Özgür KARAKAYA
Köşe Yazarı
Özgür KARAKAYA
 

DEĞERLERİN AĞIRLIĞI

"Hırsızlar kavga ettikleri zaman, çaldıkları yere dökülür. "Arap Atasözü"   Değer, Bir varlığın veya olgunun taşıdığı yüksek niteliktir.  Bazı kelimeler vardır; yıllar geçse de değerini kaybetmez. Adalet, dayanışma, emek, eşitlik.  Bu kelimeler,  milyonlarca insan için daha güzel, daha adil bir ülke umudunun karşılığıdır.   1970- 1980'li yıllarda birçok genç ve aydın, inandıkları değerler uğruna ağır bedeller ödemek zorunda kaldı. Onlar mücadeleye; bir makam, bir çıkar ya da kişisel bir kazanç kapısı olarak bakmadılar.   Daha özgür daha eşit bir toplumdan yanaydılar. Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan gibi isimler, düşünceleri ve inandıkları değerler uğruna yaşamlarını kaybettiler.   Bu dönemlerin yalnızca gençleri değil, aydınları da büyük mücadeleler verdiler.   Behice  Boran, Doğan Avcıoğlu, Hikmet Kıvılcımlı, Pertev Naili Boratav gibi isimler; siyaset, bilim, kültür, eğitim ve toplum yararına yaptıkları çalışmalarla izler bıraktılar…   Bu insanların toplumda karşılık bulmasının sebebi ise, söyledikleriyle yaptıklarının uyumlu olmasıdır.  Yalnızca ne söylediklerine değil, hayatlarını hangi değerler üzerine kurduklarına da bakıldı.   Samimiyet, bedel ödemekle beraber yürüdü.  Asıl olan sadece kişiler değildir. Asıl olan, insanların inandığı değerleri nasıl temsil ettiğidir.  Aynı değerleri savunduğunu söylemek ise önemli bir sorumluluk getirir.           Bir toplumun en büyük ihtiyacı ise yalnızca güzel sözler değildir; o sözlerin arkasında duran samimi insanların ortaya koyduğu tavrıdır. Özgür Karakaya ozgur694@hotmail.com                                                  
Ekleme Tarihi: 28 Ağustos 2026 -Cuma

DEĞERLERİN AĞIRLIĞI

"Hırsızlar kavga ettikleri zaman, çaldıkları yere dökülür. "Arap Atasözü"

 

Değer, Bir varlığın veya olgunun taşıdığı yüksek niteliktir.  Bazı kelimeler vardır; yıllar geçse de değerini kaybetmez. Adalet, dayanışma, emek, eşitlik.  Bu kelimeler,  milyonlarca insan için daha güzel, daha adil bir ülke umudunun karşılığıdır.

 

1970- 1980'li yıllarda birçok genç ve aydın, inandıkları değerler uğruna ağır bedeller ödemek zorunda kaldı. Onlar mücadeleye; bir makam, bir çıkar ya da kişisel bir kazanç kapısı olarak bakmadılar.

 

Daha özgür daha eşit bir toplumdan yanaydılar. Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan gibi isimler, düşünceleri ve inandıkları değerler uğruna yaşamlarını kaybettiler.

 

Bu dönemlerin yalnızca gençleri değil, aydınları da büyük mücadeleler verdiler.   Behice  Boran, Doğan Avcıoğlu, Hikmet Kıvılcımlı, Pertev Naili Boratav gibi isimler; siyaset, bilim, kültür, eğitim ve toplum yararına yaptıkları çalışmalarla izler bıraktılar…

 

Bu insanların toplumda karşılık bulmasının sebebi ise, söyledikleriyle yaptıklarının uyumlu olmasıdır.  Yalnızca ne söylediklerine değil, hayatlarını hangi değerler üzerine kurduklarına da bakıldı.

 

Samimiyet, bedel ödemekle beraber yürüdü.  Asıl olan sadece kişiler değildir. Asıl olan, insanların inandığı değerleri nasıl temsil ettiğidir.  Aynı değerleri savunduğunu söylemek ise önemli bir sorumluluk getirir.

 

 

 

 

 

Bir toplumun en büyük ihtiyacı ise yalnızca güzel sözler değildir; o sözlerin arkasında duran samimi insanların ortaya koyduğu tavrıdır.

Özgür Karakaya

ozgur694@hotmail.com

               

                               

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.