Özelikle sanayi devriminin etkisiyle ulus devletlerinin güçlendiğini görüyoruz
Bir milletin (ortak dil, kültür, tarih, bazen etnisite) birliğini, bağımsızlığını ve çıkarlarını öne çıkaran ideolojidir.
18.–19. yüzyılda modern devletlerin oluşumuyla güçlenmiştir.
Hem özgürleştirici (bağımsızlık hareketleri) hem de dışlayıcı (ırkçılık, şovenizm) yönleri olabilir
Modernizm evrenselci ve bireyci olabilir → milliyetçilik ise “biz”i öne çıkarır, bazen geleneği yüceltir.
Aşırı milliyetçilik modernizmi “yabancı” veya “yozlaştırıcı” diye reddedebilir (örneğin bazı muhafazakâr veya faşizan hareketler).
Tersine, aşırı modernist tutum millî kimliği “geri kalmışlık” olarak görebilir
Bir bakıma gelenekçi anlayış yerini değiştirdi ulusal adetler zamana evriliyor
Modern devletler, 16.–17. yüzyıldan itibaren Avrupa’da ortaya çıkan ve sonra dünyaya yayılan siyasal örgütlenme biçimidir. Günümüzde neredeyse tüm ülkeler “modern devlet” modeline göre örgütlenmiştir.
Modern devletin temel özellikleri
Egemenlik (Sovereignty)
Devlet, kendi toprakları içinde en yüksek otoritedir. Dışarıdan emir almaz (dış egemenlik), içeride de başka hiçbir güç onun üstünde değildir (iç egemenlik).
Belirli bir toprak
Sınırları net çizilmiş bir coğrafya. “Buradan buraya kadar benim, ötesi senin” anlayışı.
Kalıcı nüfus
Vatandaşlık bağıyla devlete bağlı insanlar topluluğu.
Merkezi ve bürokratik yönetim
Profesyonel memurlar, yazılı kurallar, vergi toplama, kayıt tutma, ordu ve polis gibi kurumlar.
Meşru şiddet tekeli
Max Weber’in ünlü tanımı: Devlet, belirli bir toprak üzerinde meşru fiziksel şiddet kullanma tekelini elinde tutan kurumdur. (Polis, ordu, cezaevi…)
Hukukun üstünlüğü ve vatandaşlık
Keyfi yönetim yerine kurallara dayalı yönetim. İnsanlar “tebaa” değil, “vatandaş”tır.
Modern devlet nasıl doğdu?
Ortaçağ’da feodal dağınıklık vardı (kral, derebeyler, kilise, şehirler birbirine karışık yetki kullanırdı).
15.–17. yüzyıllarda krallar güçlerini merkezileştirdi.
1648 Westphalia Barışı genellikle modern devlet sisteminin doğuşu olarak kabul edilir.
18.–19. yüzyılda milliyetçilikle birleşerek ulus-devlet modeline dönüştü.
yüzyılda sömürgeciliğin çökmesiyle dünya geneline yayıldı.
Modernizm ve milliyetçilikle ilişkisi
Önceki sorundaki kavramlarla bağlantısı şöyle:
Modernizm / modernleşme: Modern devlet, modernleşmenin en önemli aracıdır. Eğitim, sağlık, ulaşım, sanayi, hukuk reformları hep devlet eliyle yapılır.
Milliyetçilik: Modern devleti “ulus-devlet” haline getiren ideolojidir. “Bu devlet, şu milletin devletidir” fikri, insanları devlete bağlar ve meşruiyet sağlar.
Günümüz ulus devletlerinin kutuplaşmaya yada kutuplaşan dünyada taraf olmak zaruriyete haline gelmiş bir tarafta batı ABD diğer tarafta iki kutuplu Avrasya aslında ticaretin dayattığı olgu desek yanilmayiz
Turan akyuz