Sıraya geçme yaşamımızda şu bakış açılarıyla yer bulur:
Klasik: "Sıraya geç kardeşim."
Neoklasik : "Şeker kardeşim sıraya geçiver."
Realist: "Sıra var."
Sürrealist : "Sallandıracaksın bunlardan ikisini Kızılay'da bak bir daha yapabiliyorlar mı?"
Romantik: "Galiba sırayı görmediniz."
Modern : "Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa'da..."
Post Modern : "Sırana geç lan ayı!"
Uzlaşmacı: "Acelesi olmasa öne geçmezdi, üzmeyin garibi..."
Devrimci : "Altyapı sorunları çözülmeden halkımız sıraya geçmez”.
“Devrim olunca herkes hizaya gelecek."
Kaderci : "İki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar?
“Kısmetse hepimizin işi görülür."
Felsefeci (septik kuşkucu): "Ön ve arka kavramları görecelidir”.
“O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi”?
“Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir."
Kantçı: "Efendim, algılanmayan şeyler yok demektir”.
“Bakmayın o tarafa, adam yok olur."
Kötümser varoluşçu: "Herkes bir gün ölecek”.
“Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adam da ölecek."
İyimser varoluşçu: "Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarmaya çalışın”.
“Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor."
Hümanist : "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince, aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz."
Özgür Karakaya
ozgur694@hotmail.com