KADİR ÇELİK
Köşe Yazarı
KADİR ÇELİK
 

Geciken Adalet ve Hesaplaşma Zamanı

Yıllar süren bir yargı süreci… Hayatımın en ağır imtihanlarından biri. Hukukun eğilip büküldüğü, adaletin geciktirildiği, insanların yaftalarla mahkûm edildiği bir dönemden geçtim. Bugün gelinen noktada, Yargıtay’ın da onamasıyla beraatim kesinleşti. Ama şunu açıkça ifade etmek gerekir ki: Geciken adalet, adalet değildir. Bu süreçte yalnız değildim. En başta, her şartta yanımda duran, sabırla, metanetle bu yükü benimle birlikte taşıyan eşime teşekkür ediyorum. Hukuki mücadelemde emeğini, bilgisini ve vicdanını ortaya koyan kıymetli avukatım Mahmut Yıldırım Görgülü’ye minnettarım. Yaşanan haksızlıkları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak sesimize ses katan Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na ve bu süreçte destek olan tüm dostlara şükran borçluyum. Ancak bu bir son değil. Aksine, yeni bir sürecin başlangıcıdır. Çünkü yaşananlar unutulacak, üzeri örtülecek türden değildir. Hukuksuzluğa imza atan hâkimler, savcılar… Cezaevinde insan onurunu hiçe sayan yönetimler… Özellikle de, babamın cenazesine katılmama dahi izin vermeyen savcı… Bu yapılanların hiçbiri karşılıksız kalmayacak. Her biri hakkında hukuk çerçevesinde gereken davalar açılacaktır. Yıllarca bir insanı “suçlu” ilan etmek kolaydı. Şaka yollu dahi olsa “FETÖ’cü” yaftası yapıştırmak, hayatları karartmak bu kadar basit olmamalıydı. Bana bunu reva görenlere, adaletsiz davrananlara hakkımı helal etmiyorum. Benim için bu süreçte helalleşme yoktur. Hesaplaşma vardır. Hukuk önünde, tek tek hesaplaşma… Maddi ve manevi tazminat davaları da dahil olmak üzere birçok dava açılacak. Çünkü bu sadece benim meselem değil. Bu, hukukun üstünlüğüne inanan herkesin meselesidir. Adalet gecikebilir. Ama er ya da geç yerini bulmak zorundadır. Ve o gün geldiğinde, herkes yaptıklarıyla yüzleşecektir.
Ekleme Tarihi: 10 Temmuz 2026 -Cuma

Geciken Adalet ve Hesaplaşma Zamanı

Yıllar süren bir yargı süreci…

Hayatımın en ağır imtihanlarından biri. Hukukun eğilip büküldüğü, adaletin geciktirildiği, insanların yaftalarla mahkûm edildiği bir dönemden geçtim. Bugün gelinen noktada, Yargıtay’ın da onamasıyla beraatim kesinleşti. Ama şunu açıkça ifade etmek gerekir ki: Geciken adalet, adalet değildir.

Bu süreçte yalnız değildim. En başta, her şartta yanımda duran, sabırla, metanetle bu yükü benimle birlikte taşıyan eşime teşekkür ediyorum. Hukuki mücadelemde emeğini, bilgisini ve vicdanını ortaya koyan kıymetli avukatım Mahmut Yıldırım Görgülü’ye minnettarım. Yaşanan haksızlıkları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak sesimize ses katan Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na ve bu süreçte destek olan tüm dostlara şükran borçluyum.

Ancak bu bir son değil. Aksine, yeni bir sürecin başlangıcıdır. Çünkü yaşananlar unutulacak, üzeri örtülecek türden değildir.

Hukuksuzluğa imza atan hâkimler, savcılar… Cezaevinde insan onurunu hiçe sayan yönetimler… Özellikle de, babamın cenazesine katılmama dahi izin vermeyen savcı… Bu yapılanların hiçbiri karşılıksız kalmayacak. Her biri hakkında hukuk çerçevesinde gereken davalar açılacaktır.

Yıllarca bir insanı “suçlu” ilan etmek kolaydı. Şaka yollu dahi olsa “FETÖ’cü” yaftası yapıştırmak, hayatları karartmak bu kadar basit olmamalıydı. Bana bunu reva görenlere, adaletsiz davrananlara hakkımı helal etmiyorum.

Benim için bu süreçte helalleşme yoktur. Hesaplaşma vardır. Hukuk önünde, tek tek hesaplaşma…

Maddi ve manevi tazminat davaları da dahil olmak üzere birçok dava açılacak. Çünkü bu sadece benim meselem değil. Bu, hukukun üstünlüğüne inanan herkesin meselesidir.

Adalet gecikebilir. Ama er ya da geç yerini bulmak zorundadır. Ve o gün geldiğinde, herkes yaptıklarıyla yüzleşecektir.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.