"Güzel bir sohbet, en iyi ciladır." – Atasözü
Sohbet sözcüğünün kökeni Arapçadır. "Dostça-arkadaşça hoşça vakit geçirme, konuşma ve görüşme” anlamlarına gelmektedir. Sohbet tanımadığımız kişileri tanıma imkanıdır. Soru sormakla başlar.
Her iki tarafın kendi dünyasını açmasıdır. Birlikte iki dünyada el ele keyifle gezinmedir. İnsanın gerçek kişiliğini de yansıtır. Yaşam içindeki şanslı anları, işten güçten arta kalan kıymetli, nadir vakitleri; telaşa kapılmadan, doğaçlama olagelen konuşmadır.
“Sorma kişinin aslını, sohbetinen bellidir,” tanımlamasına yer açar. Arkayı kollamadır. Su gibi, ekmek gibi insanın yaşamsal gıdasıdır. “İnsan insanın pasını alır” deyişini hatırlatır.
Bir nevi elden tutmaktır. Ağızı da kurutur, bedene de heyecan verir. İki paket cigara, iki şişe alkolü de getirir. Ciddi iken espri ile coşabildiğindir, boş konuştuğun anda ciddi olabilmeyi getirir.
Bazı dinci örgütlenmelerde beyin yıkama seanslarına verilen addır. Bağları bağlantıları koparıcı ve özgürleştiricidir. Günahın ve ayıpın kaybolmasıdır. Kelimelerin su gibi akması, hoşluk, gevşeme, rahatlama hissidir.
Dertleşmedir, hesapsız bir şekilde; zamanın ve mekânın kaybolup gitmesidir. Çaredir, dermandır, paylaşımdır. Ayıltan, uyandırandır. İyileştiriciligi, dönüştürücülüğü hatırlatandır.
Günümüzde sohbet yazılımları sesli ve görüntülü konuşmamızı sağlamaktadır. Gönderilen ileti, fotoğraf, video veya dosya karşıdaki kişiye o anda ulaşmaktadır. Sohbet listemize istediğimiz kişileri ekleyebilir ve böylece istediğimiz kişilerle iletişim kurabilmekteyiz.
Fikir yazısı olarak sohbet, güncel bir konuyu karşılıklı konuşuyormuşçasına rahat ve anlaşılır bir şekilde anlatan, inceleyen edebi türe denir. Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Cahit Yalçın, Tevfik Fikret, Mehmet Rauf, Cenap Şahabettin, Ahmet Rasim, Yakup Kadri, Yahya Kemal, Süleyman Nazif, Nurullah Ataç, Şevket Rado, Suut Kemal Yetkin, Melih Cevdet Anday gibi isimler bu türde yazılar yazmışlardır.
Bu yazılar gazete ve dergilerde yayımlanabildiği gibi yazar, bu yazıları ayrıca bir kitap olarak da basabilmektedir. Yazar kişisel görüş ve düşüncelerini fazla ayrıntıya girmeden samimi bir hava içersinde karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatır. Bilgi vermektedir.
Düşüncelerini kabul ettirmek için okuyucuları zorlamaz. Kendi kişisel düşüncelerini ileri sürmektedir. Öznel bir anlatıma sahiptir. Bu türde herhangi bir konu sınırlaması bulunmaz.
Konularda, tez ve savunma amacı gütmez , sıcak bir dille yazılmaktadır. Anlatımı yalındır, kısa ve yüzeyseldir. Ele alınan konunun detayına inilmez. Konu uzatılmaz, sadece konuya dikkat çekilmektedir.
Sohbet türünde de giriş, gelişme ve sonuç bölümleri yer alır. Giriş bölümünde yazar konusu hakkında bilgi verir. Gelişme bölümünde konu hakkında ayrıntılı açıklamalar yapar. Sonuç bölümünde konuyu toparlayarak bir özet yapmaktadır.
Yazar soru-cevaplarla anlatıma içtenlik katabilmektedir. Deyimlerden, atasözlerinden, hatıralardan, fıkralarından, özlü sözlerden düşündürücü ve şakalı sözlerden de yararlanılır. Amacı, okurları konu üzerinde düşünmeye davet etmedir.
Yazımızı fıkra ile noktalayalım Şair Neyzen Tevfik’e sormuşlar: "Üstat, sohbetine doyum olmuyor ama sen hiç uzun uzun nasihat vermez misin? "Neyzen bıyık altından gülmüş ve cevabı yapıştırmış:"Uzun söze ne hacet? Hayat kısa, sohbetler öz olmalı; aksi halde kelimeler israf olur."
Özgür Karakaya
ozgur694@hotmail.com