Turan Akyüz
Köşe Yazarı
Turan Akyüz
 

FİKRET MUALLA VE SAYGI

  Fikret Mualla sadece saygıyı bekliyordu hayattan...Evet saygıyı...Anlaşmazlık değildi hayat...Ama toplum normaline karşı o,saygı adamıydı...Ama o adamdı. Anadolu’nun tarihinde özgün düşünce ve sanat insanının yeri daima olmuştur.Mevcut koşullardaki haksızlığa,yanlışlığa kendi bulunduğu mevkide ya da yaşadığı alanda karşı tepkisini göstermiştir. Tarihsel örneklemelere bir göz attığımızda Roma imparatorluğu sınırları içerisinden Sinopeli Diyojen’in, usta bilge filozofun haykırışı...Bir fıçıda yaşayan düşünce insanı,Büyük İskender’in gölgesini kabul etmemiştir.Roma’nın dar sokaklarına sığmayarak zenginlere yol veren Diyojen,Cuhuriyet döneminde karşımıza Fikret Mualla olarak çıkmıştır. Fikret Mualla’yı anlamak aykırılık mı aykırılığın normal sanat akımlarına ya da olurlarına kendisini bırakmadan onların doğrularını bir yana bırakıp özgün sanat insanı ve bilge olarak yolunu seçen,güzelliğin,yaptığı,yaşattığı eserlerle özgün Anadolu bilgesi olmuştur. 1903 de İstanbul’da doğmuş,zamanın en iyi olullarında kendini yetiştirmiştir.Polisle sık sık başı dertten kurtulmamıştır.O yüzden Fransa’da yaşamayı tercih emiştir.Burada sanatsal yaratıcılığı dikkat çekmiştir. Fikret Mualla’yı anlamak için sanatın dili olan mesajları anlayıp irdelemek gerekiyor.Değerli olan fikrin haykırışı olarak düşünebiliriz.Sanatın güzelliği ve de inceliği,anlayış biçimi nitelendirmesi ve bazen ölümün içindeki canlılığı,yalnızlığı kalabalıktan koparabilen,kalabalıktaki yalnızlık olan,sanat ve fikrin insanı bilgeyi anlamak bence mecburi sanat isteği.Bu bilgenin derinliği,Neyzen Tevfik Kolaylı ile dostluğunda ve Mazhar Osman’ın himayesindeki incelik,bir başka güzellik ölçüsü olarak algılanmıştır. Bu bilge insanın seçilmiş yaşam biçimi,bir çok filozofun yaşam mirası olarak karşımızda.Bu bilge insan,20 Temmuz 1967 de Fransa’da Nicel kentinde vefat etmiştir.Kimsesizler mezarlığına gömülen bilgenin kemikleri Karacaahmet Mezarlığı’na getirilmiştir.Bilginin sanatsal haykırışı,ebedi bir güzellik olsa gerek...Ve uzunca yol olan sanatın haykırışı bir güzellik olarak karşımızda.Modern çağda Fikret Mualla,soyadı gibi saygı,sadece saygı bekliyor.Hiçbir anıt,hiçbir ödül ve hiçbir madalya beklemeden... Bir sevda ve yaşam ve mücadelesi Yorgun, Aylar ve yılların Teri. Uzadıkça, Gecelerin rengine Çalan Ansızın Sevdan Ve bilinmezlerin edası Sır olursun Ansızın... Fikret Mualla Saygı’yı anlamak,insanlığın öğesidir
Ekleme Tarihi: 24 Eylül 2026 -Perşembe

FİKRET MUALLA VE SAYGI

 

Fikret Mualla sadece saygıyı bekliyordu hayattan...Evet saygıyı...Anlaşmazlık değildi hayat...Ama toplum normaline karşı o,saygı adamıydı...Ama o adamdı.
Anadolu’nun tarihinde özgün düşünce ve sanat insanının yeri daima olmuştur.Mevcut koşullardaki haksızlığa,yanlışlığa kendi bulunduğu mevkide ya da yaşadığı alanda karşı tepkisini göstermiştir.
Tarihsel örneklemelere bir göz attığımızda Roma imparatorluğu sınırları içerisinden Sinopeli Diyojen’in, usta bilge filozofun haykırışı...Bir fıçıda yaşayan düşünce insanı,Büyük İskender’in gölgesini kabul etmemiştir.Roma’nın dar sokaklarına sığmayarak zenginlere yol veren Diyojen,Cuhuriyet döneminde karşımıza Fikret Mualla olarak çıkmıştır.
Fikret Mualla’yı anlamak aykırılık mı aykırılığın normal sanat akımlarına ya da olurlarına kendisini bırakmadan onların doğrularını bir yana bırakıp özgün sanat insanı ve bilge olarak yolunu seçen,güzelliğin,yaptığı,yaşattığı eserlerle özgün Anadolu bilgesi olmuştur.
1903 de İstanbul’da doğmuş,zamanın en iyi olullarında kendini yetiştirmiştir.Polisle sık sık başı dertten kurtulmamıştır.O yüzden Fransa’da yaşamayı tercih emiştir.Burada sanatsal yaratıcılığı dikkat çekmiştir.
Fikret Mualla’yı anlamak için sanatın dili olan mesajları anlayıp irdelemek gerekiyor.Değerli olan fikrin haykırışı olarak düşünebiliriz.Sanatın güzelliği ve de inceliği,anlayış biçimi nitelendirmesi ve bazen ölümün içindeki canlılığı,yalnızlığı kalabalıktan koparabilen,kalabalıktaki yalnızlık olan,sanat ve fikrin insanı bilgeyi anlamak bence mecburi sanat isteği.Bu bilgenin derinliği,Neyzen Tevfik Kolaylı ile dostluğunda ve Mazhar Osman’ın himayesindeki incelik,bir başka güzellik ölçüsü olarak algılanmıştır.
Bu bilge insanın seçilmiş yaşam biçimi,bir çok filozofun yaşam mirası olarak karşımızda.Bu bilge insan,20 Temmuz 1967 de Fransa’da Nicel kentinde vefat etmiştir.Kimsesizler mezarlığına gömülen bilgenin kemikleri Karacaahmet Mezarlığı’na getirilmiştir.Bilginin sanatsal haykırışı,ebedi bir güzellik olsa gerek...Ve uzunca yol olan sanatın haykırışı bir güzellik olarak karşımızda.Modern çağda Fikret Mualla,soyadı gibi saygı,sadece saygı bekliyor.Hiçbir anıt,hiçbir ödül ve hiçbir madalya beklemeden...

Bir sevda
ve yaşam
ve mücadelesi

Yorgun,
Aylar ve yılların
Teri.
Uzadıkça,
Gecelerin rengine
Çalan
Ansızın
Sevdan
Ve bilinmezlerin
edası
Sır olursun
Ansızın...
Fikret Mualla Saygı’yı anlamak,insanlığın öğesidir

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.