öğrencinin sınıfa girmesinden ibaret değil. Açlık, yetersiz beslenme ve ekonomik kaygı öğrencinin eğitim hayatını da doğrudan etkileyebilecek sorunlar arasında bulunuyor. “55 bin eğitimci 10 yıldır okullarından uzak tutuluyor” Gergerlioğlu'nun açıklamasındaki en sert başlıklardan biri ise KHK'lerle görevlerinden uzaklaştırılan eğitimciler oldu. Gergerlioğlu, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan KHK'lerle ihraç edilen yaklaşık 35 bin öğretmenin yanı sıra, özel okulların kapatılması ve diplomalarını kullanmalarının önüne geçtiğini söylediği yaklaşık 20 bin eğitimciyle birlikte toplam 55 bin kişinin yaklaşık 10 yıldır mesleklerinden uzak tutulduğunu ifade etti. Gergerlioğlu, bu tabloyu şu sert sözlerle eleştirdi: “Milli Eğitim Bakanlığı ayağına değil, adeta beynine kurşun sıkmıştır.” Gergerlioğlu'na göre yıllarca eğitim sisteminde görev yapmış, deneyim kazanmış binlerce eğitimcinin sistem dışında bırakılması yalnızca bu kişilerin değil, doğrudan eğitim sisteminin de kaybı anlamına geliyor. İktidarın eğitim politikası tartışmaların merkezinde AKP iktidarları döneminde eğitim sistemi çok sayıda düzenleme ve değişiklikten geçti. Müfredattan öğretmen istihdamına, sınav sistemlerinden okul politikalarına kadar eğitim alanındaki uygulamalar uzun süredir siyasi tartışmaların merkezinde bulunuyor. Bugün ise tartışmanın bir başka boyutu ekonomik yük. Bir tarafta okula gönderilecek çocuğun servis ve kırtasiye masrafını hesaplayan veliler, diğer tarafta geçim sıkıntısı nedeniyle ek iş yapmak zorunda kalan eğitim emekçileri bulunuyor. Gergerlioğlu'nun açıklaması tam da bu noktaya işaret ediyor: Eğitim hakkının kâğıt üzerinde ücretsiz olması, ailelerin çocuklarını okula göndermek için yaptığı zorunlu harcamaların ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. “Eğitim hakkı zenginlerin ayrıcalığına dönüşmemeli” Türkiye'de devlet okullarında eğitim ücretsiz olsa da ailelerin eğitim nedeniyle yaptığı zorunlu harcamalar giderek daha fazla tartışılıyor. Servis kullanmak zorunda kalan, okul kıyafeti almak zorunda olan, kırtasiye ihtiyaçlarını karşılayan ve çocuğunun günlük beslenmesini sağlamak zorunda kalan aileler açısından “ücretsiz eğitim” kavramı ciddi bir ekonomik gerçekle karşı karşıya. Gergerlioğlu, devletin bu tablo karşısında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunuyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise yakın tarihli açıklamasında devlet okullarında başarı göstergelerinin yükseldiğini, okullardaki personel ve temizlik-güvenlik ihtiyacını karşılamak için çeşitli istihdam modellerinin kullanıldığını belirtti. Bakanlık ayrıca özel okullardaki yardımcı kaynak ve kırtasiye yüküne ilişkin düzenlemeler üzerinde çalışıldığını ifade ediyor. Ancak sahadaki tartışma sürüyor. Çünkü velinin karşısındaki soru son derece basit: Çocuğunu sağlıklı, nitelikli ve eşit koşullarda okutmak için aile ne kadar daha para ödemek zorunda kalacak? Gergerlioğlu'ndan MEB'e çağrı: “Acil çözüm üretin!” Gergerlioğlu, eğitim yılının ilk gününde okullarına kavuşan öğrenciler ve öğretmenlerin yanında, çeşitli nedenlerle eğitim sisteminin dışında bırakıldığını söylediği eğitimcilerin de hatırlanması gerektiğini belirtti. Gergerlioğlu, Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunarak eğitim alanındaki ekonomik sorunların, öğretmen mağduriyetlerinin ve öğrencilerin beslenme problemlerinin çözülmesini istedi. Yeni eğitim yılı öğrenciler için ders zilinin sesiyle başladı. Ancak milyonlarca veli açısından aynı zil, yeni bir masraf döneminin de başladığını haber veriyor. Servis parası, kırtasiye parası, kıyafet parası, yemek parası… Eğitim hakkının giderek daha ağır bir ekonomik faturaya dönüşmemesi için devletin ne yapacağı ise önümüzdeki dönemin en önemli tartışma başlıklarından biri olmaya devam edecek.
Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte milyonlarca öğrenci ders başı yaparken, milyonlarca veli için de yeni bir ekonomik mücadele başladı.

Servis, kırtasiye, kıyafet, kantin ve diğer okul giderleri aile bütçelerini zorlarken, eğitim hakkının giderek daha ağır bir maliyet altında ezildiği tartışması yeniden gündeme geldi.

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının ilk gününde bir ortaokulun önünden yaptığı açıklamada, iktidarın eğitim politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Gergerlioğlu, eğitimde yaşanan sorunların yalnızca okulların fiziki koşulları veya öğretmen açığıyla sınırlı olmadığını, ekonomik krizin doğrudan öğrencilerin ve velilerin eğitim hakkına yansıdığını söyledi.

Eğitim bütçesindeki pay geriledi, faturası velilere çıktı

Gergerlioğlu'nun açıklamasında dikkat çektiği başlıklardan biri eğitime ayrılan bütçenin genel bütçe içerisindeki payı oldu.

Gergerlioğlu, 2015 yılında genel bütçeden eğitime ayrılan payın yaklaşık yüzde 13 seviyesinde olduğunu, bugün ise bu oranın yüzde 10,5'e kadar gerilediğini ifade etti. Eğitim Sen'in verilerine atıfta bulunan Gergerlioğlu ayrıca eğitim harcamalarındaki artışın yüzde 94'e ulaştığını belirterek, eğitim alanındaki maliyet baskısına dikkat çekti.

Bu tablo, eğitim politikalarının yalnızca sınıflarda değil, doğrudan ailelerin mutfağında da hissedildiğini ortaya koyuyor.

Çocuğunu okula göndermek isteyen aile için artık yalnızca defter ve kalem almak yeterli değil. Servis, kıyafet, kırtasiye, yemek ve günlük harcamalar bir araya geldiğinde eğitim, dar ve orta gelirli ailelerin bütçesinde ciddi bir yük oluşturuyor.

Bir öğrencinin yıllık eğitim masrafı 100 bin lirayı aşıyor

Gergerlioğlu, yeni eğitim döneminde ailelerin karşı karşıya kaldığı temel giderleri de sıraladı.

  • Servis ücretleri: Yıllık ortalama 80 bin TL
  • Giyim ve kırtasiye: Yıllık ortalama 25 bin TL
  • Kantin: Yaklaşık yüzde 50'ye varan artışlar

Bu rakamlar yalnızca servis ile giyim-kırtasiye giderlerinin bile yaklaşık 105 bin TL'ye ulaşabildiğini gösteriyor.

Gergerlioğlu, bu tablonun özellikle dar gelirli aileler açısından sürdürülemez hale geldiğini savunarak, devletin çocukların eğitim hakkını güvence altına alması gerektiğini belirtti.

Kocaeli'de okul kantinlerinde fiyatlar cep yakıyor

Kocaeli'deki okul kantinlerinde açıklanan 2026-2027 dönemi tavan fiyatları da eğitim giderlerindeki baskıyı somutlaştırıyor.

Yeni tarifede 0,5 litrelik suyun tavan fiyatı 18 TL, üç çeşit tabldot yemeğin tavan fiyatı ise 245 TL olarak belirlendi. Yarım ekmek tost 100 TL, yarım ekmek tavuk döner ise 145 TL olarak tarifede yer aldı.

Gergerlioğlu da açıklamasında suyun 12 TL'den 18 TL'ye, üç çeşit tabldot yemeğin ise 175 TL'den 245 TL'ye yükseldiğini belirtti.

Bir öğrencinin her okul günü dışarıdan yemek yemek zorunda kaldığı düşünüldüğünde, yalnızca öğle yemeği bile aile bütçesinde önemli bir gider kalemine dönüşüyor.

“Çocuklar okula aç mı gidecek?”

Gergerlioğlu bu nedenle okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek verilmesi çağrısını yineledi.

Bu talep, özellikle ekonomik kriz koşullarında eğitim politikalarının merkezine öğrencilerin beslenmesinin konulması gerektiği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Çünkü eğitim yalnızca öğrencinin sınıfa girmesinden ibaret değil. Açlık, yetersiz beslenme ve ekonomik kaygı öğrencinin eğitim hayatını da doğrudan etkileyebilecek sorunlar arasında bulunuyor.

“55 bin eğitimci 10 yıldır okullarından uzak tutuluyor”

Gergerlioğlu'nun açıklamasındaki en sert başlıklardan biri ise KHK'lerle görevlerinden uzaklaştırılan eğitimciler oldu.

Gergerlioğlu, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan KHK'lerle ihraç edilen yaklaşık 35 bin öğretmenin yanı sıra, özel okulların kapatılması ve diplomalarını kullanmalarının önüne geçtiğini söylediği yaklaşık 20 bin eğitimciyle birlikte toplam 55 bin kişinin yaklaşık 10 yıldır mesleklerinden uzak tutulduğunu ifade etti.

Gergerlioğlu, bu tabloyu şu sert sözlerle eleştirdi:

“Milli Eğitim Bakanlığı ayağına değil, adeta beynine kurşun sıkmıştır.”

Gergerlioğlu'na göre yıllarca eğitim sisteminde görev yapmış, deneyim kazanmış binlerce eğitimcinin sistem dışında bırakılması yalnızca bu kişilerin değil, doğrudan eğitim sisteminin de kaybı anlamına geliyor.

İktidarın eğitim politikası tartışmaların merkezinde

AKP iktidarları döneminde eğitim sistemi çok sayıda düzenleme ve değişiklikten geçti. Müfredattan öğretmen istihdamına, sınav sistemlerinden okul politikalarına kadar eğitim alanındaki uygulamalar uzun süredir siyasi tartışmaların merkezinde bulunuyor.

Bugün ise tartışmanın bir başka boyutu ekonomik yük.

Bir tarafta okula gönderilecek çocuğun servis ve kırtasiye masrafını hesaplayan veliler, diğer tarafta geçim sıkıntısı nedeniyle ek iş yapmak zorunda kalan eğitim emekçileri bulunuyor.

Gergerlioğlu'nun açıklaması tam da bu noktaya işaret ediyor: Eğitim hakkının kâğıt üzerinde ücretsiz olması, ailelerin çocuklarını okula göndermek için yaptığı zorunlu harcamaların ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

“Eğitim hakkı zenginlerin ayrıcalığına dönüşmemeli”

Türkiye'de devlet okullarında eğitim ücretsiz olsa da ailelerin eğitim nedeniyle yaptığı zorunlu harcamalar giderek daha fazla tartışılıyor.

Servis kullanmak zorunda kalan, okul kıyafeti almak zorunda olan, kırtasiye ihtiyaçlarını karşılayan ve çocuğunun günlük beslenmesini sağlamak zorunda kalan aileler açısından “ücretsiz eğitim” kavramı ciddi bir ekonomik gerçekle karşı karşıya.

Gergerlioğlu, devletin bu tablo karşısında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunuyor.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise yakın tarihli açıklamasında devlet okullarında başarı göstergelerinin yükseldiğini, okullardaki personel ve temizlik-güvenlik ihtiyacını karşılamak için çeşitli istihdam modellerinin kullanıldığını belirtti. Bakanlık ayrıca özel okullardaki yardımcı kaynak ve kırtasiye yüküne ilişkin düzenlemeler üzerinde çalışıldığını ifade ediyor.

Ancak sahadaki tartışma sürüyor.

Çünkü velinin karşısındaki soru son derece basit:

Çocuğunu sağlıklı, nitelikli ve eşit koşullarda okutmak için aile ne kadar daha para ödemek zorunda kalacak?

Gergerlioğlu'ndan MEB'e çağrı: “Acil çözüm üretin!”

Gergerlioğlu, eğitim yılının ilk gününde okullarına kavuşan öğrenciler ve öğretmenlerin yanında, çeşitli nedenlerle eğitim sisteminin dışında bırakıldığını söylediği eğitimcilerin de hatırlanması gerektiğini belirtti.

Gergerlioğlu, Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunarak eğitim alanındaki ekonomik sorunların, öğretmen mağduriyetlerinin ve öğrencilerin beslenme problemlerinin çözülmesini istedi.

Yeni eğitim yılı öğrenciler için ders zilinin sesiyle başladı.

Ancak milyonlarca veli açısından aynı zil, yeni bir masraf döneminin de başladığını haber veriyor.

Servis parası, kırtasiye parası, kıyafet parası, yemek parası…

Eğitim hakkının giderek daha ağır bir ekonomik faturaya dönüşmemesi için devletin ne yapacağı ise önümüzdeki dönemin en önemli tartışma başlıklarından biri olmaya devam edecek.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.