"Hırsızlar kavga ettikleri zaman, çaldıkları yere dökülür. "Arap Atasözü"
Değer, Bir varlığın veya olgunun taşıdığı yüksek niteliktir. Bazı kelimeler vardır; yıllar geçse de değerini kaybetmez. Adalet, dayanışma, emek, eşitlik. Bu kelimeler, milyonlarca insan için daha güzel, daha adil bir ülke umudunun karşılığıdır.
1970- 1980'li yıllarda birçok genç ve aydın, inandıkları değerler uğruna ağır bedeller ödemek zorunda kaldı. Onlar mücadeleye; bir makam, bir çıkar ya da kişisel bir kazanç kapısı olarak bakmadılar.
Daha özgür daha eşit bir toplumdan yanaydılar. Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan gibi isimler, düşünceleri ve inandıkları değerler uğruna yaşamlarını kaybettiler.
Bu dönemlerin yalnızca gençleri değil, aydınları da büyük mücadeleler verdiler. Behice Boran, Doğan Avcıoğlu, Hikmet Kıvılcımlı, Pertev Naili Boratav gibi isimler; siyaset, bilim, kültür, eğitim ve toplum yararına yaptıkları çalışmalarla izler bıraktılar…
Bu insanların toplumda karşılık bulmasının sebebi ise, söyledikleriyle yaptıklarının uyumlu olmasıdır. Yalnızca ne söylediklerine değil, hayatlarını hangi değerler üzerine kurduklarına da bakıldı.
Samimiyet, bedel ödemekle beraber yürüdü. Asıl olan sadece kişiler değildir. Asıl olan, insanların inandığı değerleri nasıl temsil ettiğidir. Aynı değerleri savunduğunu söylemek ise önemli bir sorumluluk getirir.
Bir toplumun en büyük ihtiyacı ise yalnızca güzel sözler değildir; o sözlerin arkasında duran samimi insanların ortaya koyduğu tavrıdır.
Özgür Karakaya
ozgur694@hotmail.com